Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
PADİŞAHLIK SİSTEMİNE HAYIR
Tarih: 01-03-2017 14:44:00 Güncelleme: 01-03-2017 14:44:00


İslam dünyasında cumhuriyet rejimiyle yönetilen ilk ve tek ülke olma ayrıcalığını taşıyan Türkiye’nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor.
Kurtarıcısı, ulu önder Mustafa Kemal Atatürk sayesinde, sıfırdan güçlü bir   devlet haline gelen, kendini doyurabilen, üretip katma değer yaratabilen, modern Batı dünyasında kendine saygın bir yer edinen Türkiye bu özelliğini son yıllarda maalesef kaybetti.
AKP’nin öngörüsüz, çapsız, acemi    politikaları yüzünden başta bölgemizde olmak üzere bütün dünyada ağırlığımızı kaybettik, yalnızlığa itildik.
Bunun en çarpıcı örneği Suriye bataklığında yaşanıyor.
Türkiye yurtiçinde ve dışında enerjisini boşa harcıyor.
Oysa tarımdan hizmetler sektörüne,   turizmden sanayiye başarmamız gereken onlarca ciddi sorunumuz var.
İhracatımız yaklaşık 3 yıldır düşüyor. Dolar değer kazanırken ihracatımız artacağına geriliyor.
Akdeniz çanağında Fransa, İtalya, İspanya gibi turizm devlerine adeta kafa tutar hale gelmiştik. Turizm tesislerimiz düşman çatlatıyordu. Türkiye dünyanın en cazip turizm adreslerinden biri haline gelmişti.
Şimdi düştüğümüz duruma bakın. Türk turizmi iflas durumunda.
Tarımda, hayvancılıkta, sanayide, ticarette acilen çözümlenmesi gereken sorunlar ortada duruyor.
Sokakta gezen genç işsizler, adeta sadaka gibi maaş alan emekliler, kaderlerine terk edilmiş özürlüler, engelliler hep bu ülkenin vatandaşları ama hepsinin ortak yanları mutsuz olmaları. Hukuk, güvenlik, sağlık ve eğitim        sistemlerimiz sorunlar yumağı içinde. Nereye elini atsan “.. bu kadarı da olamaz..” dedirten şaşırtıcı ve trajikomik görüntüler.
Türkiye borç batağı içinde. Vatandaş kredi kartlarıyla yaşama tutunurken her sektörde şirketlerin borçları sürekli    yükseliyor. Şirketlerimiz giderek artan kamu maliyetleri nedeniyle rekabet gücünü kazanamıyor.
Sözün özü; Türkiye 15 yıllık AKP döneminde gerçekte sağlıklı ve dengeli büyüme göstermedi. Nüfus artışı ve    şehirleşme göz önünde tutulduğunda sorunlar ve mutsuzluk arttı. 
Türkiye, yaşamaktan mutluluk duyulan bir ülke olmaktan çıktı.
Modern Türkiye Cumhuriyeti AKP sayesinde yüzünü Batı’dan çevirip Doğu’ya döndürdü. Dinci eğilimler,  yobazlık hortladı.
Üstelik bütün bunlar AKP’nin yalanlarıyla, palavralarıyla, geleceğe yazılan boş vaatlerle gerçekleştirildi.
Vatandaş aldatılıyor ama önüne konan havuçlar nedeniyle sesini çıkartmıyor. Kaderine razı olmuş, çaresiz suskunluk içinde.
Bu manzara içinde Türkiye anayasa referandumuna gidiyor.
Niçin?
Tek bir kişi için.
R.T. Erdoğan yargı, yürütme, yasama güçlerini eline alsın ve bu çağda Türkiye’yi padişah gibi yönetsin diye.
Ordunun da başkomutanı olsun, hiç kimselere hesap vermesin diye.
Karısını, kızını, oğlunu, damadını veya dilediği kişileri dilediği yetkilerle donatsın, 80 milyonluk ülkeyi kendi malı gibi yönetsin diye.
Yanlış da yapsa, kamunun şirketlerini, hazinenin mallarını satsa ve hatta vatanın bir kısmını da devretse hiç    kimseye hesap vermesin, hesap sorulmasın diye.
Bunun adı da Türk tipi olsun.
Böyle bir yetki dünyada yok. Kabile toplumların diktatör reisleri veya krallarında bile yok, zira anayasal       kurumlar ve daha önce kurulmuş olan kuvvetler ayrılığı bu toplumlarda yok.
Bizde laik, demokratik cumhuriyete hayat veren yargı, yürütme, yasama erkleri olacak, bunları kontrol edecek ve 4. kuvvet olarak anılan bağımsız basın bulunacak ama konu mankeni gibi bir köşede işlevsiz tutulacak.
Türk milleti tek bir kişinin güdümüne giremez.
Anayasa referandumunu gündeme   taşımak bile büyük hatadır. Türkiye içerde ve dışarda bunca sorunla boğuşurken, enerjimizi boşa harcamamız gerekirken, halletmemiz gereken onlarca ekonomik ve sosyal sorun varken dikkatleri başka yöne çevirmek ve bir milleti ortadan ikiye   ayırmak büyük hatadır. Bu hatanın faturası mutlaka ödenecektir. Bu faturayı hepimiz ödeyeceğiz.
Geriye dönüp eleştiri yapmak için vakit geçti. Şimdi önümüze bakalım. Anayasa referandumunda hayır oyu kullanmak aklın, vicdanın, adaletin ve vatanseverliğin bir gereğidir.
Futbol takımını aptalca destekleyen fanatik taraftarlar gibi, tek adamlığa evet diyecek izansızlara Allah akıl versin    demekten başka sözümüz olamaz.

 



Bu yazı 9321 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI