Bugun...
ENFLASYON NİSAN AYINDA ÖNCEKİ YILIN AYNI AYINA GÖRE YÜZDE 10.85 ARTTI
Tarih: 03-05-2018 10:10:00 + -


Dolar/TL 4.1894/4.1909'dan, Euro/TL 5.0253/5.0267'den işlem görüyor.

ENFLASYON NİSAN AYINDA ÖNCEKİ YILIN AYNI AYINA GÖRE YÜZDE 10.85 ARTTI

TÜFE'de 2018 yılı Nisan ayında bir önceki aya göre %1,87, bir önceki yılın Aralık ayına göre %4,69, bir önceki yılın aynı ayına göre %10,85 ve on iki aylık ortalamalara göre %11,06 artış gerçekleşti.

Aylık en yüksek artış %10,40 ile giyim ve ayakkabı grubunda oldu.

3 MAY
10:20
Dolar ne kadar oldu?
Dolar/TL 4.1894/4.1909'dan, Euro/TL 5.0253/5.0267'den işlem görüyor.

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Nisan ayında endekste yer alan gruplardan, ulaştırmada %3,54, çeşitli mal ve hizmetlerde %2,32, ev eşyasında %2,11 ve eğlence ve kültürde %1,67 artış gerçekleşti.

3mayisenflasyongraf
 

Aylık en fazla düşüş gösteren grup %0,21 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Nisan ayında endekste düşüş gösteren bir diğer grup ise %0,04 ile haberleşme oldu.

Yıllık en fazla artış %16,75 ile ev eşyası grubunda gerçekleşti.

3mayisenflasyongraf2
 

TÜFE'de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma %16,45, giyim ve ayakkabı ile çeşitli mal ve hizmetler %12,03 ve lokanta ve oteller %11,88 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Aylık en yüksek artış %3,19 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye)'de oldu.

İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması (İBBS) 2. Düzey'de bulunan 26 bölge içinde, bir önceki yılın Aralık ayına göre en yüksek artış %6 ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur) bölgesinde, bir önceki yılın aynı ayına göre en yüksek artış %12,55 ile TRB1 (Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli) bölgesinde ve on iki aylık ortalamalara göre en yüksek artış %12,01 ile TRB2 (Van, Muş, Bitlis, Hakkari) ve TRC1 (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) bölgelerinde gerçekleşti.

27761_img_3_12_03-05-2018-909797450
 

Nisan 2018'de endekste kapsanan 407 maddeden; 44 maddenin ortalama fiyatlarında değişim olmazken, 299 maddenin ortalama fiyatlarında artış, 64 maddenin ortalama fiyatlarında ise düşüş gerçekleşti.

“KUR ETKİSİNİ BELİRGİN BİR ŞEKİLDE GÖRÜYORUZ”

 

Gedik Yatırım Algoritmik İşlemler Müdür Yardımcısı Gizmen Nalbantlı Gizmen Nalbantlı konu hakkında sozcu.com.tr’ye açıklamalarda bulundu. Kur geçişkenliği sebebiyle enflasyondaki bozulmanın beklentilerin üzerinde olduğunu belirten Nalbantlı, “Manşet enflasyon %10.23'ten %10.85'e yükselirken, çekirdek enflasyon %11.44'ten 12.24'e çıktı. 2017 yılı sonuna kadar en yüksek seviyede olan çekirdek enflasyonda kur etkisini belirgin bir şekilde görüyoruz.” dedi.

“ADIMLAR YETERSİZ”

Merkez Bankası’nın sıkılaştırma adımları atarken bu adımların yetersiz kaldığının hem kur hem de enflasyon tarafında görüldüğünün söyleyen Nalbantlı, “Gevşek mali politika sebebiyle iç talebin yüksek olması enflasyondaki bozulmayı tetikliyor. Bu rakamlar sonrası enflasyonist risklerin devam etmesi, Merkez Bankası üzerindeki baskıyı ve piyasada negatif fiyatlama senaryosunu devam ettirecektir.” açıklamasında bulundu.

“KURDA 4.23-4.25 BÖLGESİ GÖRÜLEBİLİR”

“Kur tarafına baktığımızda da rakamların etkisini fazlasıyla gördük.” diyen Gizmen Nalbantlı, “4.2145 ile yeni zirve görülürken 4.20 üzerindeki hareket devam ediyor. Bir önceki zirve olan 4.1940'ın üzerindeki hareketin devam etmesi ile kurda 4.23-4.25 bölgesi görülebilir. 4.15-4.12 bölgesini ise kısa vadeli önemli destek bölgesi olarak takip ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

“BU PERİYOTTAN SONRA ENFLASYONU AŞAĞI BASKILAYACAK BİR BAZ ETKİSİ YOK”

GCM Foreks Menkul Kıymetler AŞ. Araştırma Uzmanı Enver Erkan ise Nisan ayında açıklanan aylık %1,87'lik, yıllık %10,85'lik enflasyon gerçekleşmelerinin beklentilerin çok üzerinde olduğunu belirtti. “Hatırlarsanız, her ne kadar çekirdek taraf yukarı eğilim göstermeye devam etse de manşet enflasyonda şu an kadar geçen yıldan gelme baz etkisi yardımcı olmuştu ve bunun Nisan'da da gerçekleşme olasılığı vardı.” diyen Erkan, “Ancak TRY'deki değer kaybı bu noktada baz etkisi avantajının yitirilmesine ve enflasyonun yeniden yukarı hareket etmesine neden olmuş görünüyor. Çekirdek enflasyonda %12,24 seviyesine olan yükseliş bunu en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Bu trendin devamının gelmesini ve enflasyonun yukarıya gitmeye devam etmesini bekleriz, çünkü baz etkisi avantajının sonuna geldik bu periyottan sonra enflasyonu aşağı baskılayacak bir baz etkisi söz konusu olmayacaktır.” açıklamasında bulundu.

“GİYİM, AYAKKABI, ULAŞTIRMA…”

Ana harcama gruplarına göre değişimlere bakıldığında; en çok artış gösteren kalemlerin aylık bazda %10,40 ile giyim ve ayakkabı, %3,54 ile ulaştırma, %2,32 ile çeşitli mal ve hizmetler olduğunu söyleyen Erkan, “Özel kapsamlı göstergelerde, çekirdek enflasyon dediğimiz C göstergesinde TRY'deki değer kaybının etkisiyle aylık bazda %2,63 ile yıllık %12,24'e hızlı bir yükseliş var. Çekirdek enflasyon Mart ayında %11,44 olarak gerçekleşmişti. Enerji enflasyonu petrol fiyatlarındaki yükseliş etkisiyle aylık bazda %2,76 arttı. Gıda ve alkolsüz içecekler ise işlenmemiş gıda ve taze meyve/sebzedeki gerilemenin etkisiyle Nisan'da %0,21 gerilemiş görünüyor.”ifadelerini kullandı.

“ÜFE’DE DE ÇARPICI RAKAMLAR GÖRÜYORUZ”

“Üretim maliyetlerindeki yukarı yönlü baskılanma da, enflasyonist risklerin artmasına neden oluyor. Bu ay ÜFE'de de çarpıcı rakamlar görüyoruz.” diyen Erkan, “Aylık %2,60 artan ÜFE, böylece yıllık bazda %16,37'ye sıçramış durumda. İmalat sanayi maliyetlerinin %2,79 artması çerçevesinde, hammadde ve girdideki ithal ağırlığı bu kalemleri döviz kurlarına duyarlı hale getiriyor. Aynı zamanda petrol ve emtia fiyatlarındaki artış da maliyetlerin artmasında etkilidir. ÜFE'deki artışın hızlanması, TÜFE açısından da yükselişin devamı beklentilerimize dayanak oluşturan etmenlerden biridir.” açıklamasında bulundu.

“MERKEZ’İN YAPABİLECEKLERİ SINIRLI KALIYOR”

Faiz artırımına rağmen dolar/TL’nin çok kısa sürede yukarı sürpriz yaratan enflasyonun da etkisiyle 4,20 bandını aştığının altını çizen Erkan, “Enflasyon arttığı ve fiyat istikrarı da bozulduğu zaman gözler hemen Merkez Bankası'na gidiyor. Ancak işin içinde yapısallık da var. Enflasyon konusu aşılmadan faizleri indirmek mümkün görünmüyor, bu yüzden para politikası sıkı kalmaya devam etmek durumunda. Ancak para politikası tarafında 75 baz puan, bütün ekonomide yaratabileceği yan etkiye rağmen, yapılırken mali politikaların halen genişleyici olması fiyat istikrarının sağlanmasını da zorlaştırıyor. İki politikanın ters çalışması ve ayrışmasının derinleşmesi, problematik bir yapının ortaya çıkmasına neden oluyor. Bu noktada Merkez Bankası'nın da yapabilecekleri sınırlı kalıyor. Ek faiz artırımları için beklentiler söz konusu olabilir, ancak diğer tarafta geniş mali politikaların yarattığı etkiyi de göz ardı etmemek gerekiyor. Faiz artırımının da bir noktadan sonra ekonomi üzerinde tahribat etkileri olabiliyor.” ifadelerini kullandı.

“İLAVE SIKILAŞTIRMA SÖZ KONUSU OLABİLİR”

Merkez Bankası'nın 75 baz puanlık faiz artışı etkisinin nötrlenmiş olduğunu belirten Enver Erkan, “7 Haziran'da ilave bir sıkılaştırma söz konusu olabilir. Ancak atılacak faiz adımının boşa gitmemesi önemli, çünkü faiz aynı zamanda Hazine ve şirketler açısından ek faiz yükü demek. Borçlanma maliyetlerinin artması ile yatırım ve istihdama ayrılması gereken kaynak faize gidiyor. Faizler artmadan önce 1 birim olan faiz maliyetinin 1 birim artı x şeklinde artması yatırımdan da, istihdamdan da götürüyor. Ekonomideki tahribat da bununla alakalıdır. Oradan büyüme, oradan da benzer kısır döngü…” açıklamasında bulundu.

  •  

 

 




Bu haber 124 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ HABERLERİ