Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
TÜRKİYE'NİN İÇİNE ETTİNİZ!
Tarih: 02-02-2017 10:53:00 Güncelleme: 02-02-2017 10:53:00


Hırsızlık olaylarına sosyal medyada son günlerde sıkça yer veriliyor. Alışverişe çıkan bir arkadaşım, evine döndüğünde odaların talan edildiğini, aynı sokakta bulunan karakola koştuğunu ancak polislerin sadece    dinlediğini hayretle anlatıyor.
Bir başka arkadaşım, güvenlikli iş merkezindeki ofisine giren hırsızın ertesi gün yakalandığını ancak mahkemede serbest bırakıldığını anlatıyor.
Adi suçlarda, hırsızlık, gasp gibi olaylarda son dönemde patlama var. 
Bu kadar karnı aç, mesleksiz mülteciye kapılarını açar içeriye buyur edersen sonuç işte böyle kaçınılmazdır arkadaş.
Kaybedecek hiç bir şeyi bulunmayan, aç, sefil konumdaki insan etrafına saldırır, zarar verir. Adi olaylardaki artışa tek neden mülteciler değil elbette. Sokaklarda gezen işsiz, mesleksiz, umudu tükenmiş, karnı aç, cebi boş vatan evladı da az değil...
Öte yanda ekonomide iç karartıcı manzara sürüyor. Enflasyonun artışı yönünde ciddi sinyaller yanısıra, döviz kurları her hafta yeni bir rekor kırıyor. İhracatta iki yıldır kronik rahatsızlık var. İşsizlik, endişe verir şekilde her ay artıyor. Tarım-hayvancılık sektörleri perişan, üretici borç içinde, hayatından bezmiş durumda. Sanayimiz pahalı ve katma değer yaratmaktan uzak üretim yapıyor, rekabet gücümüz zayıflamış  durumda. Turizm çoktan bitmiş, Türkiye otel çöplüğüne dönmüş durumda. Hizmetler ve ticaret sektörleri yıkılmamak için mücadele veriyor. İnşaat sektörü tıkanmış durumda. Yabancı  sermaye vurup kaçıyor.
Bütün bu olumsuzlukların sonucu olarak dış borçlarımız sürekli yükseliyor ve Türkiye ekonomisi iflasa sürükleniyor.
2017 yılını böyle karşıladık.
Ancak bütün sorunlar keşke bu kadar olsa. İçerde dinmeyen terör belası bütün hızıyla sürüyor. Patlayan bombalarla parçalanan insanlar bir yanda, vatani görevini yaparken kalleşçe şehit düşen gencecik aslanlar diğer yanda. Haber bültenleri cenaze törenleri programlarına dönüştü. Bunun üzerine bir de Suriye bataklığına sürülen Türk askerinden gelen kahredici haberler. Kendi vatanından uzakta, ne için, kimin için can vereceğini bilmeden çarpışan   vatan evlatları...
Nedir bu felaket manzarası?
Kimdir bunun sorumlusu?
Yanıt apaçık ortada. 
15 yıldır Türkiye’yi tek başına yöneten AKP iktidarı ve elbette partinin başı olan R.T. Erdoğan bu manzaranın              sorumlusudur. 
Ortada bizleri mutlu edecek, gururlandıracak, yarınlara güvenle bakmamızı sağlayacak tek bir olay, bir başarı, bir girişim hatırlıyor musunuz?
Hal böyle iken, bu ülkenin kurtarıcısı ve kurucusu ulu önder Atatürk’e her zeminde, her fırsatta dil uzatmaya       yeltenen adi, nankör, pislik şerefsizlerin varlığı sanki her geçen gün artarken, Türkiye modern dünyadan hızla        uzaklaşıyor.
Türkiye’nin çağdaş Batı dünyasında artık yeri kalmadı.
AKP sayesinde 1. ligde oynayan Türkiye artık 3. ligde yer alıyor.
Birkaç dandik Arap aşiret devleti ile ilkel Afrika kabilelerinden başka yüzümüze gülen kalmadı. 
15 yıllık AKP döneminde Rusya’yı da kaybettik, İsrail’i de, İran’ı da kaybettik Suriye’yi de.. Müttefikimiz ABD ile ipler gerildi, Avrupa’dan dışlandık.
Ne biçim dış politikadır böyle? Bundan daha başarısız, daha kötü dış politika ancak savaş ilan etmekle mümkün olur.
Türkiye özellikle son 3 yıldır içerde ve dışarda tarihinin en kötü, en başarısız, en karanlık dönemini yaşıyor.       Gazeteciler sudan sebeplerle tutuklanıyor, eğitim müfredatı sinsice şekil değiştiriyor. Hapishaneler tıka basa dolu. Pek çok tutuklunun iddianamesi hazır değil. Türkiye barış, huzur, güven adası olmaktan çoktan uzaklaştı.
Türkiye yaşanılır, yaşanmaktan keyif alınır bir ülke olmaktan uzaklaştı.
Şimdi bu koşullar altında yeni bir Anayasa için millet referandum sandığına gidecek.
Aslında Anayasa yutturmacası adı altında tek adamlığa, padişahlığa, diktatörlüğe geçilecek.
Neden? Bir kişinin ömrünün sonuna kadar başkanlık koltuğunda oturup dokunulmazlık içinde hesap vermeden yaşaması için mi?
Türkiye bunu kaldırabilir mi?
Referandumun sadece adı ortaya atıldı millet iki kutba ayrıldı. Bu ayrışma, bu kabullenememek hatta bu kin ve       düşmanlık bile ortalığı karıştırmaya yetti. Bir de referandum yapılsın, sonuç hangisi çıkarsa çıksın siz o zaman görün yüce Türk milletinin akıbetini. Her iki ucu pis değnek. 
Yazık. Türkiye’nin içine ettiniz.



Bu yazı 9465 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI