Bugun...

Eyüp KARADAYI
KENEVİRE DAİR HER ŞEY
Tarih: 04-10-2017 06:50:00 Güncelleme: 04-10-2017 06:50:00


Dünyanın çeşitli ülkelerinin çeşitli bölgelerinde tüketimi ve satışı çeşitli ölçülerde serbest olan kenevirin ekimi ve tüketimi Türkiye'de yasaktır ve uyuşturucu sınıfından sayılır.
Fakat, 29 Eylül tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan habere göre 19 ilde kenevir üretimi yasallaştırıldı.
Dünya çapında esrar olarak yoğun bir şekilde tüketilse de aynı zamanda çok da kötü bir şöhreti vardır. İngiltere'de "The Lancet" medikal dergisinin yayınladığı bir araştırmaya göre tütün ve alkol ürünlerinden daha az zararlı olan bu bitkinin, keyif verme ve sarhoş etme dışında yüzlerce yararı ve kullanım alanı da vardır. İşte bu farklı kullanım alanları ve tüm bunlara rağmen neden yasak olduğuna dair 24 maddelik içeriğimiz...


1. Kenevir (Cannabis), Cannabaceae familyasına ait, tek yıllık bitki cinsidir. Anavatanı Orta Asya'dır.
 

Cannabis sativa/Cannabis indica türü esrar olarak bilinir. Bunun etkin maddesi ise THC yani Tetrahidrokannabinol'dür. Esrarın kullanım tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Divan edebiyatında da birçok şair esrar ile ilgili rubailer, şiirler yazmışlardır. Türklerin İslamiyetten önceki Şaman döneminde de yoğun olarak kullanılırdı. Şamanların esrar etkisi altında geleceği gördüğüne inanılırdı.


2. AIDS ve kanser tedavisinde kemoterapi ve radyoterapi etkilerini azalttığı ve radyasyon temizlemede faydalı olduğu tıp çevreleri tarafından onaylandı.
 
ma, kalp, epilepsi, astım, mide, uykusuzluk, psikoloji, omurga rahatsızlıkları gibi en az 250 hastalıkta kenevirin etken maddesi THC kullanılıyor. Bazı doktorlar bilinçaltı temizliği için kenevirin alternatifi olmadığını belirtiyorlar.
3. 1 dönümlük kenevir tarlası, 25 dönümlük orman kadar oksijen üretir.
 Havanın bu kadar kirlendiği, ormanların hızla yok edildiği bir dünya için oldukça faydalı bir özellik.


4. Bir dönüm kenevirden, dört dönüm ağaca eş kâğıt çıkar.


 Üstelik bir ağaç 20-50 yılda yetişirken kenevir dört ayda yetişir. Yeterli ışık ve ortam sağlanırsa yılda 3 kez yetiştirilebilir. Bu sayede daha kısa sürelerde ve çok daha düşük maliyetlerle, çok daha fazla miktarda ve iyi kalitede kağıt üretilebilir.


5. Ağaç 3 kez kağıda dönüştürülebilirken, kenevir 8 kez dönüştürülebilir.
 Hem ekonomik açıdan hem de çevre temizliği açısından büyük bir avantaj sağlanır.


6. Dünyanın her yerinde kolaylıkla yetiştirilebilir.
 
Çok az suya ihtiyaç duyar ve kendisini böceklerden korumak için tarım ilacına ihtiyacı yoktur, dayanıklıdır. Endüstriyel ihtiyaçlar için seralarda kolaylıkla yetiştirilebilir.


7. Kanvas kelimesi kenevir ürünlerin adıdır, ilk kot pantolon kenevirden yapılmıştır.
 Sicim, ip, halat, çuval, çanta, halı, torba, döşeme, ayakkabı, şapka yapımında dayanıklı ve idealdir.


8. Tohumunun besin değeri idealdir, protein değeri ise çok yüksektir. İçindeki iki yağ asidi doğada başka hiç bir yerde yoktur ve kolesterol dostudur. Omega 3-6-9 yağlarını taşır.


9. Hayvan beslemekte ideal bir besindir.
 
Kenevirle beslenen hayvanlarda hormon takviyesine gerek yoktur.


10. Plastikten elde edilen ürünlerin tümü, daha sağlıkla ve kolaylıkla kenevirden üretilebilirler.
 

Kenevir plastiği çok kolayca doğaya dönüşebiliyor. Petro-kimya ürünü plastik ise doğada bir milyon yılda yok olmayacak kadar zararlıdır.


11. Kenevir bazlı asfaltlar asırlarca bozulmadan kalabilirler.
 
Binaların yalıtımında kullanıldığında son derece dayanıklı, ucuz, esnek ve zararsızdır. Boya ve vernik üretiminde olağanüstü ucuz ve verimlidir, dayanıklılık etkileri vardır.


12. Kenevirle yapılan sabunlar ve kozmetikler doğa dostudurlar ve suları kirletmezler.
 

Kimyasal esaslı kozmetikler ve sabunlar ise, sularda çok büyük hasarlara ve kirliliğe yol açarlar.
Şimdi gelelim diğer konuya. Bu kadar çok yararı olan bir bitki, nasıl ve neden sadece uyuşturucu özellikleriyle özdeşleştirildi ve bu kadar öcüleştirilerek yasaklandı? İşte cevapları...


13. Kenevir ilk olarak 1930’lu yıllarda Amerikan Senatosu’nda oy çoğunluğuyla yasaklandı.
 
Yasaklanmasının temelinde toplum psikolojisi ve sağlığı değil, siyasal ve maddi çıkarlar yatıyordu.


14. Bir medya devinin en büyük rakibi: Kenevir...
 
1900'lü yılların Amerika'sında altın madeni sahibi, siyasetçi, yayıncı, film yapımcısı W. R. Hearst, ülke çapında gazete, dergilerin ve medyanın sahibiydi.  Kâğıt üreticiliği yapıyordu ve ormanları vardı. Kenevirden yapılan kâğıt, Hearst'ın en büyük rakibiydi.


15. Rockefeller'ın da en büyük rakiplerinden biri...
 
Dönemin en zengin adamı Rockefeller‘in petrol şirketi vardı ve kenevir bioyakıt kullanımı dolayısıyla onun da en büyük rakibiydi. İlaç sektöründe kenevir bazlı doğal ürünler de kara listedeydi.
16. Organiğe karşı plastiğin savaşı...
 

Dupont şirketinin ana hissedarı Andrew Mellon ise petrol ürünü olan plastik üretmek için patent sahibiydi ve selofan, naylon gibi bir çok malzeme üretimi gerçekleştirecekti. Fakat kenevir pazar payını yüzde seksen oranında baltalıyordu.


17. Kenevir ile mücadele kararı alan dev şirketler.
 
Tesadüfe bakın ki tam da bu dönemde Mellon, ABD Başkanı Hoover yönetiminde hazine bakanı oldu ve yeğenini Federal Narkotik Birimi’nin başına atadı. Hearst, Rockefeller, Mellon ve bir dizi ilaç firması sahibi, yaptıkları toplantılarda servetlerini büyütmelerine engel olan kenevir ile mücadele etme kararı aldılar. En büyük rakipleri keneviri alaşağı etmeliydiler. Ama nasıl?


18. Marihuana kelimesi ve Hearst'ün büyük algı operasyonu...
 
Marihuana sözcüğünü, Hearst’ün gazeteleri aracılığıyla en tehlikeli uyuşturucusu olarak beyinlere kazıdılar. Bu sözcükle kenevirin ne olduğunu unutturmak istiyorlardı. Onun yerine tehlikeli bir uyuşturucu madde profili çizdiler ve istedikleri gibi başarıya ulaştılar. Marihuana’yı yasaklatmayı başardıklarında keneviri yasaklatmış oldular. Karar verildiğinde komitede olan doktor bile keneviri yasakladıklarını bilmiyordu.


19. Marihuana Vergi Yasası


Ticari alanda ise 1937 yılında çıkan “Marihuana Vergi Yasası” ile önce kenevir ticaretini vergi pulu ile yapılması sağlandı ve hiç pul bastırmayıp, kenevir ticareti yapan kişi ve kuruluşlar cezalandırıldı. Üzerinde kenevir bulunan göçmen işçiler sınır dışı edilerek mutlak bir biçimde kenevir, Birleşik Devletler’de yasaklanmış oldu.


20. Kitaplar, dergiler, filmler ile kampanyalar sürdürüldü.


Irkçılığın hala yaygın olduğu bu dönemlerde kampanyalar ırkçılıkla ilişkilendirilerek de yürütülmeye devam edildi. Kampanyalar, sonunda tüm alanlarda başarıya ulaştı ve kenevirden yapılan ilaçlar yasaklandı. Petrol ve plastik ana maddeler olarak yaygın bir şekilde tüm dünyada yerini aldı. Marihuana içenler ve satanlar cezalandırılarak insanlar bastırıldı.


21. Tabii işin bir de küresel boyutu vardı.
 
1920'lerde ABD'nin pamuk üretimi çok hızlı bir şekilde artmıştı. ABD'nin kendi pamuğunu dünyaya satması için karşısındaki en büyük rakip olan kenevirin küresel çapta yasaklanması ve öcüleştirilmesi gerekiyordu. Bu kampanya da başarıyla sonuçlandı ve kenevir dünya çapında ekimi, tüketimi ve satışı yasaklanmış, en tehlikeli uyuşturuculardan biri olarak etiketlendi.

 

22. 20'den fazla ülkede serbest...
 
Bu gün ABD, Arjantin, Avustralya, Belçika, Brezilya, Kamboçya, Kolombiya, Kosta Rika, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Ekvator, Estonya, Fransa, Hindistan, İran, Pakistan, Kuzey Kore, Uruguay, İspanya gibi dünyanın çeşitli yerlerinde kenevirin üretimi ve tüketimi çeşitli ölçülerde serbest kalmış olsa da yaklaşık yüz sene önce başlayan antipropagandanın etkileri hala şiddetli şekilde devam etmektedir.
23. Ön yargılar, endüstriyel açıdan engel oluşturuyor.
 
Örneğin tüm şartların sağlandığını ve bir tuvalet kağıdı firmasının, kağıtlarını ağaçlardan değil de kenevirden elde ettiğini düşünelim. Gönül rahatlığıyla çıkıp 'Ağaçları kesmiyoruz, kağıtlarımızı çok daha yüksel kalitede kenevirden elde ediyoruz!' diyebilir mi? Kenevir lifinden yapıla giysilerin reklamını yapmanın bile yasak olduğu bir ülkede cevap tabii ki 'Hayır!' olacaktır. Önce kenevire yönelik negatif algının düzeltilmesi gerekir.


24. 'Legalise it' kampanyaları...
 
Kenevir yanlısı hareketler ise ağırlıklı olarak esrar halinin tüketiminin legalize edilmesi yönündedir. Kimileri esrarın diğer sentetik uyuşturuculara geçişte bir basamak olduğunu iddia ederken, kimileri de esrarın serbest olduğu ülkelerde elde edilen verilerden yola çıkarak, esrarın normalleştirilmesi ve legalleştirilmesinin hem suç oranını hem de kimyasal uyuşturuculara olan ilgiyi düşüreceğini öne sürüyor. Dünyanın ve çevrenin bu kadar kirlendiği, doğanın insanoğluna karşı yaşam mücadelesi verdiği böyle bir çağda talepler de gittikçe keyfiyetten ziyade çevre duyarlılığı temelinde dillendirilmeye başlandı. Ne diyelim, hayırlısı olsun...



Bu yazı 164 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI