Bugun...

İSMAİL YANMAZ
KRİTİK DÖNEM!
Tarih: 03-05-2017 10:17:00 Güncelleme: 03-05-2017 10:17:00


Yüzde 49 ‘hayır’, yüzde 51 ‘evet’ gibi hassas bir oranla sonuçlanan referandum atlattık. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) kadar gidileceği söylenen itirazlar var. Hukuki sonuçlar ne olur bilinmez ama şu anda olan;                                                                       Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan, bugüne kadar fiilen yürüttüğü ‘Tek adam’lığı, anayasal zemine oturtmuş oldu. Artık  yetkiyle birlikte, sorumluluğu da üstüne aldı. Ülkeyi zaten KHK’larla yönetiyordu. Her kurumda atamaları zaten yapıyordu. Hükümete zaten başkanlık ediyordu. Bunları, bundan sonra anayasal kılıfla yapacak. 
Referandumun henüz dumanları tüterken,  IMF, yayımladığı Dünya Ekonomik Görünümü raporunda Türkiye’nin 2017 ekonomik büyüme tahmini yüzde 2.9’dan 2.5’e düşürdü. Yıllık enflasyon ortalamasını da yüzde 10.1’e çıkardı. 
Yani izlenen para politikalarıyla, 2017’de ekonomide iyileşme beklenmiyor. Büyüme oranları düşürüldüğüne göre, halen yüzde 12 olan işsizliğin artmaya devam edeceğini gösteriyor. 
Seçim ekonomisi
Üstelik, daha önceki yerel ve genel seçimlere oranla oy kaybına uğrayan AKP, bu ekonomik görünüm altında, 2019’daki seçimleri kazanmak var gücüyle yüklenecektir ve devletin bütün imkanlarını kullanarak, seçim ekonomisi uygulayacaktır. Hatta geçmişte olduğu gibi, Cumhurbaşkanı, Merkez Bankası başta olmak üzere, belli başlı kurumların yönetimlerine de baskı yaparak, olağandışı uygulamalara zorlayacaktır. Her şeyin kötüye doğru gittiği bir ortamda, biraz canımızı acıtacak yapısal reformlar beklemek saflık olur. 
 Neler olabilir?
Peki böylesine olumsuz bir zeminde, ekonomik ve siyasi açıdan Türkiye neler yaşayabilir?
Şurası bir gerçek ki, tüm yetkinin tek bir kişiye verildiği bir ülke, günümüzde yalnızlığa sürüklenir. Hele bizim gibi, bugüne kadar çağdaş dünyanın içinde yer almış, bir çok uluslararası anlaşmaya imza atmış bir ülke, antidemokratik yapısını sürdüremez. Sürdürmeye çalışırsa yalnızlaşır ve uluslararası arenada büyük sıkıntılar yaşar.
Siyasi ilişkileri bozulan bir Türkiye, ekonomik olarak da bir şey yapamaz. İhracatı düşer, işsizlik artar, yatırım     yapılmaz, büyüyemez. Kötü senaryolar üretiyormuş gibi olmayayım ama ülke olarak ekonomik ve siyasi açıdan gelecek puslu görünüyor. Bir şekilde bu fatura ödenecek.  
Referandum sonuçlarından gördük ki Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Atatürkçü, sağcı, solcu ülkücü, başı açık, başı kapalı, işçi, işsiz… Her kesimden insan el ele verdi ve ayrışmanın körüklendiği bir ortamda, millet olmanın bilincine vardı ve birlikte mücadele edilebileceğini ortaya koydu. 
Çıkan sonuç, hükümete önemli bir uyarı olduğu gibi, 2019 seçimleri için demokrasiye sahip çıkma umudunu da  ortaya koyuyor. 

 



Bu yazı 7674 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI