Bugun...

Av. Münir GÖKER
YENİ İSA
Tarih: 17-08-2018 16:49:00 Güncelleme: 17-08-2018 16:49:00


İsa; Müslüman bir ülkenin tarihi kalıntılarla dolu, turistlerin sürekli ziyaret ettiği heyetler halinde, inceleme ve araştırma düzeyinde, huşu içinde bilgili uluslararası veya ulusal rehberleriyle, etrafı çam ağaçları ve bulutlarla kaplı bir dağ köyünde yeniden dünyaya avdet etti. Turist rehberi genç kılığında… Yoksul dağ köyünün geliri tarih kalıntıları turistlere gezdirmek ve elaltından topraktan çıkan çanak çömlekleri, sıkça eskiyi taklit ederek Amerikalı ve AB li turistlereel altından satmak veya kakalamaktı. Kendisi ve köy ahalisi de uzun saçları nurani yüzü ve diğer tüm beden unsurları ile İsa’nın kopyası olduğunun farkında değildi. İsa Mesih yorgun alacakarlık vakti tekrar geldi dünya’ya. Müslüman bir dağ köyünde yerel turist rehberi olarak.

Doğup büyüdüğü Müslüman dağ köyünün tek geliri belirli mevsimlerde gelen turist kafileleri idi. Köydeki eski kilisede İsanın havarilerinin incili yazdığı söyleniyordu. Gelen kafilelere köyün elma,armut,çilek gibi yiyeceklerini satan Yeni İsa’nın babasına yabancı tur rehberi.

Oğlun ne kadar İsa’ya benziyor” dediğinde Baba, köylü nazikliği ile

İsa’da kim oluyor ulan… Paralı bir adama benzetsene” diye karşı çıkmıştı.

İşte o Yeni İsa ilerleyen yıllarda parasız ve yolsuz ve hatta pasaportsuz genç yazar olarak Dünya turna çıkmıştı bir şilebin ambarında… Çünkü yolsuz,yorgun ve pasaportsuzdu. Cruislerde zengin çocukları gibi seyahat etmek durumunda değildi.Gücü ve direnci de yoktu bir yerde çalışsın , fırsat bulursa mesai arkadaşlarıyla seyahat etsin… Tatlı serseriliği seçmişti , parasız,reklam bütçesi bulunmayan ve medyatik olmayan genç yazar olarak...Yaşamın iyi ve düzgün yanını seçmeyenleri serserilik gelir bulur… Bu hep böyle olmuştur dünya kurulduğundan beri ,bütün kara parçalarında… Afrika dahil… Yatlarda ve cruislerde seyahat eden yazarlar; paralı olanlar ve seçilmişlerdi.

Yeni İsa ise yaşam zarı ters gitmiş,çeşitli kumpaslara uğramış,paraya pula buluşmamış, kültür, sanat,şiirle uğr aşmış, genelde insanlığa bulaşmış, çakallıktan kaçmış… Sonuçta şiirin,okumanın,kitap yazmanın hiçbir faydasını görmemiş olmanın hırsıyla düşlerinde bir okyanus kumsalında beyaz piyanosu ile Mozart çalarak ona hep iyi şeyler, dürüstlük,insanlık falan gibi…Ve de yerçekimli karanfil demetleri sunan Ak Sakallı Derviş’ide dışlayarak çakallaşmaya karar vermişti.

Efendim her şey para değil…Senin paran yok amma üç kitabınla iç zenginliğin var..” palavlarına inanmamış,bu nedenle de iyice züğürt ve yolsuz kalarak kendini bir şilebin ambarında yollara vurmuş taa Amerika’ya kadar gitmiş bir beni ademdi Yeni İsa. Tek zenginliği İsa’ya şaşılacak kadar benzemesi idi.

Yolsuz Yeni İsa neden çıkmıştı Amerika turuna. Okumuşluğu yerinde idi. Üç kitabı vardı kendi kendine satan. Medyatik olamamıştı. O kadar reklam bütçesi yoktu.Kızıyordu bu nedenle medyatik sarışın perçemli kadınlarla röportaj yapıp yüzlerce baskı yapanlara...Kendisi bulamıyordu böyle sarışın bin magazin röportajcı hanım.Veya aerobik gibi kitap tanıtan TV röportajçılarını bulamıyordu medyatik ve de ünlü olmak için. Bulsa öyle bir röportaj imkanı gazete veya ana akım medyada.. Hem ünlenecek,hem kitabı satacak , hem de yolsuzluktan ve yoksulluktan, parasızlıktan kurtulacaktı. Kurtulacaktı meyhane köşelerinde şiirler okumaktan Puşkin’den, Mayakovski’den, Atilla İlhan’dan… falan. Bunlar paralı ve medyatik yazarların işi idi.Ya mankenlerle dans edecesin beyaz oda muhabbetleri ile,ya da şarap muhabbeti ile çok satan ana akın medyada bir köşe kapacaksın.Üstelik parti toplantılarında veya yürüyüşlere liderin yanında kafa uzatıp şiir okumak veya şarkı söyleyip sonra ortadan kaybolma becerisi de yoktu Yeni İsa’nın.Şaşılacak derece de İsa’ya benzemesi kimseyi ırgalamıyordu medyatik Müslüman toplumda. Yani anlamıştı ünlü ve zengin olmanı nitelik ve kalite ile olmayacağını…

Ne yapmalıyım…” diye düşündü Yeni İsa.

Ne yapmalıyım ki gökyüzü daha mavi olsun,ırmaklar daha çağlayarak aksın, bulutlar gri tonundan pembeye dönüşsün, insanlar birbirine kötü bakmasınlar, insanlık için ikinci yanağı uzatmak gereği olmasın.”

Bu toplumda gerçeklemezdi bu arzuları. Yeni bir dünyaya gitmeliydi. Daha uygar, daha çağdaş, daha okuyan,daha dürüst insanların bulunduğu… Daha çakal,daha cin fikirli insanların olmadığı bir toplumda kendini, düşüncelerini ve kitaplarını daha rahat anlatabilirdi.

Ancak İsa’ya benzemekten kurtaramayacaktı yakasını. İnsanlar Yeni İsa’yı bekliyorlardı. Bunalmıştı insanlar.Çıkış yolu arıyordu Hıristiyanlar. Bunalmıştı yolsuzlar.Hele Amerikadaki fanatik dindarlar. Yeni bir umut ışığı bekliyorlardı.

Amerika bu durumdayken bindi ucuz bir şilebe Amerika yolcusu Yeni İsa.Yolcular üçüncü dünya gariban insanları idi.Bir umutla gidiyorlardı yeni dünyaya. Güverteye yatağı yorganı serdiğinde , diğer yolcular işaret ettiler birbirlerine.

Küpeştenin yanındaki şu uzun boylu adam ne kadar benziyor İsa’ya”

Şu uzun saçlı olan mı?”

Allahım böyle bir benzerlik olamaz..”

Yaşlı kadın istavroz çıkardı. Yaklaşmak istedi Yeni İsa’nın yanına. . Korktu. Uzaklaştı.

Baba , Oğul, Kutsal Ruh, yeniden mi geldi Dünyaya”

Yeni İsa yeni dostlar edindi yolcu şilebinde. Tümü Yeni Dünya’da iş aramaya çıkmış üçüncü Dünya insanları… Tümüne yakını müslüman olmayan işsizler ordusu... Müslümanların Amerika’ya girmesi çok zor. İmkansız gibi.

İspanyol Ronaldo ile sıkı dostluk kurdu. İsa’ya benzerliğinin Ronaldo da farkında idi. Ancak başka konular konuşuldu. Ronaldo bir tavsiye mektubu taşıyordu. Varış limanı Newyork’tan Orlandoya gidecekti. İşi garanti gibi idi. Yeni İsa’ya teklif etti,birlikte gitmeleri için. Kabul etti tereddütsüz Yeni İsa. Ronaldo’nun himayesinde yeni iş imkanı müthiş bir şeydi.Önce tavsiye mektubunu tartıştılar iki dost olarak.Ronaldo kendi işi sağlam olursa dostu Yeni İsa’ya bir iş bulacaktı helbet. Amerika-Amerika bambaşka bir ülke.. Üçüncü dünya ülkeleri insanları için.

Yeni Dünyada herkesin bir merakı vardır. Kimi köpeklere ve kedilere düşkündür;kimi büyük bir müzisyen olduğun inanır, müziğin tüm inceliklerini bildiğini sanır,sağda solda ahkam keser, ancak Chopin ile List’i karıştırır. Çünkü eleştirmendir. Olayın mutfağında değildir. Tüm eleştirmenler gibi sadece ahkam keser. Sinemanın Allahı sanır kendini,ancak kameraların markasını bilmez,eline bir kamera versen iki metre film çekemez. Bir üçüncüsü ağzının tadını bilir.Kendini gurme sanır.Ancak soğanla sarımsağı zor ayırt eder. Önemli tip dördüncüsüdür. Bu dünyada kendisine verilen rolden bir parmak olsun yukarıya oynamak ister. Hep eleştirir hiç üretmez. Herşeyi bildiğini sanır.Sana bakar-bakar ,hiç kitap okumadığı ve magazin düşkünü olduğundan haliyle senin kitaplarını da okumamıştır. Ancak bir kusurunu bulmalıdır.

Pantolonunun arka yüzünde bir leke var…” der. Sen de:

Ananın amı…”  diyemezsin. Katlanır gidersin birçok kez yaptığın gibi.Çünkü yalnızsındır. Çevrende kimseler yoktur. İster istemez içinden Edip’in o müthiş şiirni mırıldanırsın,sessiz bir hüzünle:

Beni dinlersen Üsküdara gitme

İbrahimı görme..

Şiir yazma

Aşık olma…

……….

Sen yoksun,çevrende kimseler yok

Zengin olsan da, yoksulluğun gitmez…”

İstekleri bakımından daha alçak gönüllü olan beşincisi; aptal ve güzel bir kızla piyasaya çıkmaya ve caka satmayı sever.Güzel olsun yeter.Yoksa Gogol’ü Portekizli bir futbolcu sanıyor,önemli değil.

Az-çok okuyan altıcısı insan tipolojisinden çok iyi anlar.Kimin korkak,kimin çakal,kimin tilki,kimin aptal,kimin yavşak…olduğunu bir bakışta anlar. Bu yeteneğini pokerde kullanır. Rest çekmeyi çok iyi bilir. Pokerde kaybettiği görülmemiştir.

Ancak Yeni Dünya insanının ortak bir özeliği vardır. Ahali epece apaldır. Ancak saf değildir. Çakallığa ve Şark kurnazlığına hiç teşne değildir.

Bunları kulağına fısıldayan çakal ustalarından öğrenen Yeni İsa bu tiplerin tümüyle dışındadır.Bilir fırsatları paraya çevirmesini, bilir kimden ne geleceğini, bilir kek yapmayı,bilir cahil ahaliyi nasıl kullanacağını. Bilir Kolejini iftaharla bitirmiştir.Bu üstün yetenekler köyden şehre gelmekle başlamıştır. Tüm köy ahalisinin büyük şehirlerde bozulup, unutması köy gelenek göreneklerini, kısıtlayıcı ahlak anlayışını, töresel saygı ve sevgiyi, folkloru,halk danslarını, aşklarını müziklerini…Lümpenleşmesi büyük şehir varoşlarında.Ancak nedense İsa’ya çook benzemesini, ne demek tıpatıp İsa olmasını kullanamadı.. Yeni İsa memleketinde, köyünde,kentinde. Ya da ahali ilgi duymuyordu İsa’ya Musa’ya.. Yeni İsa ve Ronaldo kolkola yola çıktılar Newyork’un güneyindeki Orlando kentine. Tavsiye mektubu ile garanti işe yazılmak için. Ancak Orlando yolunda kaybettiler birbirlerini.

Yeni İsa yorgun, bitkin, üzgün, solgun bir şekilde daldı bir Amerikan kasabasının barına.Çalamadı kapısını çünkü Amerikan barları ayak vurunca şaak diye iki taraflı açıldı. Kovboy ülkesi yani. Yeni İsa’da ayağını vurdu şaak diye kapıya ve iki yana açıldı kapı… Aç Suriyelinin AVM ye daldığı gibi dalmıştı kovboy barına. Dehşeti içinde kalmıştı kasabalı kovboylar. .  Bu denli İsa’ya benzeyen bir adam görmemişlerdi… Şaşırmışlardı, telaşlanmışlardı, haykırmışlardı düşlerinde…İsa dirilmiş ve kasaba barına gelmişti.

Kovboy kasabalı sual açtı Yeni İsa’ya:

Hayrola yabancı , yolunu mu kaybettin?

Çat-pat İngilizcesi ile yanıtladı Yeni İsa

Çok uzaklardan gelirim. İş arıyorum..”

Kovboy dindar kasabalı anlamamış gibi üzerine gitti konuşmanın.

Ne işi arkadaş.Senin işin hazır . Gel seni kasabanın rahibine götüreyim. Kiliseden başka bir yer mi var Yeni İsa’ya

Kovboy kasabalı ile,Yeni İsa kolkola gittiler kasabının rahibine… Rahip Salvatore Maria Pazar ayininden yeni çıkmıştı.Yorgundu İncili’i anlatmaktan genç,yaşlı,orta yaşlı hıristiyanlara.Bitkindi hep aynı şeyleri anlatmaktan. Tanrının oğlu İsa’ya büyük bağlılığı vardı. Gece rüyalarına girerdi Baba,Oğul ve Kutsal Ruh…O muhteşem yüzü görür,elleriyle dokunur uzun saçlarına ve nurani yüzüne.Birgün hep onunla karşılaşmayı umut eder umut eder ve tanrıya yakarırdı.

Baba ,Oğul ve Kutsal Ruh ne zaman çıkaracaksın Yeni İsa’yı karşıma ”

Bu kutsal üçleme yegane ve tek tanrıdır Salvatoreye göre.Yani daha klas ve aristokrat bir tanrıdır.Sıradan bir tanrı değildir.Pazar vaizlerinde hep bu kutsal üçlemeyi anlatır kasaba kilisesindeki orta zekalı Amerikalıya…Sağ elini kürsüye koyar,dirseğine kadar sıvazlar rahip giysisini…Dirseği küsünün tam orta yerine oturtur. Filmlerdeki rahip pozuyla ve kendinden çok emin bir tavırla:

Ey Hristiyanlar,sevgili arkadaşlarım. Hrisiyan inancı kutsal üçlemeye dayanır.Baba ,Oğul ve Kutsal Ruh. İnancı olanlara göre tek ve yegane tanrı budur.Üçü tek bir tanrıdır.Ey hristiyanlar aklınız veya diliniz bu tek tanrının güzelliğini ve enginliğini anlamakta zorlanabilir.Şöyle açıklayabilirim siz inananlara.Üç mum da olsa tek bir ışık vardır.Bu alevin özüdür.Baba,Oğul,ve Kutsal Ruh üçlemesinin özü de tek bir tanrıdır.3 mum tek bir alev olabilir.veya ayrılabilir.Ancak her bir mum aleve özgü aynı sıcaklık ve ışık özüne sahip olacaktır.”

Genç ve hergele hrıstiyan çocuk elini kaldırarak:

Sayın Rahip mum yerine 100 voltluk elektrik ampulu olmaz mı…” dediğinde bayağı bozulmuş, birkaç gün göremez olmuştu Babaoğul ve Kutsal Ruhu

İşi başından aşkın Tanrı yarım yamalak yanıt verirdi rahip Salvatore Maria’ya:

Sokakta, metroda, bir kumsalda org çalarkan…Yada birgün kasabanın Kilisesine gelir seni görmeye..”

Rahip Salvatore bu nedenle kafayı yemiş bir vaziyette,tanrı buyruğu diye sokakta,metroda,org çalınan kumsalda dolaşırdı sürekli…Ancak en umutlu olduğu yer pazar kilisesi idi.Bu nedenle Pazar ayinin hemen bitirip,saatlerce beklerdi kilisenin kapısında Baba,Oğul ve Kutsal Ruhu.

Yine günlerden birgün,Rahip Salvatore beklerken Yeni İsa’yı huşu ,tutku, soluklu, heyecanlı…Bir biçimde…Yüz metre ötede tanıdık kasabalının kolunda Yeni İsa’yı gördü. Aman Allahım sükürler olsun,aminler olsun,dualar olsun Baba, Oğul ve Kutsal Ruha…İşte geliyordu Yeni İsa adeta koşa, koşa…

Yeni İsa rahip yardımcısı olarak işe başladı.Siyah cüppesi ve boynunda beyaz kemer ile hiç yadırgamadı rahipliği.Yaşlı rahipden epey şey öğrendi Yeni İsa.Öncelikle üzerlerindeki giysilerin anlamlarını.Her ayinde giydikleri beyaz uzun elbise ruhun ağırlığını ve temizliği temsil ederdi.Ayrıca beyaz cübbe İsa’nın dirilişini temsil etiğinden cenazelerde giyilebilirdi.Kırmızı akan kanı tanrının yanan sevgisini gösterirdi.Yeşil hayatı,umudu,doğayı ve baharı, mor tövbeyi, fedakarlığı, ve ahrete hazırlamayı…Beyaz ve altın rengi özel günlerde ve bayramlarda giyilirdi. Siyah gündelik giysi idi…Daha özel paskalyalarda kırmızı giyilirdi.Yeşil ve mor renkler ise daha çok özel günlere ve noel kutlamalarına hazırlık günlerine aitti.

Yaşlı rahibin ölümünden sonra kasaba kilisesinin baş rahibi oldu Yeni İsa…Tabii kıvrak zekasıyla medyayı arkasına alarak...Kısa sürede Oregon kasabasına inanılmaz turist akımı başladı, medyanın büyük gazlaması ile. Yeni İsa’nın Pazar ayinlerine katılmak için kasabanın küçük meydanında kilometreye varan uzun kuyruklar oluştu. Tüm Amerika dindar hristiyanları özelikle Pazar ayınlerı için Oregon kasabasına akın ediyorlardı.Uçakta ve trenlerde yer bulunmaz olmuştu.Kasaba medyanın ilgi odağı idi.

Yeni İsa durumun farkında idi.tüm aktörlüğünü kullanarak inanılmaz bir Mesih olmuştu.Ayin sırasında ağlayanlar,elini öpenler,ayaklarına kapananlar…Yeni bir İsa Mesih gelmişti Oregon kasabasına.

Yeni İsa’nın elini öptüm dünkü ayinde”

İsa-Mesih Efendimizin bir kopyası gibi,tanrı dünyanın kötüye gidişini gördü,Yeni isa’yı gönderdi”

Ben ayaklarına sarılmak istedim, kabul etmedi.Yüzünü okşadım bu elimle ve uzun saçların tuttum.Hiç yıkamayacağım bu sol elimi”

Yazılı-görsel medyada yazılar ve röportajlar başlamıştı. Günlük önemli gazetelerin baş köşeleri sür manşet Yeni İsa’nın fotoğrafları ile dolu idi. TV.ler kuyrukta bekliyordu.İsa’nın çarmıha gerilmiş fotoğrafının hemen yayında Yeni İsa’nın fotoğrafları…

Baba, Oğul, Kutsal Ruh adına…İsa Mezih dirildi.Yeniden aramızda…”

En ünlü kanallar,Oregon Pazar ayinine çağırıyorlardı halkı:

Önümüzdeki Pazar Yeni İsa’nın Oregon kasabasındaki Pazar ayini yalnız CNN TV de canlı yayında izleyin”

Yeni İsa canlı yayında konuşmayı yalnızca Kanal 7 başardı. Bu akşam izleyin’

Yeni İsa Amerikan ahalisinin aptallığa varan ve onunla motive edilen duygusallığını sonuna kadar kullanıyordu herpazar ayınınde...

Umulmayan şöhretin Papalığa yansıması ile Papa; yardımcısı Kardinal Umberto’yu Oregon”daki Pazar ayinine göndermeye karar verdi:

Git şu sahtekar herifi bir izle, Oregon Kasabasındaki Pazar ayininde..Ne kadar işimize yarar.Bak da gel…”

Yeni İsa kırmızı Pazar ayini giysisi ile,boynunda beyaz fular kendinden çok emin başladı ayine.Biliyordu Papa Hazretlerinin temsilcinin geleceğini.Günlerce çalışarak hazırlamıştı ağlatıcı Pazar ayini konuşmasını.

Ayine gelen inançlı,saf hrıstiyanları takdis ettikten sonra,söyle bir başını cevirdi onlara, ulusa, mahalli, gayri mahalli, ve uluslararası TV lere.Çekimler başladı. Yardımcısı uyardı:

Pazar ayini başlamıştır sayın medya mensupları. Çekimleri durduralım…”

Yeni İsa her zamanki modunda sağ dirseğini kürsüye koydu. Başını dikleştirdi. Fularını düzetti, sağa sola çevirdi gözlerini ve Papalık temsilcisine hafif bir gülümseme attı:

Adem ile Havva Uçmak’ta( Cennet) buluştular.Bir bakışta tutuldular birbirlerine.Oysa hiçbirşey bilmiyorlardı.Nedir aşk ve tutku,nedir ve ne yapılır bu durumda?Çocuk gibi saftılar ve uçuyorladı kaygısız,bugünkü haberleşme uyduları gibi.Ama Adem ve Havvaları kıskananlar rahat durmuyorlar hiç.Herşey uyum içinde giderken, inançsız,kaygısız, haksız, arsız, tasasız, kıvançsız,dinsiz…ve ateist bir tavırla altüst ettiler yerleşik düzeni…”

Yeni İsa konuştukça açılıyor,açıldıkça saçılıyor ve ahaliyi bir hüzün kaplıyordu. Ağlayanlar oldu. Sonra kadınlarda bir hıçkırık başladı. O kadar ki yeni İsa’nı yardımcısı rahip Ricardo müdahale etmek zorunda kaldı. Anons etti:

Lütfen duygulu ve inançlı Hıristiyanlar.Sizi anlıyorum. Ancak sessiz olalım. Papa temsilcisi Sn.Umberto burada.

O sırada kardinal Umbertonun cep telefonu dini bir melodi ile çalmaya başladı.

Buyurun Sn. Papa Hazretleri”

Nasıl gidiyor..”

Burada ben dahil herkes ağlıyor Sn. Papa Hazretleri..”

Alah Allah.Baba,Oğul ve Kutsal Ruh adına hemen geri dön ilk uçakla. Durum tehlikeli…”

Papa hazretleri kardinal Umberto’yu en gizli odasına aldı Vatikan’ın.Yalnızca ikisini başbaşa yaptığı uzun görüşme sonucu Yeni İsa’yı Vatikan’a davet etmek kararı aldılar. Davet ertesi gün kardinaller heyetine duyuruldu. Hatta ünlü balkon konuşmasında Yeni İsa’nın Papa Hazretlerinin yanında yer alması kararlaştırıldı.

Papaya göre son derece kıt zekalı Umberto Yeni İsa’ya verilen bu önemi kavrıyamıyordu.Papaya çekinerek sordu. Hazretin yanıtı çok sertti.

Aptal herif anlamıyormusun.Ne kadar sıkışıktık banka kredilerinde.Koskoca Vatikan nasıl dönüyor.Bu çakal kardinaller nasıl alıyor hiçbir şey apmadan iki dua okuyarak binlerce dolar maaşı.. Yeni krediler için kullanacağız o çakal herifi..”

Papa Hazretleri haklı idi. Yardımcısı kardinal gerçekten dini baskılar içinde sadece Matteus;Yahonna,ve Judaya göre üç incili bilen,ezberleyen dini taassup aptallığı içinde idi.Böyle ezberci sol enteller de vardır. Tolstoyu veya neredeyse Shekaespaere’i ezberlerler… Onlardan hiçbir kırıntı yoktur davranışlarında. Eski komünisttir,ancak damadın büyük sermayesi altında ezilerek her türlü solu bırakmış ve kendini Tolstoy,Shakesapere ezberlemelere vermiştir.Sait Faik’in tüm hikayelerini ezbere bilir. Sayfalar bitince söyle bir kafasını çevirir.Solcu gariban yazar arkadaşlara beş kuruş faydası olmadığı gibi,damadın konutlarını onlara satmaya kalkar.

Umberto aynı saflıkla sordu Papa Hazretlerine:

Yani muhteşem efendim,Baba,Oğul Kutsal Ruh adına Yeni İsa ticaret mi yapacak.”

Bırak ulan geri zekalı… Baba,Oğul Kutsal Ruh lafını…Bu aptallığını bilse Kutsal Ruh seni aforoz eder anında.Baba filmini seyretmedinmi. Oradaki kardinalin görevi…Karşımızda Al Paçino yani mafya gibi bankalar var.Bunları ancak Yeni İsa ikna edebilir.

Kardinaller heyetinden izin çıktı.Yeni İsa balkon konuşmasında Papa Hazretlerinin yanında yer alacaktı.Saf Umberto’nun aklı almıyordu bu olayları.Kafası basmıyordu Papa Hazretlerinin yanında zibidik bir Yeni İsa.Ufacık beyni iyice küçülmüştü gelişen olaylar karşısında…Balkon koruşmasında bir Pazar günü…Yer yerinen oynadı.Roma’da Vatikan meydanı adam almıyordu.Kimse anlamıyordu Saf Umberto gibi olan-biteni. Roma hristiyanları da Amerikan hristiyan ahalisinden pek akıllı değildi.

Muhteşem oldu balkon konuşması.Yeni İsa yaşamının en büyük rolünü oynuyordu.Konuşma bitince Papa gibi ellerine yana açarak ve istavroz çıkararak selamladı San Pietro meydanadaki hristiyan coşkulu ahaliyi…Siyah pelerinini yana savurarak.Aşı tutmuştu Papaya göre.Yeni İsa farkında değildi büyük olayın.Bankalarla görüşerek,önemli mevduatın Vatikan’a gelmesini sağlayacak.Vatikan ekonomik krizden kurtulacaktı.

Konuşmaları, girişimleri, sohbetleri, hali tavrı, uzun saçları, sakalları, cinliği, çakallığı…olumlu sonuç vermişti Yeni İsa’nın. Büyük ve kutsal Vatikanın kırmızı valizinde çekler, senetleri, teminat mektupları, banka garanti mektupları, çok kıymetli özel hediyeler…teslim edildi Yeni İsa’nı eline Vatikan’ın kutsal kırmızı büyük bavuluyla. O kadarki kırmızı bavulu iki kardinal zor taşıyordu.Papalığın özel arabası ile iki kardinal ve Umberto, Yeni İsa vatikan’a geldiler. Yeni İsa Umberto’ya talimat verdi:

Değerli ve sayın kardinaller ve Umberto...Bu olaydan hiç kimse haberdar olmayacak.Papa Hazretleri ve siz bir de ben bileceğim valizin hangi odada olduğunu.Anlaşıldı mı Baba,Oğul ve Kutsal Ruh adına…”

Kırmızı özel valiz akşam üzeri iki kardinal ve Yeni İsa tarafından bordo kadife halılarla,maun masalarla,İsa’nın en değerli eşyalarıyla,ceylan derisi koltuklarla süslenmiş ve Yeni İsa’ya tahsis edilmiş özel odaya konuldu.Bir de Umberto biliyordu bankaların Vatikan Bankası’na (Istituto per le Opere di Religione) gönderdiği değerlerin hangi odada olduğunu.Çekler,senetler,hatır bonoları Vatikan için özel hazırlanmış, teminat senetleri, değerli taşlar, bonolar…Böylece Vatikan Bankası Per Di Opere Di Religione iflas veya konkordatodan kurtulacaktı.

Papa hazretleri Vatikan Bankasının iflas veya konkartodan kurtulması şerefine Kardinallere üç gün ziyafetler verdi. Masalarda bir kuş sütü eksikti.Üç gün içinde üç davete üç özel kıyafetle teşrif etti papa hazretleri…İlk gün kemik rengi bir redingot giyen papa ve geleneksel takkesini (pileolum) takan papa,büyük haccıda takkesisinin üstüne çıkarmayı ihmal etmedi.İkinci gün kırmızı kadife pelerin ile fildişi kıyafeti tercih etti.Ücüncü gün papalığı simgeleyen motifler taşıyan ipek atkı taşıyan Papa,boynundaki haccı daha belirgin bir şekilde kıyafetinin üzerine taktı.

Daha sonra Yeni İsa Papa’ya giderek üç gün mühlet istedi, bonaların, çeklerin, senetlerin, teminat mektuplarının, düzenlemesi için Bordo Kadifeli Oda’da… Üçgün odadan çıkmayacak ve kimse rahatsız etmeyecekti Yeni İsa’yı.Kapıya nöbetçiler falan kondu.

Üç gün çarçabuk geçti. Papa heyecanla Vatikan Bankasını kurtaracak çek,senet ve bonoların,teminat mektuplarının,hatır senetlerinin,kıymetlı hediyelerin bulunduğu kırımızı odaya yöneldi kırmızı bavulu almak için.

Yeni İsa’nı Tanrı ile başbaşa kalma için istediği üçgün sona emişti.Artık Vatikan Bankası kurtulmuştu.Ancak maun ve tik ağacından gösterişli kabartmalarla süslü,gümüş kaplamalı kapı kolunun bulunluğu büyük kapının önünde nöbetçi yoktu.Kuşkulandı Papa:

Umberto nöbetçi nerede..Neden bu denl irisklibir odada Yeni İsa’yı yalnız bırakıyorsunuz..”

Tüm kontrollerimde nöbetçi kapıda idi. Sayın Papa Hezretleri. Herhalde Yeni İsa göndermiştir.Uykuya yatarken nöbetçi istemediğini söylemişti.

Allah Allah diye iç geçirdi Papa... Baba,Oğul,Kutsal ruh adına bir terslik yoktur..Umberto kapıyı açtır Yeni İsa’ya. Artık emaneti yerine teslim alalım.

Umberto büyük kapıya yöneldi.İşlemeli ve kıymetli maden motiflerle süslü fanus zili elle çevirdi. Bach veya Scarletti ‘den bir noktürn çalıyordu zil sesi yerine.Ancak içeriden ses veren yok.Birkaç kez daha aynı müzik .Yanıt yok…Aldı mı Papayı büyük bir telaş…

Belki uyuyup kalmıştır içeride. Nedenini ararsanız zor bir görev ifa etti. Üç günün yorgunluğu.Vatikan Bankasını kurtardı iflastan ve konkordatodan..Hemen kapıyı açtırın”

Umberto telaşla seyirtti. Koruma müdürünü buldu. Yedek anahtarla açtılar kapıyı.Kimse yoktu içiride. Bordo kadife halılarla,kadife perdelerle,cam vitraylı vitrinlerle,Gelmiş geçmiş tüm papaların fotoğrflarıyla... İsa Mesih’in çarmıha gerilmiş büstleri ve tabloları ile…Bomboştu kırmızı özel Vatikan Odası.

İnanamadı bu duruma Sayın ve Muhterem Papa hazretleri.Kendini rüyada sanıyordu. Yada;Baba, Oğul,Katsal ruhun huzurunda.Yeni İsa’nın kaçtığına inanamıyordu kımızı özel bavul ile ,çekler,senetlere,bonolar,teminat mektupları, özel hediyeler..ile pırrr deyip uçmasın Vatikan duvarlarından.Müthiş bir çığlıkla bağırdı Umbertoya:

Nedir bu rezillik Umberto. Nereye gitti bu adam?”

Baba,Oğul, Kutsal Ruh adına…”

Bırak ulan şimdi Baba,Oğul palavralarını..Milyonlarca dolar gitti.Mahvolduk.. Vatikan’ın tüm parası. Ahki ahh. Vahki vahh. Hemen bulun ve bana getirin şu çakalı.

Muhterem Yeni İsa neden çakal olmuştu birden.Anlamakta zorlanıyordu kıt beyinli hrıstiyanlardan Umberto.

Uysal ,kutsal, asil, aristokrat, tüm hristiyan aleminin efendisi Muhterem Papa Hazretleri akçalı iş olup,menfaatine dokununca birden huysuzlaştı, canlandı, telaşlandı, hızlandı, elleri titremeye,gözleri seyirmeye, kolları ve bacakları hareketlenmeye, boynu uzamaya…tabir caizse( aman efendim günaha girmeyelim) çakallaşmaya başladı. Çakal gibi ulumaları, bağırıp çağırmaları Vatikan’ın geniş ve yüksek duvarlarını aşıp,Roma’ya yayıldı. Hristiyan ahali Papalığa teröristler bomba atıyor sanıp muhterem Papayı kurtarmaya seyirttiler.Muhterem Papa Heazretlerinin çığlıkları yeri-göğü inletti:

Nerde ula,bu çakal Yeni İsa..Malı götürdü deyyus. Hemen bulun bu çakalı.Sınır kapıları,gümrük,hava alanı…her yere benim adımla haber salın. Kırımızı bavulu istiyorum..Baba,oğul Kutsal Ruh adına…”

Bir taraftan da Umberto sağa sola koşuyor, heyecan, telaş,korku,tortu kızgın,azgın,,bir biçimde Yeni İsa’dan bir şeyler kalmış mı..Birşeyler arıyordu. Bir süre sonra heyecanla bağırdı:

Sayın Papa hazretlerii bir yazı buldum,gizil çekmecenin içinde.. bizim resmi yazışma kağıtlarına yazılmış ve sanıyorum sizin yazı takımı kullanılmış. Divit,mürekkep…”

Uzatma geri zekalı yazıyı oku”

Umberto korku, telaş, heyecanlı..bir biçimde yazıyı okudu adete bir çakal gibi uluyarak:

Bir dahaki dünyaya geldiğimde Muhterem Papa Hazretleri…Baba,Oğul,Kutsal Ruh adına…” 

 



Bu yazı 182 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI