Bugun...
İSTANBUL TİCARET ODASI'NIN BÜTÇESİNİ KUŞA ÇEVİRDİLER
Tarih: 09-12-2013 23:51:00 Güncelleme: 11-12-2013 10:37:00 + -


İTO'nun 192 milyon liralık 2013 bütçesi 3-4 ayda suyunu çekti...

İSTANBUL TİCARET ODASI'NIN BÜTÇESİNİ KUŞA ÇEVİRDİLER

İstanbul Ticaret Odası’nın seçimleri 22 Mayıs 2013 günü yapıldı. Murat Yalçıntaş başkanlığındaki eski yönetim adeta ilgisiz ve hesapsız harcamalarla milyonları savurarak, yıllık  191 milyon 986 bin liralık bütçeyi eritti. Durduk yerde İTO amblemi değiştirilince, basılı evraktan, raklam panolarına ve her türlü sarf malzemelerine kadar her şey çöpe gitti. Üstüne tanıtım filmleri çekildi, medya ve bilboardlara ilanlar verildi. 1 milyon lira öngörülen bu harcamanın 5’e katlandığı ileri sürüldü. Yönetim Kurulu’ndaki bazı üyelerin, temsil ettikleri işadamları derneklerinin isteklerini geri çevirmeyerek İmam Hatip Liseleri ile yurtlara İTO kasasından karşılıksız yüklü maddi destekler sağladığı öğrenildi. Bazı yöneticilerin sık sık yurtdışı seyahatlere çıkıp her türlü lüks harcamalarını İTO’ya fatura ettiği belirtildi. Kültürel etkinlik çerçevesinde “Prestij yayınlar” adı altında kalın kuşe kağıtlı, lüks baskılı, özel ambalajlı tonlarca kitap ve albüm bastırıldı. Neye hizmet ettiği anlaşılmayan promosyon ürünleri ve özel hediyelik eşyalar yaptırıldı. Yeni Başkan İbrahim Çağlar döneminde de “Marmaray” için basına tam sayfa "Hükümete Teşekkür" ilanları verildi.

Murat Yalçıntaş                                                 İbrahim Çağlar

 

İstanbul Ticaret Odası’nın üye varlığı 350 bin kişi ve kurum. Üyeler her yıl aidat ödemekle yükümlü. Bunun yanısıra maliyeye beyan ettikleri kazançlarının binde 5’ini “munzam aidat” adı altında İTO’ya ödemek zorundalar. 2013 yılı için bütçede 78 milyon liralık munzam ve 43 milyon 300 bin liralık aidat geliri öngörüldü. İTO’nun yıllık faiz geliri tahmini bile 7.5 milyon lirayı aşıyor. İTO’nun Eminönü’de 2 ayrı binada, Perpa’da, Giyimkent’te, Kadıköy’de, Pendik’te, Yeni Bosna, DTM ve Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaki vezneleri her gün tahsilat yapıyor. Anlaşmalı bankalar da İTO adına tahsilat yapabiliyor. Deyim yerinde ise; İTO, 7/24 para topluyor. Ancak hiç beklenmeyen gelişme; 31 Mayıs Gezi olayları ile birlikte başlayan 5 aylık süreçte İTO’nun işlem hacmi büyük ölçüde düştü. Örnek; Perpa temsilciliği günde ortalama 3 bin işlem yaparken bu süreçte işlem hacmi yüzde 20’lere düştü. Bir yandan kapanandan daha az yeni açılış olmaya başlayınca üye sayısı azalmaya yüz tuttu. Maaş ödemeleri ile zorunlu cari giderlerde aksama olmaması için, İTO ilk kez ortaklığı olan iştiraklerinden 100 milyon lira civarında taze kaynak aktardı.

İTO'nun eski amblemi (solda), yeni amblemi (sağda)

 

Dünyanın en büyük ve üye sayısı açısından en kalabalık Oda’larından olan İstanbul Ticaret Odası kulisleri aylardır çalkalanıyor. 131 yaşındaki Oda’nın tarihinde bir ilk gerçekleşti ve 2013 yılı bütçesi, yılın ilk dört ayında büyük ölçüde harcandı. Oda bütçesinde en büyük gider faslı olan personel maaşlarında olası herhangi bir aksama meydana gelmemesi için İTO’nun iştiraklerinden Dünya Ticaret Merkezi ile sınır kapılarını işleten Gümrük ve Ticaret A.Ş.’nin temettü gelirlerinden 100 milyon lira civarında para aktarıldı. Öte yandan tasarruf önlemi olarak başta dış seyahatler olmak üzere çeşitli etkinliklerin bazıları ertelendi bazıları ise iptal edildi. Sözleşmeli bazı kişilerin işlerine son verildi.
 

 

Herkes sorumlu
İstanbul Ticaret Odası’nı mali yönden zayıflatan en büyük neden, yönetim kurulunda görev alan işadamlarının “basiretli bir tüccar gibi” davranmamasından kaynaklandı. Kooperatifler, şahıs firmaları ve şirketlerden oluşan kabaca 350 bin üyeye sahip olan İTO, deyim yerinde ise her gün para basıyor. Gelirin en büyük bölümünü “munzam” denilen ve üyelerin maliyeye beyan ettikleri kazançlarının binde 5’ini oluşturan fasıl oluşturuyor. 2013 için öngörülen munzam rakamı 78 milyon lira. Ayrıca bütün üyeler sermaye ve kuruluş türlerine göre yıllık aidat ödüyorlar. Bu rakam 43 milyon lira lirayı aşıyor. Kayıtlı ticari faaliyette bulunacak herkes yasa gereği İTO’ya kayıt yaptırmak zorunda. Oda ödentileri sadece kuruluş aşamasında kalmıyor, ticaret hayatı devam ettiği sürece, adres değişikliğinde, hisse devrinde ve hatta şirket kapanışında bile Oda’ya ücret ödeniyor. Bu tür belgelerden Oda’nın yıllık geliri 41 milyon lirayı aşıyor.

İTO'nun yeni yönetiminin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e ziyareti

 

Personel tasarrufu mu?
İTO’da genel seçimler 22 Mayıs 2013 günü, Türkiye’de bir ilk olarak Arena Stadyumunda yapıldı. Beklendiği gibi, İTO Meclis Başkanı İbrahim Çağlar tek aday olarak çıktı ve seçimi kazandı. İTO’nun 81 meslek komitesindeki 248 Meclis üyesi belirlendi. İTO’nun bugünkü yönetimi Çağlar başkanlığında, Dursun Topçu, Gökhan Murat Kalsın, Hasan Erkesim, Hakan Orduhan, İlhan Soylu, Ebubekir Sıddık Koyuncu, Öznur Değirmenci, Öztürk Oran, Servet Samsama ve Fahrettin Basiloğlu’ndan oluşuyor. Yeni Başkan Çağlar makama geçtikten sonra Murat Yalçıntaş’ın sözleşmeli çalışan danışmanlarının iş akitlerini feshetti. Bir süre sonra “kilit görev” olarak bilinen genel sekreter yardımcılarını görevden aldı. Kıdem sırasına göre Selçuk Tayfun Ok, Kenan Öztekin ve Dr. Ahmet Naci Helvacı’dan boşalan koltuklara Oda içinden Av. Nurcan Turan, Av.İbrahim Özpay ve Tezer Palacıoğlu atandılar. Başkan Çağlar, atamaların normal prosedür gereği yapıldığını ve hizmet kalitesinin sürekliliği için bu arkadaşlarından başka görevlerde yararlanacaklarını belirten kısa, yazılı bir açıklama yaptı. Ancak görevden almaların beklenen bir gelişme olmadığı ve personel arasında şaşkınlık yarattığı görüldü. Yaklaşık 35 yıldır İTO'da görevde bulunan ve uzun süredir genel sekreter yardımcılığı görevinde bulunan Selçuk Tayfun Ok'un ailesiyle birlikte Antalya'da tatilde bulunduğu bir sırada cep telefonuna gelen mesajla görevden alındığını öğrenmesi, aslında görevden almaların acele ve pek de nazik olmadığının bir göstergesi sayıldı. Kısa bir süre sonra da 40 yıllık çalışan ve son 11 yıldır genel sekreter olarak görev yapan Dr. Cengiz Ersun, Eylül ayı sonunda Kıbrıs Girne’deki iş toplantısında istifasını Başkan Çağlar’a verdi.

Dr. Cengiz Ersun

 

İTO’da para sıkıntısı olur mu?
Yasalar değişmediği sürece İstanbul Ticaret Odası’nda mali sıkıntı yaşanması elbette mümkün değil. Hatta Başkan Çağlar’ın bir toplantıda dile getirdiği gibi “Ticaret Odası’nın parası hiç biter mi?” Doğru, bitmez. Ama hiç beklenmedik bir olay sonucunda denge aniden bozuluverir ve para girişi azalmaya başlar. İşte son aylarda olduğu gibi.

31 Mayıs akşamı, Gezi olayları patladıktan sonra İTO’nun günlük işlem hacmi aniden düşüverdi. En büyük veznesi Perpa Temsilciliğinde günlük 2500-3000 arası olan işlem hacmi 300-500 arasına iniverdi. Öğlen tatilinde uzun kuyruklar oluşturarak açılışı bekleyen insanlar adeta kayboldu. Ardından Ramazan ayı geldi, işlem hacmi daha da düştü. Günde 2 milyon lira tahsilat yapan veznelerden 200 bin liralık hasılat çıkmaya başladı. Bu yavaşlama Kasım ayının ortalarına kadar sürdü. Bir başka deyişle İTO 5-6 ay boyunca rölantide çalıştı! 

İTO yönetiminin İBB Başkanı Kadir Topbaş'ı ziyareti

 

Bu arada bitmeyecek para, tükenmeyecek servet var mıdır? Kimilerinin “Ayran budalası gibi” hayranı olduğu Osmanlı İmparatorluğu bitip tükenmedi mi? İçimizden bazılarının “Ecdadımız” diye saygı duyduğu, sözde çılgın projelerin mimarı hünkar Abdülmecid Osmanlı’yı aniden borç batağına sokmadı mı? Hem de ne borç? Duyun-u Umumiye ile birlikte Osmanlı’nın bütün devlet gelirlerine el konulması gibi, dünyada örneği pek olmayan şekilde. (O borçları, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en büyük devlet adamı, yüce kurtarıcımız ulu önder Atatürk kabullendi ve 1951 yılında son taksit ödenip, borç sıfırlandı) 

 

Hesapsız harcamalar
Oda’nın yıllık bütçesi Aralık ayında özel gündemle toplanan Meclis’te tartışılır, ayrı fasıllar ele alınıp oylama ile denk bütçe olarak yürürlüğe girer. İcra organı yönetim kuruludur ve Meclis’e hesap verir. Harcama fasılları arasında aktarma yapma yetkisi de yönetim kuruluna aittir. Bu noktadan hareketle, örneğin eğitim giderlerinde para azalmış ise, hizmet alımları faslından kaynak aktarılıp devamlılık sağlanır. Bu noktada meclis denetimi devreye giremez. İşte bu oynamalar ve yetki kullanımı kimi zaman aşırı harcama yollarını açar. Bir bakarsınız örnek  Pendik İmam Hatip Lisesi’ne tek kalemde ciddi bir ödeme yapılır. İTO’nun burada ne işi var, ne alaka diye soracak olursanız, bir bakarsınız yandaş dernek başkanı ricada bulunmuştur. Seçimlerde size tam destek sağlayan ve oraya seçilmenize vesile olan, malum işadamları derneğinin başkanını kıracak, ricasını geri çevirecek durumunuz yoktur. Üstüne, yerel seçimlerde o bölgenin Belediye başkanlığına adaylık düşünüyorsanız, köprüleri atmanız mümkün değildir. İTO’nun parasını babadan kalan miras gibi hovardaca harcarsınız. Yönetim Kurulu’nun bazı üyeleri de, kıtalararası seyahatlere çıkıp, İTO adına “sektörel inceleme ve işbirliği olanaklarını geliştirme” amacıyla 10-15 günlük turlarını Oda’ya ödettirirler. Dahası, yönetim kurulunun bazı üyeleri yurtdışı seyahatlere o kadar alışır ki, Yeşilköy Havalimanı’nı adeta “aktarma merkezi gibi” görürler. Yurtdışından gelip Yeşilköy’de bir çorba içtikten sonra bir başka uçakla farklı bir ülkeye havalanırlar... 

 

 

Sonuç olarak yönetimler elbette özveriyle ve temsil ettikleri kurumlara kalıcı başarılar armağan etmek için çaba gösterirler diyelim. Bu nedenle; Murat Yalçıntaş başkanlığındaki eski yönetim kurulu üyeleri, Şekib Avdagiç, Dursun Topçu, Muhammed Yenel, Mehmet Devecioğlu, İsrafil Kuralay, Murat Sungurlu, Ertuğrul Yavuz Pala, Yakup Köç, Abdullah Çınar ve Hasan Demir’i töhmet altında bırakmıyoruz, ancak İTO’da Askonlu- Tuskonlu- Müsiadlı günler başladıktan sonra adeta yeni adetlerin devreye girdiği, yeni bir işadamı profilinin ortaya çıktığı da bir gerçek. 

 

İTO yönetiminin mali açıdan son derece dikkatli adım atması gerekirken, son olarak Marmaray’ın açılışı nedeniyle, İTO’nun -birkaç muhalif gazete hariç- basına tam sayfa teşekkür ilanları vermesi, İTO Meclisi’nin eskileri tarafından yoğun şekilde eleştirildi. İTO tarihinde ilk kez hükümete şirin görünmek adına bu tür ilanlar veriliyordu. Üstelik ilanın altında isimleri yazılı Meclis üyelerinin onayı bile alınmadan. Kimin parası harcanıyor? Babadan kalan mirasını bile dilediğin gibi harcayamazsın. Birileri çıkar “Utanmıyor musun? Babanın kemiklerini sızlatıyorsun!..” dediği zaman yutkunmak zorunda kalırsın. 

 

İTO üyelerinin alınterini, emeğini harcarken on defa düşünmek zorundasın ey arkadaş. Düşünemeyecek durumda isen, gün gelir hesap vermek zorunda kalırsın. Ama bu dünyada ama diğer alemde!.. Ama mutlaka.




Kaynak: EKONOMİK DURUM

Editör: CAHİT ÇATALOĞLU

Bu haber 5288 defa okunmuştur.

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ODA VE BORSA HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR