Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
ABDİ ABİSİZ 40 YIL
Tarih: 01-02-2019 06:23:00 Güncelleme: 01-02-2019 06:23:00


Türk basınının efsane ismi Abdi İpekçi 1 Şubat 1979 günü demokrasi düşmanı hainler tarafından ortadan kaldırılmıştı.

Aradan tam 40 yıl geçti.
Teşvikiye'deki evinin sokağının başında, kendi kullandığı BMW otosunun direksiyonunda Mehmet Ali Ağca tarafından kurşunlandı ve orada can verdi. 
49 yaşındayken aramızdan ebediyen ayrıldı ve Zincirlikuyu'da istirahate çekildi.
Katil Ağca, kısa bir süre sonra yakalandı ve kendisine Oral Çelik ile Mehmet Şener'in de yardımcı olduğu anlaşıldı.
Ağca, o dönemde Türkiye'nin en iyi korunan Maltepe Askeri Cezaevi'ne konuldu ancak 5 ay sonra Abdullah Çatlı tarafından kaçırılarak Yunanistan'a, oradan da İtalya'ya gitti.
Ağca, 13 Mayıs 1981 tarihinde de bütün dünyada flaş haber olarak duyurulan "Papa'ya suikast" eylemini gerçekleştirdi. Papa II. Jean Paul Roma Vatikan'da Ağca'nın kurşunlarına hedef olmuş ancak şans eseri ölmemişti.
Müebbet hapse mahkum olan Mehmet Ali Ağca, cezaevine kendisini ziyarete gelen Papa'nın affettiğini açıklaması üzerine İtalya Cumhurbaşkanı Ciampi tarafından Türkiye'ye iade edildi.
Ağca, Türkiye'de aftan yararlanarak dışarı çıktı, bir başka suçtan tekrar içeri girdi ve sonuçta 2010 Ocak ayında tahliye edildi.
*****************
Türk basınında muhabir, köşe yazarı, genel yayın yönetmeni ve mesleki kuruluşlardaki aktif görevleriyle haklı bir üne kavuşan Abdi İpekçi Milliyet Gazetesi'ni güvenilir, prestijli gazete haline getirmişti.
Dürüst gazeteciliğin temel taşlarından biri olan İpekçi'nin mesleki titizliği onu tanıyanlar tarafından günümüzde bile konuşulmakta, anılmaktadır.
Basın sektöründe olgun yaşa ulaşanların Abdi beyle anlatabileceği anısı mutlaka vardır.
O kişilerden biri de benim.
Galatasaray Lisesi'nde Orta 3. öğrencisiyim ve okulu bırakıp, kestirmeden gazetecilik mesleğine geçmek istiyorum.
Okuldan abimiz olan İpekçi'nin Milliyet'ini düzenli olarak okuduğum için kendisinden yardım istemeye karar veriyorum.
Ve bir gün Cağaloğlu'ndaki eski ufak binaya gidip Abdi abiyle minicik kendi odasında başbaşa görüşüp isteklerimi anlatıyorum.
Beni dikkatle dinledikten sonra izlemem gereken yol haritasını tane tane anlatıyor ve hayatımın reçetesini yazıyor. Okulum bitecek, mesleğimle ilgili yüksek tahsil yapacağım, en az bir yabancı dilim olacak.
Bu arada tatil dönemlerinde aylık veya haftalık yayın organlarında amatörce görev alarak basın dünyasında çevre edineceğim. Yıl 1967.
Öğütlerini aynen tutuyorum..
Okulumu bitiriyorum.
Paris'te Yüksek Gazetecilik Okulu'ndan mezun oluyorum.
Hürriyet Gazetesi'nde dikkat çekici pozisyonda muhabirliğe başlıyorum.
Ve elbette 1967'den itibaren tatil dönemlerinde basın dünyasının içinde oluyorum.
Abdi abinin çocukluk dönemimde bana verdiği öğütleri aynen tutuyor hatta daha fazlasını gerçekleştiriyorum. 
Mesleğe profesyonel olarak başladıktan sonra toplantılarda yanına gidip saygımı ifade ediyorum ve gerçek bir abi yakınlığıyla sırtımı sıvazlıyor.
Gazete imtiyaz sahibi sıfatımı da 1995 yılında kazanıyorum.
Basılı gazetemizin yayınına 22 yıl sonra ara verdik şimdi haber sitesi olarak yola devam ediyoruz.
Logomuz ise "EKONOMİK DURUM"dur. 
"Durum" başlığı Abdi İpekçi'ye atfen konmuştur. 
Zira Abdi abinin Milliyet'teki ünlü köşesinin adı "Durum" idi.
40 yıl önce akşam saatlerinde acı haberini alınca içimden sanki bir şeyler akıp gitmişti.
O ruh halini bugün de aynen yaşarım.
Mekanın cennet olsun Abdi abi. 
Sizi hep özlemle andım ve anacağım.



Bu yazı 7005 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI