Bugun...
SİNAN YURTKULU: İTO İLE GURUR DUYDUM
Tarih: 19-02-2020 14:56:00 + -



SİNAN YURTKULU: İTO İLE GURUR DUYDUM

Doğal afetler , Corona virüsü, ve ekonomik şoklar ortamında güzel şeylere de rastlıyoruz. Coğrafyamızda yaşanan jeopolitik riskler, Deprem, Çığ, Sel baskınları, art arda verdiğimiz şehitler, 

Suriye-Türkiye çekişmesi, doların adım adım yükselmesi veya siyasi parti liderleri ve sözcülerinin atarlı-giderli ve fütursuzca konuşmalarından çok bunaldık.  

Hayretle izliyoruz. Sayelerinde bir kat daha gergin günler yaşıyoruz. İşte tam bu an ve günlerde rastladığımız olumlu hadise ve duyumlara yapışıyoruz... Rahat birkaç nefes almaya çalışıyoruz.. İşte sizi de ferahlatacak ve güven verecek birkaç haber demeti.

Son günlerde duyduğum en güzel haber; İstanbul Ticaret Odasının 20 TIR İhtiyaç Malzemesini 36 saatten az bir sürede Deprem Bölgesine ulaştırması idi. Gurur duydum yürekten alkışladım. Düşünsenize bunca kar, kış, kıyamette gıda, ısıtıcı çocuk bezi ve çeşit çeşit giyecekten oluşan malzemeyi toplayacaksın.. 20 TIR'a yükleyeceksin AFAD Koordinasyonundaki Malatya Organize Sanayi Bölgesine teslim edeceksin. 36 saat içerisinde yardımseven ile görüşeceksin. Bağışlarını toplayacaksın, zor hava ve yol koşulları içersinde aç ve soğukta tir tir titreşen, yardım bekleyen depremzedeye ulaşacaksın.. -. Her babayiğidin harcı değil. bu Tek kelime ile -Helal Olsun.. Yüce gönüllü insanların elleri dert o güzel yürekleri dert görmesin. Bizde sayelerinde başta Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Odalar Borsalar Birliği ve İstanbul Ticaret Odası Başkanlığı ve üyeleri ile gurur duyuyor, organizasyonda yer alan her birime, her birine iyilik niyaz ediyoruz . Ki aldığım duyumlara göre depremzede kardeşlerimize yardımlar aratarak devam edecekmiş..

Diğer umutlandığım haber ise bugüne kadar dikkatle izlediğim İstanbul Ticaret Odası Olağan Meclis ve Komite toplantılarının oldukça saygılı ve nezaket içersinde geçmesidir. Son zamanlarda yapılan konuşmalara şahit olduğum kadarıyla Corona Virüsü hadisesi ticaret erbabları tarafından yakından izleniyor. Kafa yoruluyor. Projeler üretilmeye çalışılıyor. Corona krizi doğru yönetildiği takdirde Türkiye ekonomisine az da olsa bir katkı sağlayacağı iddia ediliyor. Katkı olacağına inancım tam. Son olarak sevindiğim diğer olay ise büyüme, satın alma göstergeleri, reel kesim ve perakende güven endekslerinde görülen olumlu kıpırdanışlar dan umutlanıyorum. Öyle veya böyle umutlanmak istiyorum. Bugünlerde umuda ihtiyacımız var. Tabii bu verilerin açıklandığı ortamlar da umutlanmanı sağlıyor. Dedim ya İstanbul Ticaret Odası'nda hepimizin malûmu olumlu göstergeler açıklandı. Açıklamaların alkışlanması özellikle esnaf ve tüccar üreticiyi oluşturan bir meclisin heyecanı karamsarlığı öteliyor, ümitvar oluyorsunuz.

Bizi gülümseten bir diğer olay ise rakamlara kibarca ve gülümsetici bir tarz da verilen muhalif yanıtlar. Başkan ve Yönetim Kurulu'nun kibarlığını bozmadan eleştirileri savuşturması, elemine tarzı anlayışlı duruşu- işte bu- “Türkiye’nin her yerinde oturumlar böyle olmalı” dedirtiyor..

Yönetici ve sözcüler her hal ve şartta kibarlığını ve nezaketini muhafaza etmeli halkı ve ortamı germemelidir.. Örnek mi istiyorsunuz.. Hemen vereyim.

İTO Başkanı Şekib Avdagiç açıklamasında güzel seyir eden resmi ekonomik rakamları sıraladıktan sonra IMF raporuna dayandırdığı bir bölümde; Corona Virüsü'nün Türkiye ekonomisine katkı sağlayacağını savundu. Hemen arkasından söz alan İlaç ve Tıbbi Malzeme Sektörü ve meclis üyesi /Başkan Yardımcısı Veysi Cengiz Balçık 40 kuruşluk maskelerin 55 liraya yükseldiğini söyleyince salonda "ooo /yuhh" sesleri yükseldi. Fırsata hepimiz inandık. Ama bu fırsat soygunculuk boyutuna ulaşmalı insani değerleri çöpe atmamalı..

Bir diğer konuşmacı Makine Aksamı ve Parçaları Sektöründen Adil Nalbant Fırsatın yol haritasını çizdi. Hemen Çin mallarının listesinin çıkarılmasını önerdi. Derhal pazara dalınmasını tavsiye etti. Devletin bu fırsatı teşvik ve primlerle coşturabileceğini ileri sürdü. Bu konuşmadan sonra hepimiz bu iş için uygun zaman olduğunu şartların bizden yana olduğunu mırıldanarak, içimizden “bari bu vesileyi yakalarız inşallah” diyerek dualar ettik.

Eleştiri bölümünde ise En büyük itiraz Örme Kumaş, Çorap ve Trikotaj Meslek Komite ve meclis üyesi Mustafa Balkuv’dan geldi. Başkan Avdagiç’in Ekonomiye güven gittikçe yükseliyor” sözleri ile perakende, hizmet sektöründe güven endeksi artyor., Satın Alma Paritelerinin genişliyor, cari açık azalıyorkelimeleri ile faizleri düşüyor, sanayi üretimi hızlanıyor, Hava boşluklarına düşsekde hızla toparlanıyoruz” sözlerini neşeli sözlerle eleştirdi. Alman Şansölyesi Merkel ve ekibinin bu rakamlar karşısında aşağılık kompleksine kapılacağı anlamına gelen ifadeler kullandı. Gerçekte ise dünyaca tanınan bilinen çok az markamız olduğunu beyan etti. Hazır giyim başta olmak üzere birçok sektörde art arda iflaslar yaşandığını vurguladı. Toplantıların çoğunda muhalif konuşmaları ile tanınan Cengiz Başçık ise mecliste gerçeklerin konuşulmasını, hakim siyasetin tesirinden kurtularak dertlerin Ankara’ya ulaşmasının teminine dikkat çekti. Birçok toplantıda eleştirel yaklaşım ile söyleyecek sözü olan Yönetim Kurulu Sayman üyesi olmasına rağmen dahil olduğu Toptan Gıda ve ve Temizlik Ürünleri sektöründen Ahmet Özer her neden ise bu toplantıda konuşmadı. Belki de –Susma –hakkını kullandı. 3 toplantının birinde muhakkak söz alan Emlak Müşavirleri Sektörü ve meclis üyesi Nui Özelmacıklı da bu kez oda üyelerinin aidat borçlarını ödemeyenlerle alâkalı askıya alınma ve üyelikten düşürülme hususlarını dile getirdi.

Yönetime hitaben yaptığı konuşmasında bu meselenin tekrar meclise getirilerek tartışılmasını istedi. Her bir konuşmacı nezaketine özen gösterdi . Tabii ki sadece bu üç üye konuşmadı birçok konuşma oldu. Ben sadece eleştiride öne çıkanları nakil etmeye çalıştım.

Peki Başkan Avdagiç nasıl cevap verdi? Tamamen nezaket çerçevesinde kalarak, yorumlara teşekkür etti. Güven Endeksleri'nin yükseldiğini, faizlerin düştüğünü, cari açığın kapandığını bu iddilarını içeren rakamların birkaç güvenli kuruluştan araştırıldığını, titizlikle incelendikten sonra açıklandığını söyledi. Tüm verilerin Merkez Bankası ve Türkiye İstatistik Kurumu'ndan alındığını özellikle vurguladı . Sözlerinin sonunda yine nazikçe herkesi kibarca yemeğe davet etti. Sadece son toplantıda mı hemen her meclis oturumunda sakinlik ve huzur hakim. Herkes yüreğini boşatıyor, derdini ummana döküyor, yapıcı eleştirilerde bulunuyor. Sonu kavga ve gürültü ile bitmiyor.

Sözün özü:

Dilerim İTO’nun afetzedelere ulaşma hızı tüm meslek kuruşlularına örnek olur. Her bir kurum/kuruluş 36 saatin altında sahaya inmeyi benimser ilke olarak kabul eder. Dilerim Türkiye Büyük Millet Meclisi dahil olmak üzere tüm resmi sivil toplum kuruluşlarının meclis toplantıları İTO’da olduğu nezaketli ve yapıcı eleştirilere tahammül ile seyir eder. Dilerim Deprem, Sel, Çığ, ekonomik şoklar gibi doğal ve ekonomik felaketler önceden tedbir alınarak en az maddi/manevi zayiatla atlatılır. Böylece taraflar birbirini suçlamaktan kurtulur. Zerafet kibarlık sevgi kaynaşma iklimine gireriz.

Son söz:

Başkan Danışmanı Şefik Memiş’ten aldığım bir habere göre İTO Basın Bürosu eski çalışanlarından meslektaşımız Dilek Erdoğan’ın ağır bir hastalığa yakalandığını esefle öğrendim. Başta Eşi Doğan Erdoğan ve tüm İTO ailesine acil şifalar diliyor, herkesten, herkesimden bu kibarlık ve çalışkanlık timsali meslektaşlarımıza sağlık, sıhhat, afiyet ve hastalıktan kurtulma duası rica ediyorum. Geçmiş olsun Dilek bacım sen bunu da atlatacaksın eminiz.

 




Bu haber 38607 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR