Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
DEVLET NASIL OLMALI?
Tarih: 26-02-2019 10:19:00 Güncelleme: 26-02-2019 10:19:00


"Devlet garson olacak" deyimi rahmetli politikacılardan Prof. Necmettin Erbakan'a aittir.

1990'lı yıllarda Çiller-Erbakan koalisyon hükümeti döneminde gün ışığına kavuşmuş, ucu açık, anlam yelpazesi geniş bir vecizedir.
Devletin tüm kurumlarıyla halka en kaliteli, en hızlı, en doğru ve düzgün hizmet sunması gerektiğini vurguluyordu.
Devlet adeta bir garson gibi müşterisine güleryüzle hizmet etmeliydi..
Necmettin Hoca bu cümleyi nasıl buldu? 
Yurtdışı gezisinde mi keşfetti?
Sohbetini sevdiği bir dostundan mı duydu?
Bir düşünürün makalesinden mi aldı?
Çarpıcı bir olaydan esinlenerek kendisi mi kurguladı?
Bir spontane olaydan mı fışkırdı?
Yoksa rüyasında mı işitti? 
Bilmiyoruz ve bilemeyeceğiz.
Neyse.. Zaten konumuz bu değil.
*************
Yakın geçmişe kadar devlet hemen her sektörde faaliyet gösterirdi.
Kısaca KİT olarak anılan işletmeleri politikacıların yakınları ve tanıdıkları doldurduğu için halk arasında "Arpalık" olarak anılırdı.
Kesintisiz ve zahmetsiz bir beslenme kaynağıydı.
Bunların arasında bir de TURBAN adlı turizm kuruluşu vardı.
Günün birinde TURBAN'ın Yönetim Kurulu üyeliğine partili dostunun marifetiyle bir adam atanır.
Adam böyle bir göreve getirilecek nitelikte değildir.
Geçmişi, bilgi birikimi, kişiliği böyle bir makam için uygun değildir.
Kısacası, tepeden inme atanan adam, eski deyimle liyakat sahibi değildir.
Doğal olarak tepki çeker.
Muhaliflerden birisi bu adamın geçmişini araştırır. Devletin TURBAN Yönetim Kurulu üyeliğine atanan adam, işi ve mesleği olmayan siyasetçi yalakası, bir müddet garsonluk yapmış ancak başarılı olamamış, çevresinde fazla sevilmeyen sıradan bir vatandaştır.
Bu sonuç Erbakan Hoca'nın kulağına fısıldanır.
Veeee.. hoca aldığı pası adeta 90'dan filelere takarak hafızalara kazınacak müthiş bir gol çakar.
-Ben devlet garson olacak dedim. Garson devlet olacak demedim ki!..
İnce espriye, ironiye bakar mısınız?..
Devlet, vatandaşına garson olacak ama garson devletin yönetimine geçmemeli demek istiyor.
*****************
Bu cümle bence demokrasi tarihimizin en çarpıcı, en ironik, en düşündürücü cümlelerinden biridir.
Devleti babalarından kalan miras gibi gören ve kendi meşrebine göre yönetmeyi marifet sayan politikacıların dikkatine sunmak isterim.
Günümüzün politikacıları da kendi akrabalarını, yakınlarını ve dostlarını, yeteneklerine bakmadan önemli görevlere atamakta sakınca görmüyorlar. 
Liyakat, tanzim satıştan alınacak bir değer değildir.
Odacıdan müsteşar, veterinerden büyükelçi, şoförden anayasa uzmanı devşirmeye çalışırsanız, ruh beden ve akıl sağlığınız olumsuz etkilenir.
Ki, memleketin durumu da işte biraz böyle "ortaya karışık" pozisyonunda.
Ahh ahh Bay Kemal. Bütün bunların tek sorumlusu sensin.

 
 


Bu yazı 3412 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI