Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
ÖLÜM KOL GEZİYOR MU?
Tarih: 18-12-2018 06:14:00 Güncelleme: 18-12-2018 06:14:00


Her ölüm erkendir.

Canlılar için ölüm haktır.
Tamam. 
İtiraz eden yok.
Ama.. Son bir aydır hergün, bazı günler üç-dört ölüm haberi alınca insanın kimyası gerçekten bozuluyor.
Her sabah "Bugün acaba kimlerin acı haberini alacağız" paronayasına kapılmanın, şu fani dünyada naçiz bedenimde kalıcı hasarlar bırakmasından ciddi endişe duymaya başladım.
Kabul gören bir gerçektir.. Her iki bahar da ölüm sezonudur.
Sezon sonu tenzilatlı satış gibi alıcısını bekler. 
Mevsim değişimlerinde bozuk olan beden sağlığı iklim değişiminde direncini kaybeder ve malum son kapıyı çalar.
Hastalık deriz, yaşlıydı deriz, çok çekti garibim deriz, yalan dünya deriz.. deriz de deriz.
İyi de.. Gençleri, çocukları, hayatının başlangıcındaki sübyanları hangi kategoriye sokacağız?
Bunca basit nedenli kazalar, terör olayları, şiddet, soygun, tecavüz, organize eylemler, kan davası, narkotik ve kriminal olayların sonuçlarına göre güzel ülkemiz adeta yarım kapasite çalışan mezbaha gibi!.. Her taraf kan kokuyor.
Önceden sadece ana-baba ölüm haberlerini alırdık.
Ya şimdi?.. 
Yeğenim, kardeşim, eniştem, iş arkadaşım, ablam, site komşumuz.. ve benzeri tanımlamalarıyla başlayan yığınla acı haber hız kesmeden ekranlarımıza düşüyor.
Azrail adeta bu coğrafyada şimdilerde fazla mesai yapıyor.
Özellikle son bir aydır iletişim dünyamın rengi siyah oldu.
Bu kadar mı olur? isyanına kalkışmanın elbette hükmü yok ancak böylesi bir yoğunlaşmayı analiz edememek beni gerçekten rahatsız ediyor.
Yaşam koşullarının giderek zorlaşması, beslenme dengesizliği, gelir düşüklüğü ve artan borçlar, gelecekle ilgili pembe düşlerin yok olması, işsizlik, huzursuzluk yanısıra ülkede politik iklimin giderek gerilmesinin insanları ayrıştırması, bütün bireylerin adeta stres içinde yaşamaları, kültür, sanat, müzik, dans, seyahat gibi insanları rahatlatacak adımların unutulması ve bütün bunların doğal sebep-sonuç ilişkisi olarak genel tanımla mutsuz insan olmamızın bu tabloda acaba pay var mıdır?
Yok demek mümkün müdür?
En son hangi konsere, kabareye, tiyatroya, sinemaya gittiniz? 
Son olarak hangi favori mekanda loş ışıklar ve sizi saran melodi eşliğinde dans ettiniz? 
Son olarak hangi restorantta yakın arkadaşlarınızla keyifli bir akşam yemeği yediniz?
Son olarak ciddi maddi zorluk çeken hangi dostunuza, arkadaşınıza yardımcı oldunuz.. türünde onlarca soruyla listeyi uzatmak mümkün.
Yaşam umuttur, sevgidir, tutkudur, yardım etmektir, dert dinlemektir, hoşgörmektir, inançla yaşamaktır, üretmektir, gezmektir, eğlenmektir, affetmektir en çok da sıcak bir gülüştür.
Haddim olmayarak; En son ne zaman güldünüz acaba?
Buna samimi cevap verebildiğimiz takdirde galiba vefat haberlerinin yoğunlaşmasına da göreceli doğru yanıt vermek mümkün olabilir.
Herkese sağlıklı, neşeli günler.



Bu yazı 9655 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI