Bugun...

GÜL ÇATALOĞLU
Yakın Doğu Üniversitesi
Tarih: 02-01-2017 15:03:00 Güncelleme: 02-01-2017 15:03:00


'‘Sevgili Ekonomik Durum okurları koca bir yılı acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Öncelikle hekesin yeni yılını kutlar, sağlık, huzur, mutluluk ve de barış getirmesini dilerim."

----------------------

 

Bu ay sırada YAKINDOĞU ÜNİVERSİTESİ var. 1988 yılında Lefkoşa’da kurulan üniversitede Türkçe ve İngilizce eğitim veriliyor. 78 farklı ülkeden 20 binden fazla öğrencisi bulunuyor. Avrupa Üniversitesi Birliği ve İslam Dünyası Üniversiteler Federasyonu'na (FUIW) tam üyedir. Çağdaş bir kardeşlik anlaşması içersindedir. Bütün fakülteleri, kültür merkezleri, açık kapalı yüzme havuzları ile tek kelimeyle idealist bir okuldur.

--------------------

Yakın Doğu Üniversitesi 1988 yılında KKTC Milli Eğitim Bakanlığı’nın 17/1986 sayılı Milli Eğitim Yasası’na bağlı olarak Bakanlar Kurulu onayı ile Lefkoşa’da kurulan yüksek düzeyde eğitim olanakları ve yetkin öğretim kadrosuyla uluslararası bir kimlikte etkinlik gösteren bir yükseköğretim kurumudur. Yakın Doğu Üniversitesi, Avrupa Üniversiteler Birliği’ne (EUA), UNESCO bünyesindeki Dünya Üniversiteler Birliği’ne (IAU), İslam Dünyası Üniversiteler Federasyonu’na (FUIW) Uluslararası Mühendislik Eğitimi Topluluğu (IGIP), Uluslararası Saygın Medikal Akreditasyon Sistemi (JCI) ve 118 ulusal ve uluslararası kuruluşa tam üyedir.
Çağdaş bir kampüs alanı içerisinde yapılanmış olan Yakın Doğu Üniversitesi, bütün fakülteleri, yüksekokulları, enstitüleri, hastanesi laboratuvarları, atölyeleri, bilgisayar merkezleri, kültür merkezleri, kütüphanesi, yurtları, olimpik kapalı yüzme havuzu ve diğer sosyal ve sportif tesisleri ile Yakın Doğu Kreşi, Yakın Doğu Okul Öncesi, Yakın Doğu İlkokulu ve Yakın Doğu Koleji bir bütün oluşturmaktadır. Yakın Doğu Üniversitesi kampüsünde bulunan YDÜ-IBM İleri Araştırmalar Merkezi ile dünya sorunlarına çözüm aramaktadır.
Tüm akademik ve idari birimleriyle Yakın Doğu Üniversitesi’nin, 16 Fakülte, 220 lisans ve önlisans, 205 master ve doktora programıyla eğitim veren 6 enstitü, 2 yüksekokul, 4 meslek yüksekokulu ve 28 araştırma merkeziyle seçkin öğrencilerine en iyi eğitim ve öğretim ortamı sağlamakla birlikte; temel amacı, onları kendine güvenen, sorumluluğunu herşeyin üzerinde tutan, toplumsal ve tarihi değerlerini gözeterek, akılcı, yaratıcı ve özgür düşünceye sahip Atatürk ilke ve devrimlerini özümsemiş bireyler olarak yetiştirmektir.
Yakın Doğu Üniversitesi kuruluşundan bu yana geçen ve bu kadar kapsamlı ve yüksek düzeyli bir bilim ve eğitim kurumunun tarihi bakımından görece kısa sayılacak zaman dilimi içerisinde olağanüstü bir hızla gelişmiş ve Kıbrıs’ın en büyük eğitim ve kültür merkezi olmuştur.
Uluslararası Europe Business Assembly (EBA) Değerlendirme Kurulu tarafından 2 Temuz 2013’de Montreux’de (İsviçre) EBA’nın tek olarak verdiği “En İyi Üniversite Altın Ödülü”ne ve 4 Temmuz 2014’de İtalyanın Stresa kendinde Avrupa Uluslararası Kalite Ödülü’ne Yakın Doğu Üniversitesi layık görülmüştür. Mütevelli Heyeti Başkanı Doç. Dr. İrfan S. Günsel’e  sunulmuş ve altı çizilen açıklamada, ödülün, üniversite bünyesinde ilk olarak gerçekleştirilen Eğitim ve Araştırma Hastane si, Büyük Kütüphane, IBM Süper Bilgisayar’ın da içinde bulunduğu İnovasyon ve Bilişim Teknolojileri Merkezi, Eczacılık Fakültesi, Diş Hekimliği Fakültesi ve son olarak da Girne Universitesi gibi gelişim projelerinin hayata geçirilmesinde üstlendiği lider rolün yanı sıra sözkonusu projelerin ulusal, uluslararası boyutta sağladığı sürdürülebilir kalite ile bilimsel, sosyal faydalar doğrultusunda verildiği vurgulanmıştır.
Misyon, Vizyon 
ve Değerler
İlk sözler Yakın Doğu Üniversitesi’nin ‘misyonu ve vizyonu’, konusunda ilk belirtilmesi gereken husus, ‘misyon’ ile ‘amaç’ların örtüşmekte olmasıdır. Yine misyon, Üniversite’nin varlık sebebini gösteren, millî ve evrensel boyutlara ve hedeflere işaret eden bir genel prensipler bütünü niteliğindedir.
İlkeler ve işlevler ile ilke uygulama açılarını gösteren vizyonumuz, Türk Millî Eğitimi’nin prensipleri doğrultusunda değişik amaçların hangi alanlarda ve hangi faaliyetlerle gerçekleştireceğini belirten bir kapsamdadır.
Bu bağlamda, Yakın Doğu Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anayasal ilkelerine bağlı olarak; Kıbrıs Türk Millî Eğitiminin genel amaç ve temel ilkeleri doğrultusunda; yüksek öğrenimin millî çerçevedeki ilke ve gereksinimleri ile üniversiter eğitimin evrensel boyutlardaki değerlerini meczeden bir anlayışla hareket eden bir yükseköğretim kurumu olma vizyonuna sahiptir.
Gerek üniversitemizin öteden beri uyguladığı kurallar, gerek bu kuralların dinamik bir anlayışla işlevsellik kazanması ve uygulamaya dönük olması misyon ile vizyon bağlantımızı kuran temel yaklaşımımızdır.
Yakın Doğu Üniversitesi, ‘misyon’unu şu temel ilkeler, sorumluluklar ve görevler, uygulama yöntemleri dairesinde gerçekleştirmektedir:
Yakın Doğu Üniversitesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yüksek düzeyli bir üniversiter kuruluşun evrensel amaçları doğrultusunda, bilimsel akademik faaliyetlerini düzenler ve bilimsel çalışmalar ile eğitim hayatındaki niteliğin yetkin bir düzeye erişmesini sağlamak ilkesini güder;
Faaliyetlerinde, Türk Millî Eğitimin gereksinmelerini hedefleyerek; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ve Kıbrıs Türk toplumunun aydınlanma ve toplumsal ilerleme düsturuna uygun olarak; komşu ülkelerin ve 3. Dünya ülkelerinin eğitim faaliyetlerine katkıda bulunma işlevlerini de benimseyerek hareket eder;
Türk Millî varlığı ile uluslararası camianın sosyal, kültürel ve bilimsel ilişkilerinin çağdaş uygarlık platformunda geliştirilmesini hedefler;
KKTC’nin uluslararası platformda ve kültür dünyasında saygın bir yer almasını teminen; uluslararası bilimsel faaliyetler düzenlemeyi ve bu faaliyetlere katılmayı önde gelen görevi sayar; KKTC’nin hukukî ve kültürel tanınmasını sağlamak ve ilişkiler düzeyini yükseltmek görevini benimser; bu misyonu Türkiye Cumhuriyeti ile mevcut olan kopmaz ilişkilerin perspektifiyle ele alır;
Üniversitedeki eğitim ve öğrenimin, bilimsel faaliyetlerin, bilimsel araştırmaların üretimi, yayınlanması ve danışmanlık hizmetleri yoluyla KKTC’nin toplumsal, kültürel ve ekonomik ilerlemesi doğrultusunda hareket eder;
Üniversite’nin imkânları ve uzmanlık alanlarındaki birikimi ile, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve KKTC’nin gerek duyduğu insan gücünün yetiştirilmesine katkıda bulunur; bunu sağlamak üzere eğitim faaliyetleri gerçekleştirir, seminerler düzenler, kurumlar arası koordinasyon görevleri alır; halkın örgün, açık ve yaygın eğitimlere katılımını öngörür, destekler ve gereken örgütlenmeleri üstlenir;
Kamuoyunu aydınlatma faaliyetleri manzumesinden olarak, her tür kamuoyu araştırmaları yapar; yapılması doğrultusunda destek hizmetleri verir, ilgili kuruluşlarla ortak düzenlemelere girişir;
Lisansüstü eğitimin toplum katında benimsenmesi ve millî kurumların bu yöndeki taleplerinin karşılanması bakımından gerekli tedbirleri alır ve bu yönde eğitim faaliyetleri düzenler;
Türkiye Cumhuriyeti’nce sağlanacak öğretim üyesi, bilimsel destek ve ortak bilimsel faaliyetler konularında KKTC’nin azamî fayda sağlayacağı akademik, sosyal, ekonomik ortamı yaratmakla kendini görevli sayar.
Bu misyon/vizyon bütünselliği itibariyle “Türk kültürel iklimini çevreleyen” koşullara yakından baktığımızda; yine birbiriyle bütünleşen ikili bir görünüm gündeme gelmektedir. Öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarihsel ve millî birlikteliğinin, somut platformlarda geliştirilmesi misyonu kendini göstermektedir. 
Bu misyon, yalnızca bilimsel ve kültürel faaliyetlerle örtüştürülen bir süreç olarak değil, somut olarak da, T.C. ve KKTC uyruklu gençlerimizin aynı kültür potasında kaynaştırılması şeklinde belirmektedir. Üniversitemiz, bu konuda hassastır ve gereğini yerine getirmede, yalnızca kültürel içerikli toplantılarla yetinmemekte; olayı Kampus hayatının her anına taşıyan bir anlayışla hareket etmektedir.

-------------------------

YDÜ HASTANESİ

Uluslararası standartlar ve “Joint Commision International” (JCI) akreditasyon kriterlerine uygun olarak yapılan hastane,[65] hastaların gerek medikal, gerekse diğer ihtiyaçlarını en üst kalite seviyesinde karşılıyor. Yakın Doğu Üniversitesi Kampusu içinde fonksiyon itibarı ile üç, dört ve dokuz katlı üç ana blok olarak 55,000 metre kare kapalı alanı bulunan YDÜ Hastanesi, 22’si VIP olmak üzere 209 tek kişilik hasta odası, 8 ameliyathane, 30 yoğun bakım ile 17 yeni doğan yoğun bakım ünitesine sahip[66]. Sağlıkla ilgili bütün testlerin yapılabileceği laboratuvarları, tanıda etkin rolü bulunan en gelişmiş görüntüleme cihazlarının olduğu Radyoloji, Kalb, Onkoloji , Diyaliz, Genetik ve Kanser Tanı Merkezleri vardır. YDÜ Hastanesi toplam olarak 36 bölümü[67] ile uluslararası standartlarda hizmet vermekdedir.
YDÜ Hastanesi 2013’de Avrupa Uluslararası En İyiler Ödül Töreni’nde (Frankfurt, Almanya) “Altın Kalite Ödülü”ne,[67] ve uluslararası kurumlar ile kuruluşların sürdürülebilir güvenirlik ve kalite değerlendirmelerini yapan Otherways Yönetim Kuruluşunun “2013 Kalite ve İşletme Prestiji Altın Ödülü”ne (Roma, İtalya) layık görülmüştür.

-------------------------------

Rektörün mesajı:

Başlamak bitirmenin yarısıdır.” demiş halkımız, bu sözün atasözü şekline bürünmesi bir ‘iş’in tamamlanmasına yönelik, malûm.
Biz, bu söyleşimiz için uyarlarsak aynı öğüdü, sanırım, hiç de yanlış olmaz. Çünki, söz konusu olan, sadece bu cümleleri okumak değil; Yakın Doğu Camiasına katılırsanız eğer, bitirmenin, me’zun olmanın da yarısına geleceksiniz.
O kadar kolay mı yükseköğrenim; Yakın Doğu’dan me’zun olmak? Tabiî ki hayır. Ama, Yakın Doğu’lu olmak, bu hayat tarzına adım atmak Me’zuniyet yolunda iş’in yarısını tamamlamak demektir: Kazanılacak azîm, edinilecek özgüven, kavuşulacak sıcak ortam, kendinizi iyi hissetmediğiniz günde her tür sıkıntının giderileceği ender bulunur bir ortama sahip olacağınız için.
Yakın Doğu’lu olmanın, bu hayat tarzına katılmanın herkes için sağlayacağı temel bu.
Bu temel üzerinde, eğitim, akademik faaliyet, 60’ın üzerindeki gençlik, kültür ve spor kulübü hep birlikte sizi bekliyor olacak.
Web’de de, görmeden inanmakta belki zorluk çekeceğiniz yetkinlikte dev bir eğitim kampüsü, fizikî ve toplumsal koşulların hiçbir emsal üniversite ile karşılaştırılamayacağı bir üniversite Yakın Doğu.
Bu son cümle sizlere iddialı gelebilir. Varsın gelsin şimdilik. Çünki ilerde aynı şeyi, sizler de, Yakın Doğu’lu olmaya aday, sizden genç arkadaşlarınıza söyleyeceksiniz.
‘Üniversite’ sözcüğünün kelime geçmişine, etimolojisine baktığımızda, «Bir’e dönük olma, bir olarak mevcut bulunma» kök anlamına ulaşırız. Bunun, toplumsal karşılığı, hiç şüphesiz, yukarıda kısaca belirttiğimiz, hayat’ı kavrama, hayat tarzı’nı uyumlu ve beraberce yaşama demektir.
Bu hayat tarzı, eğitim sürecinde; günler, aylar ve yılları yaşarken tekrar edelim, özgüven taşımak; me’zuniyet sonrasında da bu iyi-güzel-doğru birikimden hareketle, hayatın değişik boyutlarına hazır olmak ve başarıya koşmak demektir. Sözkonusu ‘Bir’e dönük varolma, Yakın Doğu’lu olma böyledir.
Yoksa, her bireyin aynı düşünceye sahip bulunması, farklı eğilim ve beğenilenlerin eksilmesi, bilimsel deyişle değişik ‘dünya görüşleri’nin törpülenerek, birbirine benzer genç insanları yaratmak demek değildir. Hiç de öyle değildir.
Ortak nokta, karşılıklı saygı, güven ortamı, iyi-güzel-doğru’ya arama yolunda dostça ‘Bir’ arada bulunmaktır.
İşte ancak böyle bir anlayış ‘birey’ olarak, ayrı nitelikte birikimlere yönelecek, farklı yetenek ve meziyetlerde yetişecek bir yüksek öğrenim gençliğine ortam hazırlayabilir.
‘Birey’ olma, bunun için gerekli özgür ortamın mevcudiyeti ile gelişir. Sizlerin de bildiği gibi, «Sizler ‘birey’siniz, yola koyulun, hadi arkadaşlar» demekle olmaz.
Biraz eski gözüyle bakılan bir sözcük ama, yeni deyişlerde karşılığı yok, sözünü ettiğimiz ‘beşerî’ potansiyelin temellerini, işleyişini, geleceğini; kısacası, dün-bugün-yarın’ını Kurucu Rektörümüz Suat Hoca’ya borçluyuz. Resmî sesleniş gereği olarak ifâde edersek, Kurucu Rektör Dr. Suat İrfan Günsel’e.
Dr. Suat İ. Günsel’i, sadece uzaktan, web’den, her tür bilgisel yazıdan öğrenenler, hem kendisini ve hem de Yakın Doğu’yu tam bilemezler. Suat Hoca, dünya işi olarak söyleyelim ve hissî bir ifâde ile seslenelim, «tek bir ağaç yok iken» var etmiştir. Yakın Doğu’yu.
Üç bine varan Yakın Doğu’lu çalışanının katkılarını azımsamamak hiç mümkün olur mu? Tabiî ki hayır. Ama Kurucu Rektörümüzün açtığı, yürüttüğü, Yakın Doğu’yu daha da yeni ufuklara dönüştürecek olan öz-varlığının devamı gerçek ‘birey’leri yetiştirmesi, başlangıçtan bugüne, o binlerce Yakın Doğu’lunun yolunu açmıştır.

Prof. Dr. Ümit 
Hassan 



Bu yazı 6788 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI