Bugun...
BİR VEDA YAZISI DA ŞARIK TARA İÇİN
Tarih: 30-06-2018 14:58:00 Güncelleme: 30-06-2018 15:02:00 + -


Cahit Çataloğlu

BİR VEDA YAZISI DA ŞARIK TARA İÇİN

ENKA'nın efsane patronu Şarık Tara, 29 Haziran 2018 günü 88 yaşında aramızdan ayrıldı.

Yakınlarına sabırlar, rahmetliye cennet mekan diliyorum. 
Şarık beyle ilgili olarak elbette bazı meslektaşlarım gibi sayısını hatırlamayacak kadar haber yaptım, toplantılarda birlikte oldum ve özel röportajlar yaptım.
Bu arada minik bir anekdot. 
80'li yılların başı. 
Hürriyet dönemimde bir haberde sehven defalarca Tarık Şara olarak adını yazmışım. Haberde benim imzam yok. Aradan 10 gün kadar geçmiş Hürriyet'te yine bir haber ve yine Tarık Şara. Bu haberde de benim imzam yok.
Enka'nın basın danışmanı Türk Sanat Müziği'nin efsane takdimcisi, gönüllerimizin dostu Mustafa Yolaşan abimiz Hürriyet'in temel direklerinden ve benim de sevdiğim, saydığım, gülenyüzünden feyz aldığım Şadan Yolaşan'ın eşi. Hürriyet'te peşpeşe iki kez haberlerde Şarık Tara yerine Tarık Şara adı geçince doğal olarak kasıt aranıyor.
Şadan hanım sarı kağıtlara daktilolarla yazdığımız ve dizgi servisine giden yüzlerce haber arasından hafiye titizliğiyle benim haber kağıtlarımı bulup getiriyor (Haber kağıtlarımızda altta isimlerimiz mutlaka yazılırdı) Sevecen bir ses tonuyla masama gelip "Cahit bu hatayı bir başkası yapmış olsaydı bugün buradan mutlaka kovdururdum.." diyor. 
Şadan hanım Hürriyet'in gözbebeklerinden biriydi. Şimdilerde hepsi rahmetli olan Tahsin Öztin, Eşfak Aykaç, Rıdvan Yelekçi ve Nehar Tüblek ile adeta "4 böcek 1 çiçek" örneği sportmen vücüdü ve güzelliğiyle dikkatleri çekerdi. Yemeklerini birlikte neşeyle yerler daha sonra birinin odasında kahvelerini içerlerdi. Şadan hanım Kelebek ekinin başında rahmetli Duygu Asena'nın da bulunduğu acar bir ekibi yönetirdi. 
Boş ve boşuna laf etmezdi. Onun lafı Hürriyet'te ikilemezdi.
************
Şarık beyi Turgut Özal'ın Başbakan yardımcılığı döneminde 1981'de tanıdım. O dönemde Başbakanlık görevini emekli Orgeneral Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülend Ulusu yürütüyor ancak hükümeti Kenan Evren'in kontrolunda Özal yönetiyordu. 
Türkiye ekonomik, sosyal ve siyasal açıdan sanki bir değişim tüneline giriyordu. Zaten bu süreç iki yıl bile sürmedi ve Turgut Özal tek başına güçlü şekilde Türkiye'nin dümenine geçti.
Ülkemizde cumhuriyet tarihimiz boyunca her hükümet döneminde iş dünyasında bazı kişiler sivrilerek öne çıkmıştır. Atatürk dönemi dahil bazı girişimcilere özel imkanlar, destekler sağlanmış ve yatırımın, üretimin kısaca ekonomik aktivitenin hızlanması amaçlanmıştır.
Bunun yadırganacak bir yönü olmadığ gibi komünist ve özel statülü ülkeler haricinde bütün dünyada benimsenen bir yöntemdir. Bugün de işbaşındaki Erdoğan'a yakın kimi girişimciler yurt içinde ve dışında büyük ihaleler almaktadır. Bu açıdan bakıldığında gariplik yoktur. Şekil şartı aynen uygulanmaktadır. Ancak çarpıcı farkları aşağıda yazacağım.
Şimdi konuya giriyorum.
Enişte ve kardeş ünvanlarının ilk 2 harflerini alarak ENKA markasını dünyaya kabul ettiren Şarık Tara'nın eniştesi Sadi Gülçelik yıllar önce genç yaşta uçak kazasında yaşama veda edince iş yoğunluğu Şarık beyin omuzlarına yüklendi. ENKA Holding yurt içinde ve dışında 500'den fazla dev projeyi hayata geçirdi. Havalimanları, limanlar, dev AVM'ler, oteller, hastaneler, barajlar, santraller, otobanlar peşpeşe mantar gibi hayata geçti. Kabaca dev yatırımların dörtte biri Türkiye'de kalan dörtte üçü çeşitli ülkelerde yükseliyordu. Geçen yıl 3 milyar Dolar civarında iş hacmi yarattı.
Enka bu yönüyle bir dünya markası olmasının yanısıra genç Türk girişimcileri için bir ekol özelliği taşır. Bugün Türk ekonomisinde "Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri" diye bir bölüm varsa iyi bilinsin ki başlarında Enka'nın bulunduğu bir avuç girişimcimiz sayesindedir.
******************
Şimdi bir başka pasaja geçelim. 
Her hükümet kendi girişimcisini yaratır demiştim.
Özal döneminde de Şarık Tara, Mehmet Okumuş, Halis Toprak ve Enver Ören başdöndürücü hızla iş dünyasında karizma oldular. Rahmetli Enver Ören Türkiye Gazetesi'nin yanısıra TGRT, İhlas Pazarlama ve gayrimenkulde devleşti. Mehmet Okumuş otomotiv ve finans başta olmak üzere bir çok sektörde flaş oldu. Halis Toprak ise ilaçtan gıdaya, kağıttan taşımacılığa kadar olağanüstü performans gösteren grup oldu. Bütün bunlar devletin, daha doğrusu iktidarın yol göstericiliğ sayesinde yaşama geçti.
Bu grupların patlama yaptığı dönemin başlangıcı 1982-83'tür. İlerleyen yıllarda Özal çekilince yaprak dökümü başladı. Okumuş silindi gitti. Halis ağa torunu yaşındaki kızla evlenince itibarını kaybetti. Toprak Grubu haciz memurlarının adresi haline dönüştü, Enver abinin İhlas Grubu hızla eridi, kapısında icralar yaşadı, bazı şirketleri satarak iş yaşamına tutunmaya çalıştı.
Bir tek ENKA, kale gibi dimdik ayakta işlerini başarıyla sürdürdü.
Daha sonra Ecevit'in Başbakanlığı, Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller dönemi. Arada Necmettin Erbakan'ın kısa süreli Başbakanlığı ve daha sonra AKP'nin hakimiyeti. Önce Abdullah Gül'ün hemen ardından RT Erdoğan'ın Başbakanlık süreci, Ahmet Davutoğlu ve Binali Yıldırım'la bugün geldiğimiz nokta.
Dikkat ediniz 1988 ile 2018 arasını konu alıyoruz. 30 yıllık uzun bir süreç. Arada ekonomik krizler, farklı çalkantılar olmasına rağmen yaşam sürüp gidiyor. İş dünyasına onlarca aktör giriyor. AKP de kendi jokerlerini seçiyor. Ali Ağaoğlu, Mehmet Cengiz gibi isimler iş dünyasında kamuoyu vitrinine oturuyorlar. 
***************
Bu dönemde AKP hükümetleri adeta ENKA'yı unutuyor. Enka'ya iş vermek kimsenin işine mi gelmiyor acaba?.. 
Müthiş altyapı ve tecrübe zenginliği, kalifiye personel ordusu, uluslararası iş becerisi ve yüksek reytingine rağmen Enka'yı AKP adeta bir köşeye atıyor, unutuyor.
Vergi rekortmenleri listesine bakıyoruz. AKP'nin yarattığı işadamlarının adı yok ama Enka'nın patronu Şarık Tara her dönem ilk 10 isim arasında.
Türkiye'nin 2017 yılında en zengin ilk 10 sıralamasında rahmetli Şarık bey 7. sırada.
Sizce şaşırtıcı değil mi?
Kendi ülkesinde iktidar tarafından yüzüne bakılmayan Şarık bey farklı ülkelerde hizmetler üretip Türk ekonomisine katkı sağlıyor.
Peki ortalıkta milletin camına koyan, 700 milyon liralık vergi cezasını tek kalemde sildiren, kızı yaşındaki kadınlara numaralar vererek "bu benim 3'cü eşim" diye takdim eden gavat suratlı kart zamparalar niye vergi listelerinde yok.
Neden?
Bunlar yatırımcı işadamı mı yoksa madrabaz dolandırıcı mı?
Ülkeye ne kazandırdılar, ne vergi ödediler, arkalarında neler bırakacaklar?
Bunun sağlıklı ve doyurucu cevabını verebilecek bir AKP'li var mı?
**************
Evet.
Bu yorum burada biter. Bu yazı 88 yaşında rahmete kavuşan Şarık Tara'nın arkasından bir taziye ve anı demeti değildir. 
30 yıldır hükümetler sayesinde büyük hacimli işler yapmalarına rağmen bugün isimleri anılmayan yüzlerce hatta binlerce iş insanımızın neden yok olduklarının, neden dimdik ayakta kalamadıklarının sorgulanmasını öneren bir yazıdır.
Evet.
Her devir kendi zenginini yaratır. 
Ancak o zenginleri yaratan iktidarlar her zaman dürüst, vefakar, bilgili, çalışkan, varlığını ülkesiyle paylaşmaya hazır insanları seçerler. Kısaca liyakat her zaman ön plandadır.
Bir de AKP dönemine bakınız.
Liyakat sahibi diyebileceğimiz isim aklınıza geliyor mu?
Bir tür "Kendin pişir, kendin ye" kıvamındaki ballı ihaleler, müşteri garantili hastaneler, yollar..
Adeta gerçek sporcular yedek kulübesinde oturtulurken sahaya hokkabazlar sürülüyor.
İşte Şarık Tara'nın bu alemden ayrılışına bu açıdan bakınız. Şarık bey bir "Son adam"dır.
Bir devir değil, bir zihniyet, bir namus ebediyete intikal etmiştir.
Yazık. Bu iş böyle ne kadar yürür be hafız ?




Bu haber 256 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ARAMIZDAN AYRILANLAR HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR