Bugun...

Emre Aygen
KARAOĞLAN
Tarih: 01-11-2016 11:06:00 Güncelleme: 01-11-2016 11:06:00


Türk halkı kalbinde bir Karaoğlan’ı yarattı, onunla birlikte oldu. Onun partisine oy vermeyen de, ona karşı duranlar da Karaoğlanlarını kendi içlerinde yarattı. Şiirlerine, Miting hitaplarına ve  o sözlere şarkı besteleyenleri hiç unutmadı. Bülent Ecevit’in  şiirinde ne vardı? “Takalar geçiyor yükle yürekle, Takalar geçiyor emekle dolu, Günlük güneşlik kıyılardan kopmuş denizlerde Anadolu”. Doğan Canku da bu sözleri besteleyerek unutulmayan bir melodiyi zihinlerimize çaktı gitti. 
5 Kasım günü, başkent Ankara’da beş kez Başbakanlığa halkın oyları ile gelmiş Gazeteci, Şair ve       Politikacı Bülent Ecevit’in kaybettiğimiz günden bu günlere  10 sene geçti. Kolay değil. İçinde bulunduğumuz bu günlerde refaha nasıl çıkacağız diye düşüneceğimize yakın hem de çok yakın tarihimizde neleri atlattığımızı, nerelere nasıl geldiğimizi çok iyi anlayabilirsek belki bu günlerin sorunlarını çözmekte faydalanacağımız pek çok olay olduğunu çabucak görebiliriz. 
1950’lerde CHP’nden önce Milletvekili olmak için mücadele eden Bülent Ecevit, siyasete  girerken attığımız büyük adımlara bir tanesini daha eklemek ve bu konuda değerlendirmeleri sadece veya sadece halka anlatıp onların tepkileri ile ilerlemek, CHP’ne Genel Sekreter olmak, CHP Genel Başkanı olmak ve Başbakan olmanın yollarını alın teri ve büyük bir mücadelesi ile halka sunmuş olmak ve takdir görmek. Kısa gibi görülmesin genç bir çiftin yaşam hayatıdır bu. Bülent ve Rahşan Ecevit! 
Siyasi arenada Milletvekilleri vardır. İktidar vardır. Genel Kurmay vardır. 
Cumhurbaşkanı vardır. Gazeteleri yaratan Gazeteciler vardır. Bir de sıfatı az bilinen ya da sıfatı olmayan koskocaman bir Türk Halkı vardır. O halk daha önce sözünü etiğim sıfatların çok önündedir. Gazeteci olarak Bülent Bey’in  iktidarda olsa da olmasa da, O’nun partisine oy veren de   vermeyende Halk olarak Karaoğlan’a kendi kalplerine göre bilgi verdiklerini ve bunların her zaman doğru olduğuna şahit oldum. Ecevit ile birlikte yola çıkan, Milletvekili olan, Bakan olan, Meclis Başkanı olan, Cumhurbaşkanı olan dahil, farklı amaçlarla farklı emeller için işbirliği yapanların yaptıkları şöyle veya böyle Bülent Bey’in haberi olurdu. Haber veren sadece Karaoğlan’a inanan halk idi. Bülent Bey de Halkı çok iyi anlayan, şikayetlerini de isteklerini de anlayan bir politikacıydı. Gözler her zaman sözlerden çok daha güçlü bir iletişim idi. Bülent Bey’de de çok iyi bilen kişilerden biriydi.
15 Temmuz oldu. Sonuçlar hala ortalarda, sonuç bir başka bahara. Bunu hissederek sizlere 2004 yılında Bülent Ecevit ile yaptığım röportajımı sizlerle paylaşmıştım. Bülent Bey’e “Türkiye’de askeri darbe bir daha yaşanır mı?” diye sordum, cevabı “Olur!” demişti. Bizler ister askeri darbeler, isterse Halka “Lozan Antlaşması hatalarla dolu” veya “Kurtuluş Savaşı hiç olmadı” demekle   birbirimizi yiyen bir ülke olma içerisindeyiz. Bülent Ecevit’i anıyoruz niye? Ona sevgimiz, duygularımız, anılarımız için mi? Kesinlikle hayır. CHP, Ecevit gibi yüzde 47.8’lik oy niye alınmıyor? Parti bunları düşünüp, neleri yanlış yaptığımızı bir bilsek iktidar çoktan yol almaya başlamış olacak. Parasız kalan FETO’cuları Meclise getirip iktidar olunmuyor. Şu partiye   oy verenler arasında bir anket yapılsa, CHP’ye mi oy veriyorsunuz yoksa Kılıçdaroğlu’na mı veriyorsunuz deseler oy vermeyen yüzde 24’ü de katarsanız sonuç Bülent  Ecevit olamamanın, Karaoğlanlığın her keze verilmediğini  göreceğiz ama ne zaman.

Ankara’da biz ARAYIŞ Grubu olarak 5 Kasım günü Çankaya Belediyesi Kara Sanat Galerisinde Bülent Ecevit’in     fotoğraf sergisini açacağız.  Posterin sloganı “Yaralı Güvercin”. Anlayana. Bu sergiye katkıda bulunan Cumhuriyet Gazetesi, Milliyet Gazetesi, Ara Güler, Coşkun Aral, Ergun Çağatay, Ergin Konuksever, Mahmut Turgut, Cemre Birand’a katkılarından dolayı çok teşekkürlerimi sunarım. Bülent Bey Gazeteci olunca biz emekçi Gazeteciler için içimizden bir dost diye baktık. Mekanı Cennet olsun.



Bu yazı 19636 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI