Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
OY KATARIM KATARIM MEMLEKETİMİ DE SATARIM
Tarih: 03-12-2020 10:57:00 Güncelleme: 03-12-2020 10:57:00



Türkiye’nin arazileri, AVM’leri, limanları, askeri tesisleri, fabrikaları, tepeleri, madenleri, sahilleri, koyları, şirketleri, markaları, yalıları, köşkleri.. yetmedi kanal İstanbul projesinin en değerli toprakları Katarlı’lara satılıyor.
Bunlar da yetmiyor Borsa İstanbul’un yüzde 10’u satılıyor.
Dış basında “Türkiye’yi Katarlı’lar alıyor” türünde haberler yoğunlaşıyor.
Satmışım anasını ben bu memleketin!.. (Bir süre önce kaybettiğimiz güzel insan sevgili arkadaşım Ferdi Özbeğen ile o ünlü parçasının ufak bir değişiklikle birlikte söylediğimiz nakarat bölümünü coşkuyla, özlemle ancak kendisini de saygıyla, rahmetle anaraktan)
******
Aslında gündeme gelmeyen önemli soru şu: Bunlar Katar’a mı satılıyor, yoksa şeyh ailesine mi? Şayet aileye satılıyorsa, kime veya kimlere?..
Zira Katar’ın halen yaşayan ve tacını oğluna bırakan emiri El Thani’nin 3 tane karısı var. Şeriat ile yönetilen Katar’da şeriat hukukuna göre bu üç kadının da eşit hakları var.
Eşlerinden ikisini hiç görmedik, tanımıyoruz.
Dert etmeyin, Türkiye’nin malını mülkünü satanlar da zaten tanımıyor.
Dahası Katar ahalisi de bu kadınları pek tanımıyor.
Tanınan tek kadın Şeyha Moza. Şeyha, şeyhin karısı anlamına geliyor.
Kadının açık adı Moza Binti Nasser Al Missned.
Kendisi 1959 doğumlu.
Sosyoloji mezunu, kültürlü, güzel, bakımlı, zengin, zarif bir peri kızı adeta.
Hatta modern çağın Kleopatra’sı.
Arap aleminde kendisini kıskanmayan kadın yok.
Kıyafeti, saç stili, duruşu, yürüyüşü, oturuşu, gülüşü.. her yönüyle çok özel bir marka gibi.
Moda dergilerine kapak olacak nitelikte dünyada benzeri az bulunan olgun bir afet. Bir moda ikonu.
Çok farklı hayır kuruluşlarında aktif görevleri de var.
1977 yılında baba emir ile evlendiler. 5 erkek ve 2 kız çocukları var.
Katar’ın bugünkü emiri 7 çocuktan en büyüğün bir ufağı olarak 2013 yılında taç giydi ve babasının arzusuyla Katar’ın başına geçti.
Emir ailesinin malını, mülkünü, parasını, servetini bir çırpıda hesaplamak mümkün değil.
500 tane hesap uzmanı biraraya toplansa, Dolar kurundan servet beyanını acaba kaç haftada çıkarırlar?..
Ailenin, başta Londra ve Paris olmak üzere dünyanın pek çok kentinde gayrimenkulleri, şirketleri bulunuyor.
Örneğin Londra’daki görkemli ABD Büyükelçiliğinin arazi ve binalarının mal sahibi baba emir.
Herhangi bir şehirde daire veya binayı değil, sokağı değil, onlarca binadan oluşan o adayı veya semti satın alıyor.
Bu arada Moza, Kanal İstanbul sahilinde de geniş bir arazi aldı (elbette proje gerçekleşirse!..)
Üç karısından biri olan Moza, Paris’te bir abiye kıyafet diktiriyor ve çok hoşuna gidiyor. Sürpriz yapmak isteyen baba emir gidip aynı yerden 3-4 benzer kıyafet almak yerine stilist ve modelistleri başta olmak üzere tüm çalışanlarıyla birlikte o modaevini satın alıyor.
Adam adeta, reklam çıngılıyla “her genç kızın rüyası Zetina dikiş makinesi..”
Karısı Moza’nın ağzının içine bakıyor.
Moza’nın oğlu bugünkü Katar emiri Temim 1980 doğumlu, İngiltere’de eğitimini tamamlamış, iki eşi bulunan, spora özellikle de futbola düşkün birisi.
Dünyanın en zengin insanları listesinde yer alan emir aynı zamanda Uluslararası Olimpiyat Komitesi üyesi. Genç adamın bir süredir en büyük arzusu Dünya Kupası finalinin Katar’da oynanması.
Bu arzusunu öğrenen Recep Tayyip Erdoğan Türkiye Futbol Federasyonu’na emir verdi ve önümüzdeki yıl Türkiye Şampiyonluk finali başkent Doha’da oynanacak.
Emir Temim ve TC Cumhurbaşkanı Erdoğan uzun boylarıyla sanki kardeş gibiler.
Birbirlerine sevgiyle, saygıyla sarılıyorlar.
İki kanka, ayrılmaz ve çok iyi anlaşan iki kardeş gibiler.. Ancak.
Astroloji dünyasına inananlar için bir not düşeyim.
Temim İkizler, Erdoğan ise Balık burcundan. Balık ve İkizler burçları birbirlerine terstir, kadın veya erkek farketmez, birbirlerini sevmezler ve ilk fırsatta düşmanlıklarını ilan ederler. Münafıklık yapmak istemem ama bir tarafa not edin ve bekleyin!..
*******
Şimdi dönelim ana konumuza.
R.T. Erdoğan Türkiye’nin malını-mülkünü kimselere danışmadan, bilgi vermeden dilediği fiyattan dilediği kişiye satıyor.
Neler satıldı, kaç paraya satıldı bilen yok.
Özel koşullar, ortaklıklar ve kullanım hakları var mı, kimseler bilmiyor.
Satılan tüm değerlerin yarınlarda hangi Katarlı’nın eline geçeceğini kimse bilmiyor. Vasiyet var mıdır? Bu gayrimenkuller hangi hukuka göre şekillenecektir?
İçlerinde milli güvenliği birinci dereceden ilgilendirenler veya çok stratejik konuma sahip olanlar çıkarsa bu pürüzler nasıl düzeltilecektir?
Satışlarda özel koşullar var mıdır, varsa yetkili merciler neresidir.
Bugün “Aldım parayı, verdim gitti” mantığıyla satılan milli değerlerimiz çok yakında iktidar dahil çok şey değiştiği zaman ne şekil alacak acaba?
Babandan kalan mirası satmıyorsun hafız.
Bunların hepsinin hesabı günü gelince sorulacak.
Uhuletle ve de suhuletle.
“Oy Katarım Katarım,
Memleketimi de satarım..” diyorsan şayet, bu işin sonu, "Kötü adam" Erol Taş’a kadar uzanacak derim.

 



Bu yazı 4992 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI