Bugun...

İSMAİL YANMAZ
BIÇAK SIRTINDAYIZ!
Tarih: 02-06-2017 10:25:00 Güncelleme: 02-06-2017 10:25:00


Türkiye ekonomik ve siyasi olarak bir türlü girdaptan çıkamıyor. O nedenle hep kritik süreci yaşıyoruz. Üstelik yaşadığı bu kritik durum, eskilerin “mücbir sebep” dedikleri elde olmayan dış etkenler nedeniyle değil, kendi      yarattığı sorunlar nedeniyle yaşanan bir durum. 
Şu anda yaşanan sorunlardan birisi, Olağanüstü Hal (OHAL) durumu.  Cumhurbaşkanı açık açık; “Her şey huzura kavuşmadan OHAL'i kaldıramayız” dedi. Yani öyle görünüyor ki, OHAL’in yakın gelecekte kaldırılacağı yok. Korkarım, Türkiye açısından dönüm noktası sayılan 2019 seçimleri de OHAL gölgesinde yapılacak gibi. Zira böyle bir durum, tümüyle hükümetin işine yarıyor.
Ancak OHAL ortamında alınan siyasi kararlar, başta AB olmak üzere modern dünyada kabul görmüyor. Çünkü demokrasiden uzaklaşıldığı, baskıcı bir rejim oluşturulduğu izlenimi uyandırıyor.  O yüzden, Türkiye’nin geçmişte          uluslararası anlaşmalara attığı imzalar  nedeniyle, yapılan uygulamalar Batı toplumlarında karşılık buluyor. 
En başta, tutuklamalarda yaşanan mağduriyetler tepki görüyor. OHAL ile hukuk sisteminin rafa kaldırıldığı, hak  aramanın ortadan kaldırıldığı ve baskılarla hukuk yollarının kapandığı şeklinde tepkiler büyüyor. 
İşte tam da bu aşamada yeni sorunlarımız başlıyor. Çünkü ekonomi OHAL ortamında yeni bir girdaba sürükleniyor. Çünkü hukukun işlemediği, hak aramanın olmadığı ortamda ekonomi gelişmez. Ekonomi ancak demokrasinin, şeffaf yönetimin bulunduğu yerde ve çağdaş, güvenilir hukukun uygulandığı ülkede   kök salar, gelişir. Yani sermaye, bir anlaşmazlık durumunda hakkını arayamayacağı yerde yatırım yapmaz! 
O yüzden Türkiye, acil olarak OHAL’den kurtulmalı ve her şeyin demokratik ölçülerde, hukuk çizgisinde normale döndüğünü dünyaya ilan etmelidir. Dolayısıyla OHAL gölgesindeki KHK   keyfiyeti bitirilip, hukukun yolu açılmalıdır. Uzun yılların birikimi olan güveni kazanmak biraz zor olacaktır ama yanlıştan dönülmüş olacaktır. 
Uluslararası güveni kazanmak için bir an önce AB ile diyalog kurulması ve üyelik görüşmelerine tekrar başlanması gerekir. İhracatın düştüğü, işsizliğin ve enflasyonun hızla yükseldiği bir dönemde, güven kazanarak, istikrarlı bir görünüme kavuşmak zorunlu. Ancak AB ile ilişkilerin düzelmesi bu güveni verebilir. 
Aşırı nüfus artışı, maalesef kalıcı gibi görünen 4 milyona yakın Suriyeli gibi faktörlerin yanında, yeterli sermaye üretim yeterli yatırım yapamıyorsan, yabancı  sermayeye muhtaçsın demektir. Yabancı sermaye de gideceği yerde demokrasi, şeffaflık, çağdaş, güvenilir hukuk sistemi gibi şartlar arıyor. 
Bu şartları yerine getirmeyen Türkiye, ekonomik ve siyasi açıdan uzun zamandır ‘bıçak sırtı’ durumundan kurtulamaz ve ufak bir tökezlemede, hiç istenmeyen vahim durumlara sürüklenecektir. 
Kısacası, uluslararası güven için, daha fazla demokrasi ve hukuk!

 



Bu yazı 6686 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI