Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
BATI BİZİ KISKANIYORDU...
Tarih: 11-06-2018 10:30:00 Güncelleme: 11-06-2018 10:30:00


Şimdilerde kimilerinin ağzına pelesenk olan "Batı bizi kıskanıyor" klişe ifadesi, bu cümleyi ifade edenler henüz ana rahmine bile düşmeden çok çok önceleri, 1930'larda net bir gerçek olguydu.

Geleceği okuma konusunda gerçek ve eşsiz bir deha olan ulu önderimiz Atatürk, ilk uçak fabrikamızı Kayseri'de 6 Ekim 1926 tarihinde açtı.
Kısa bir süre sonra Eskişehir'de uçak motoru fabrikası ile İstanbul Beşiktaş'ta Nuri Demirağ'ın planör, eğitim uçakları fabrikası üretime başladı.
1938 yılına geldiğimizde tamamen Türk malı 6 kişilik yolcu uçağı üretiyorduk.
(Havacılık konusunda derya bilgilerine ve mesleki deneyime sahip Sultani'den ilk arkadaşım, canım kardeşim Oğuz Aysen, yanlışım varsa düzeltsin)
O yıllarda askeri ve sivil havacılığın tek hakimi ABD idi. Türkiye ise bu alandaki atılımı, üretimi ve gelişme potansiyeli açısından dünyada ilk 5 ülke arasında anılıyordu.
1940'lı yıllarda çeşitli ülkelere sivil ve askeri uçak ihraç edecek konumdaydık. 
O yıllarda Avrupa'da dünya politikasının oyun kurucuları olan İngiltere, Almanya ve Fransa Türkiye'nin havacılık konusundaki başdöndürücü gelişiminden çok rahatsız oluyordu.
Türkiye, yeni oluşmaya başlayan dünyada Batı alemi için açık risk oluşturuyordu.
Evet. Açık tanımlamayla "Batı bizi kıskanıyordu".
Türkiye'nin önü mutlaka kesilmeliydi.
Fazla sürmedi.
İngiltere'nin önderliğinde Almanya ve Fransa ABD'yi ikna ederek muhteşem bir plan (!) oluşturdular.
1950'de Menderes hükümeti kuruldu.
ABD Türkiye'ye oltayı atmış ve Türk hükümeti de yemli oltayı sazan misali kapmıştı..
Marshall yardımlarıyla Türkiye'ye dost (!) ABD'de yardımları yağmaya başladı.
ABD ordusundaki paslanmaya yüz tutmuş silah, mühimmat, 
araç, gereç hatta uçaklar Türkiye'ye gelmeye başladı.
Bu durumda Türkiye'nin uçak üretmesi çok gereksiz ve anlamsızdı.
Ki, öyle oldu. 
ABD, Türkiye'deki havacılık fabrikalarının NATO standartları dışında olduğunu, bu konuda müttefik Türkiye'ye her zaman her türlü yardımın yapılacağını bu nedenle fabrikaların kapatılmasını istedi.
Sonuçta, garip rastlantıdır, Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan'ın doğum yılı olan 1954 de Türkiye'deki bütün havacılık tesisleri kapatıldı.
Türkiye, tepeden inme kararla yayını sonlandırılan drama dizileri gibi sahneden çekildi. Ne bir yeni senaryo çalışması ne de sezon finaline izin verilmeden amiyane tabirle fişi çekildi.
Evet. 
Batı bizi gerçekten kıskanmış, kabullenememişti.
Klişe bu laf yüzde 100 doğrudur.
Yüzde 100 yerli ve millidir.
Ama günümüzün sloganı değildir be hafız kardeşim.
Batı bizi Atatürk döneminde çok kıskandı.
Senin şimdi neyini kıskansın be odun kafalı?
Viskisini yudumlarken seninle sadece kafa buluyor.
Neredennn nereyeeeee!..



Bu yazı 634 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI