Bugun...

İSMAİL YANMAZ
AESKLSBVASÜSIÇH
Tarih: 24-11-2015 09:56:00 Güncelleme: 24-11-2015 09:56:00


Yukardaki başlık için “bu nedir?” diye düşünüyorsunuz. Hemen söyleyeyim ben de bilmiyorum. Son zamanlarda kafamın içi böyle. Gündeme ilişkin herhangi bir konuyu düşünürken, ondan daha mühim başka bir şey gündeme oturuyor. Onu tam anlayamadan başka bir şey gelip gündemde yer ediyor. Yazıyı yazmak için      bilgisayarın başına oturduğumda elimden çıkan bu oldu. Belki de bu başlığa “Türkiye’nin gündemi” demek daha doğru olur. 
Avustralya’da yaşayan bir arkadaşım bir aylık izin için Türkiye’ye geldi. Bir hafta köyünde kaldıktan sonra İstanbul’da      misafirim oldu. Köyünde kaldığı bir haftalık süre içinde öyle şeyler yaşamış ki, şaşkın vaziyette geldi İstanbul’a. 150 haneli köyde bir haftalık süre içinde, cenazeye katılmış. Onun etkisi geçmeden düğün olmuş. Çocuk kavgasından mahalleli birbirine    girmiş ve traktör devrilmiş işçi kadınlar yaralanmış. Davul-zurna askere gidenler uğurlanmış… Arkadaşım köyünde   yaşadıklarını anlattıktan sonra,           “Avustralya’da bu kadar olayı ancak beş senede yaşayabilirsin. Orası güzel ama mezarlık gibi sessiz ve hareketsiz” demişti. 
Oysa biz o kadar yoğun olaylar yaşıyoruz ki, bu “dinamiklik” falan değil, artık toplumsal yapımızı aşındıracak boyuta ulaştı. Toplum içinde yaşanan rutin kaza, cinayet vs. olayların yanı sıra, artık hükümet tarafından da gündem değiştiren büyük çaplı olaylar yaratılıyor. Bilindiği gibi artık kronikleşen PKK terörünün yanı sıra, IŞİD, El Kaide, El Nusra, Müslüman Kardeşler, Hizbullah vs. gibi yeni terör örgütleri de sıkça konuşulur oldu. Hukuk sistemiyle ilgili her gün yeni bir tartışma… Eğitim           sisteminde bitip tükenmeyen polemikler… 
En sonunda şirketlere el koymalar, muhalif medyayı susturma girişimi gibi olaylar var ki, artık gerçekten Türkiye’nin saygınlığını yok eden, uluslararası arenada güvenilirliğini yitiren, hukuksuz, keyfi uygulamaların yaşandığı bir “muz cumhuriyeti” konumuna gelmemiz. .. Toplumun sürekli gerilerek bir çatışma ortamı yaratılması…
Türkiye Cumhuriyeti doksan yıl boyunca yönünü Batı medeniyetine dönmüş ve demokraside, özgürlüklerde medeni dünyayı hedef almış ve bu konuda epey yol katetmiş bir ülke idi. Özellikle AB sürecinden sonra gerek siyasi açıdan, gerekse ekonomik açıdan Batı dünyası içinde kabul ediliyorduk.  Ancak yaşadıklarımız bizi    Ortadoğu şartlarının tam ortasına getirip oturttu.  Batı’yı Batı yapan çağdaş hukuk sistemidir. Özgürlükleri ve onların garanti altında olmasıdır. 
Peki Türkiye bu değerlerin neresinde?
Ne oldu da bunları yaşıyoruz biz?
Türkiye kendi yarattığı olaylarla  boğuşurken, çağdaş, hukuk devleti olma özelliğini de yitiriyor. Hak ve özgürlüklerin güvence altında olmadığı bir ülkeye bırakın yatırımcıyı, turist bile gelmiyor işte. 
Bütün bu saçma gündemlerin içinde ne başlık atacağımızı, hangisini yazacağımızı da şaşırıyoruz böyle. İnsan özeniyor; keşke biz de “Güzel ama sessiz bir mezarlık gibi” olaysız, durağan bir ülke olabilsek…  



Bu yazı 2310 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI