Bugun...
TOBB GENEL KURULLARINDA BİR İLK YAŞANDI
Tarih: 24-05-2017 11:23:00 + -


Yıldırım ve Kılıçdaroğlu Genel Kurul öncesi törende konuştular.

TOBB GENEL KURULLARINDA BİR İLK YAŞANDI

TOBB Genel Kurulu öncesi düzenlenen geleneksel Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket takdim töreni, genel kurulun öncesinde siyaset sahnesine ev sahipliği yaptı. TOBB Genel Kurullarında geleneksel olarak iktidar ve muhalefete söz verilmesi uygulaması 73. Genel Kurulda farklılaştı. Başbakan Binali Yıldırım ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul öncesi törende konuştular. Genel Kurulda ise sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşma yapacak. Başbakan Binali Yıldırım, iş dünyasına reform sözü verirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, zaman zaman kesilen konuşmasında, Türkiye’nin kuvvetler ayrılığı yönünden 4 ana kopuş yaşadığını vurguladı ve CHP’nin ekonomi programını anlattı.

TOBB 73. Genel Kurulu Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Takdim Töreni, TOBB Genel Merkezinde yapıldı. Törene, Başbakan Binali Yıldırım, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Emin Haluk Ayhan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekçi ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldı. Törende, TOBB delegesi olarak 10 ve 20 yılını dolduranlar ile hayatını kaybeden oda borsa yöneticilerinin ailelerine şeref belgesi ve plaket takdim edildi. Törende, Eski Bakanlardan ve Eski TOBB Başkanlarından Ali Coşkun’a da hizmet şeref belgesi verildi.

Binali Yıldırım: Reform yapacağız

Başbakan Binali Yıldırım, törende uzun bir konuşma yaparak, iş insanlarına reform sözü verdi. Konuşmasının sonunda ise kabulleri olduğunu belirterek salondan ayrıldı. İş dünyasına yönelik, teşvik paketlerinin uygulamaya alınmasının ardından hızlı bir büyüme patikasına girildiğini belirten Yıldırım, 2014’de yüzde 4 ve üzerinde bir büyüme hedeflendiğinin altını çizdi. Binali Yıldırım şunları kaydetti:

“Gelecek dönemde reform gerçekleştireceğiz. Demokratik reform gerçekleştireceğiz. Uyum yasalarını TBMM’den çıkaracağız. Beklentim, Gazi Meclisimizdeki bütün partilerin değişim-dönüşüm sürecine katkı sağlamasıdır. Birlikte çalışırsak vatandaşımızın beklentisini karşılamış oluruz, birliğine beraberliğine katkı vermiş oluruz. İnanıyorum ki Türkiye’nin uluslararası itibari daha da yukarı çıkacak. ekmeğimiz aşımız büyüyecek, adalet duygusu toplumda tam anlamıyla hakim olacak.

15 yıldır yatırımın önünü açmak için çaba harcadık. Sürekli krizlerle anılan ülkemizin, krizlerde güvenli liman olan bir ülkeye dönüştürdük. Hangi alana bakarsanız bakın muazzam bir dönüşümü görürsünüz. Güçlü bir mali politikaya, yıkılmayan ekonomiye sahibiz. Makro dengeleri en iyi durumda olan ülkelerden biriyiz. Hain darbe girişimi olan yılda dünya ortalamasının üzerinde büyüdük. Yeterli değildir. Bizim büyümemiz yeni istihdam, iş imkanları açmak istiyorsak, yüzde 3,5’in altına düşmemektir. Hedefimiz en az yüzde 4’ün üzerine çıkarmaktır.

Önümüzdeki dönemde ekonomiyi büyütmeye, Türkiye’yi daha da ileri götürmeye devam edeceğiz. Hedef Gazi Mustafa Kemal’in muasır medeniyetin ötesi dediği yere ulaştırmaktır. Bunu iş dünyası ile birlikte yapacağız. Ülkemizi 2071 vizyonuna birlikte hazırlayacağız.

15 yılılk tecrübemizle daha büyük reformların arifesindeyiz. Enerji güvenliği, savunmada kendine yeten, tarımda kendine yeten ve dünyanın ihtiycına cevap veren Türkiye için yeni dönemi değerlendirmemiz gerekiyor. İleri teknoloji, katma değeri yüksek stratejik ürünlerle, ihraata yönelik ürünlerle hedeflerine ulaşacak. Bunun için ihtiyaç olan, sürekli değişim, yenilik, reform.. “

Üretim reformu

Başbakan Binali Yıldırım, üretim reform programı için TBMM’de muhalefetten yardım isteyerek, “Bu tasarı 23 kanunda, 75 değişiklik getiriyor. Ne var? İş ve yatırım ortamı iyileştiriliyor, iş yapma kolaylaştırılıyor. Bürokrasi azaltılıyor. Yatırımcının girişimcinin önünü açıyoruz. Sanayinin üzerindeki bazı gereksiz mali yükler var. Efendim şuraya şu pay, kaldırıyoruz. Sanayiciye sunulan hizmetlerin kalitesini artırıyoruz. Mevzuat basitleştiriliyor. Yatırımcıların hızlı hareket etmesi sağlanıyor. Elektronik belge yönetim sistemi Temmuz ayı itibariyle hayata geçmiş olacak. Sanayicimize daha fazla ve daha uygun şartlar altında lojistik bakımından avantajlı yeni üretim alanları temin ediyoruz. Sanayici yüklerini kaldırıyoruz. Planlı sanayi alanlarında emlak vergisini kaldırıyoruz. OSB ve Endüstri bölgesi kurulumunu kolaylaştırıyor ve hızlandırıyoruz. Önemli bir sıkıntıyı da çözüyor, KOSGEB erken ödeme getiriyoruz. Yazılım sanayi sektörü haline geliyor. Bunların görüşmeleri yapılacak.” dedi.

FETÖ siyasi ayağı

Başbakan Binali Yıldırım, FETÖ terör örgütüyle mücadele kararlılığını vurgularken, bunların “siyasi ayağı yok” eleştirisine de yanıt verdi. Yıldırım, “Bir noktaya daha işaret etmek istiyorum. FETÖ meselesiyle ilgili kafa karışıklığı oluşturulmaya çalışılıyor. FETÖ terör örgütüdür, Türkiye Cumhuriyetinin geleceğine kastetmiştir. Bu mücadelede kararlılığımız sonuna kadar devam edecek. Siyasetçilere dokunulmuyor, filanca atlanıyor gibi bir suçlamayı kabul etmiyoruz. Bu işin arkasında kim varsa ortaya çıkarılıp, adaletin karşısına çıkarılacak. Tabii ki titiz olacağız, merhamet değil adalet ilkesiyle davranacağız. Esas olan hukuk devletinde adalettir” dedi.

Kılıçdaroğlu: Kalkınma için demokrasi şart

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında, Anayasa değişikliğinin demokratik olmayan bir ortamda gerçekleştiğini belirterek, Türkiye’nin demokrasi niteliğinin geriye gittiğini savunda. Cumhurbaşkanının partili olmasının toplum ile arasındaki ilişkiyi kopardığını, TBMM’nin idare ve yürütme üzerindeki yetkisinin soru soramayacak kadar geriye gittiğini belirten Kılıçdaroğlu, bunların ekonomik kalkınmayı önleyecek düzeyde demokrasi sakıncaları olduğunu ileri sürdü.

Sözü kesildi

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun 2008’de, laiklik, kuvvetler ayrılığı, hukuk devleti vurgulu konuşmasını anlatan Kılıçdaroğlu, “Bu konuşmayı şu anda yapabilir mi” diye sordu. Salonda, “yapar” sözleri üzerine Kılıçdaroğlu, “Eğer yapacaksa yürekten kutluyorum. Anayasa değişiklikleri olduğu zaman neden çıkıp konuşulmadı. Evet veya hayır diye neden konuşulmadı. Bu ülkenin üniversiteleri neden konuşamıyor. Anayasa değişikliğinde üniversiteler konuşmayacak da ne zaman konuşacak” dedi.

Bu sırada salondan, 1960 darbesi ve Menderes’in idamıyla ilgili sataşmalar yapıldı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında bu sataşmalara da yanıt vererek, idam sürecinde partisinin karşı duruş sergilediğini, kendisinin de 1960 darbe mağduru siyasetçilerin çocuklarına sürekli ilgi gösterdiğini belirtti.

OHAL neden kalkmıyor, can ve mal güvenliği şart

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, OHAL uygulamasının bireylerin hukuk, can ve mal güvenliğini ortadan kaldırdığını belirterek, “Sayın Meclis Başkanına söyledim, bir ülkede 150’nin üstünde gazeteci hapisteyse demokrasiyi anlatamazsınız. Sözcü gazetesine soruşturma açsın diye 7 savcı değiştirdiler. Sözcü gazetesi, Cumhuriyet gazetesi FETÖ’cüymüş.. Her muhalifi FETÖ’cü diye suçlarsanız FETÖCÜ’leri ödüllendirirsiniz. 5 günlük asker suçlanıyor. Baklavacı, hakim, kaymakam, vali buldular.. Bunların içinde bir tane FETÖ’cü siyasetçi yok mu.. Yok mu bir tane..

Demokrasiyi istiyoruz. Demokrasi olacak ki hepimiz söyleyelim. Benim hatam varsa söylensin. Benim gerçek dostum, benim hatamı söyleyendir. Söyleyenin hakkını savunmak benim görevimdir. Haksızlığın karşısında susan dilsiz şeytandır.

Bir ülkenin ekonomisi güçlü demokrasiden geçer. İşadamları soruyorlar OHAL’i kaldıracak mısınız diye soruyorlar. Siz işinize bakın deniyor, OHAL’i kaldırmayacağız deniyor. Elbette terörle mücadele edeceğiz. Bundan en ufak kuşkumuz yok. Bir ülkenin bütün toprakları olağanüstü uygulamayla yönetilmez” dedi.

Türkiye’nin yüksek katma değerli ürünlerle kalkınacağını savunan Kılıçdaroğlu, bunun için bilimsel özgürlüğün şart olduğunu belirterek, İran üniversitelerinde üretilen bilimsel bilginin Türkiye’nin üzerinde olduğunu, bunun nedeninin sorgulanması gerektiğini kaydetti.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kendi genel müdürlük döneminde SSK’nın açığına yönelik eleştirileri de hatırlatarak, “Ben genel müdürdüm. Sanki siyasetçiyiz, siyasetin kararlarını uyguluyoruz. O dönemde açık 2 milyar TL düzeyindeydi. Konuşuluyordu çünkü gündemde tutuyorduk. Şimdi 20 milyar TL’nin üzerinde, neden konuşulmuyor, neden sorulmuyor” dedi.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Birlik ve beraberlik hakim oldu

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada, “Oda ve Borsa camiası olarak, sadece günü kurtarmak, mevcutla yetinmek gibi bir anlayışta olmadık” dedi. Sorun ve taleplerle birlikte sürekli çözüm önerileri de geliştirdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, “G20'den, Eurochambres’a, İslam Odası’ndan, Asya-Pasifik Odası’na kadar, tüm küresel platformlarda Türk iş dünyasının sesini duyuruyor, hakkını savunuyoruz” dedi.

TOBB’un, Türkiye’de katılımcı demokrasinin yayılmasına büyük katkı verdiğini belirten Hisarcıklıoğlu, “365 Oda ve Borsamızın her biri, demokratik yapısı ve geleneğiyle, ülkemizin her yanında demokrasi kültürünün gelişmesine, kök salmasına katkıda bulunuyor. Zira demokrasi demek, müzakere demektir. İşte her toplumsal kesimin, her farklı düşüncenin, her farklı anlayışın, kendisini temsil etme imkânı bulduğu, en geniş tabanlı yapı burada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nde” dedi.

TOBB’un Türkiye’nin birlik ve beraberliğine katkı veren en önemli kuruluşlardan biri olduğunun altını çizen Hisarcıklıoğlu, “Hazreti Mevlana diyor ki: “Hepimiz, aynı bütünün parçalarıyız ve ancak birlikte varız.” İşte biz de, birbirimizi dinledik, birbirimizi anladık, öteki diye bakmadık. Farklılıklarımıza, farklı düşüncelere ve inançlara saygı gösterdik. Kimseye ayrım yapmadık. Sonuçta ayrılık değil, birlik ve beraberlik hâkim oldu.Bu demokratik yapısı sayesinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, müteşebbislerimizin en güçlü sesidir” dedi.




Bu haber 522 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER ODA VE BORSA HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR