Bugun...

İSMAİL YANMAZ
DOLAR NEDEN DÜŞMEZ ?
Tarih: 02-01-2017 15:01:00 Güncelleme: 02-01-2017 15:01:00


Bildiğiniz gibi, doların hızlı yükselişi karşısında, Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın, “Dolarınızı bozdurun” çağrısı kamuoyunda karşılık buldu. Söylendiğine göre vatandaşlar 10 milyar dolar bozdurmuşlar. Gerçi bunların önemli bir kısmı, dolar bozdurup, TL yerine Euro almış ama yine de dolar, kısa bir frenden sonra yükselmeye devam etti. 
Öyle görülüyor ki, yükselmeye devam da edecek. Şimdi, elimizdeki verilere bakarak, neden yükseleceğini açıklamaya çalışalım.
Ülkelerin belli başlı döviz gelirleri vardır. İhracat, turizm ve yabancı yatırım yoluyla döviz geliri elde ederler. Tabi bunların dışında bir de borçlanarak döviz elde edilir ki, bu konumuzun dışında. Bütün bunların dışında, Amerikan Merkez Bankası’nın (FED) faiz kararları da bizi özel olarak etkiliyor. Şimdi eldeki verileri açalım:
İhracat geliri
En önemli kalem olan ihracatta, yaklaşık 1.5 yıldır kan kaybediyoruz. Çünkü izlenen dış politikanın yansıması sonucu, ihracat pazarlarımızı kaybetmeye başladık. İhracatımızda önemli yet tutan Ortadoğu pazarına, birkaç ülke dışında artık mal satamaz olduk. Irak, Suriye, Mısır, Libya gibi ülkelerle siyesi ilişkilerimizin tamamen bitmesi sonucu, buralardan ulaşabildiğimiz pazarlara da ulaşamaz olduk. Dolayısıyla Ortadoğu’da izlenen politika, ekonomimize, yani ihracatımıza önemli bir fatura olarak yansıdı. 
Ayrıca Rusya ve İran  ile yaşanan gerginlikler de ihracat rakamlarına olumsuz yansıdı.  Şimdi de ihracatımızın temel taşı durumunda olan AB ile ipler geriliyor. Eğer AB ile yaşanan gerginlikler tırmanır da ticari ilişkilere yansıyacak olursa, sonuçları çok ağır olacaktır. 
Yani ihracattan gelen döviz miktarı giderek azalıyor. 
Turizm geliri
Döviz gelirlerinin önemli bir ayağı olan turizmin durumunu da biliyorsunuz. Son 2 yıldır terör olayları nedeniyle batılı ülkelerin bir çoğu vatandaşlarına, “Türkiye’ye gitmeyin” çağrısı yaptı. Hemen arkasından, Rusya ile yaşanan uçak krizinden sonra, Ruslar’ın da çekilmesiyle turizm sektörü adeta çakıldı. Sektörde 400 bin kişi işsiz kalırken, yüzlerce tesis sezonda kapılarını açamadı. Bu durum, beklenmedik şekilde turizmden gelecek döviz gelirlerinin         düşmesine yol açtı.  
Yabancı yatırımlar     
Yabancı yatırımlar da döviz gelirleri açısından önemli bir kalemi oluşturuyor. Tabi yabancı yatırımların gelmesi için ülkenin siyasi ve ekonomik istikrarı olması gerekir. Çağdaş hukuk  sisteminin uygulanıyor olması lazım. Çünkü gerek rant için gelen yabancı sermaye, gerekse  doğrudan yatırım için gelen yabancı sermaye, güvenli liman arar. Siyasi kararların sık sık değişmediği, çalışma yaşamının işi işlediği, gelecekte de güvenli olacağına inandığı ortam ister. Ayrıca herhangi bir hukuki sorun çıktığında, hakkını arayabileceği uluslararası normlarda güvenebileceği hukuk sistemi arar. Eğer yüz milyonlarca dolar, hatta milyarlarca dolar yatırım yapacaksa, bu istikrarı aramak da hakkı. Eğer ülke, bu güveni veremiyorsa, yabancı sermaye  semtine uğramaz. 
Türkiye’ye baktığımızda, bu konuda da iyi bir sınav veremedi. Siyasi istikrardan bahsediliyor ama siyasi istikrar sadece tek partinin iktidarda olması anlamına gelmiyor. Zira yasaların ve siyasi kararların sık sık değişmesi, yasalarda değişiklikler yapılması da yatırımcıyı ürkütür. Buna hukuk sisteminde yapılan değişiklikleri de ilave edebiliriz. Ayrıca terör olayları, ve diğer sosyal olaylar da  bu konuda önemli faktör oluşturuyor.
Dövizin yükselmesinde önemli bir faktör daha var. Amerikan Merkez Bankası FED’in aldığı kararlar. ABD’nin yeni Başkanı Donald Trump, sürekli yatırım politikası izleyeceğini vurguluyor. Dolayısıyla parayı ABD’ye çekebilmek için FED faizleri yukarı çekmeye devam edecektir. Böyle bir operasyon, Türkiye’deki sıcak parayı da  çekecektir. 
Bütün bunlar olurken, büyük miktarda dış borç ödemesi gereken Türkiye’de dolar düşmez, aksine yükselir. Borçları        ödeyebilmek için daha yüksek faizli  borçlanmak zorunda olduğu için de kritik noktada bulunan enflasyon baskısı           artacaktır.  
İşin özü, Türkiye gerçekten yatırımları çekmek, herkesin işi, aşı olan bir refah ülkesi olmak istiyorsa, bir nefeslik vatandaşın dolar bozdurması yerine, hiç zaman kaybetmeden, barışçıl bir dış politika, istikrarlı bir iç politika ve güven veren çağdaş hukuk sistemini uygulamalı ve AB ile müzakereleri sürdürmeli. 
Gerisi kendiliğinden gelir. 



Bu yazı 8181 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI