Bugun...

İSMAİL YANMAZ
YETER ARTIK!
Tarih: 03-10-2016 09:51:00 Güncelleme: 03-10-2016 09:51:00


Darbe girişimi yaşanalı, yaklaşık üç aylık süre geçti. Elbette çok önemli bir badire atlatıldı. Elbette takdirle karşılanacak şekilde bastırıldı. Ancak yeter artık…
Yaklaşık üç aydır, ülkenin tek gündemi bu. Neredeyse üç aydır bir yandan hükümet mağduriyet pompalıyor, bir yandan halkla birlikte bayram yapılıyor. Hem ülkeyi yönetenlerin, hem de toplumun bilinci, algısı ‘Darbe Girişimi’ne kilitlendi. Gözümüz başka bir şey  görmez oldu.
Ancak, TSUNAMİ gibi yaklaşmakta olan tehlike var! Uzun zamandır dalgaların sesi duyuluyor, tehlike kendisini belli ediyor. Ama ne yazık ki, oluşan veya yaratılan suni    gündemlerle boğuşmaktan ilgilenemiyoruz. Yaklaşık bir yıldır tehlike sinyalleri artarak yaklaşıyor. İhracat kronik olarak her ay düşüyor. Cari açık büyüyor. İthalat artıyor. Neredeyse 4-5 yıldır önemli sayılabelicek, üretime yönelik yatırım yapılmıyor. Mevcut yatırımlar, ihracattaki daralmadan dolayı üretimlerini kısıyorlar veya kapanıyorlar.  Turizm sektörü hala sedyede. 2016’nın son çeyreğine girdik hala umut verici bir   gelişme yok.
Geçtiğimiz günlerde TÜİK’in açıkladığı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’nın sonuçlarına göre,  Nüfusun yüzde 67.9’u borçla yaşıyor. Nüfusun yüzde 14,7’si     yoksulluk sınırının altında kaldı. Yani açlık yaşıyor. Okur-yazar olmayanların yüzde 27,2’si, bir okul bitirmeyenlerin yüzde 23,7’si yoksul iken, lise altı eğitimlilerin yüzde 12,8’i, lise ve dengi okul mezunlarının  yüzde 5,6’sı, yükseköğretim mezunlarınınsa yüzde 1,6’sı yoksul. Yani toplumun her    kesiminde yoksulluk yaşayanlar var.
İç piyasa kesmez… Bu kötü gidişi nihayet fark edenler oldu. Geçtiğimiz günlerde iç piyasayı canlandırmaya yönelik küçük bir düzenleme yapıldı. Kredi kartlarında taksit sayısını arttırdılar, bazı ürünlerin de taksitlendirilmesinin önünü açtılar, konut     kredilerinde iyileştirme yaptılar vs.
İç piyasada 3-4 yıldır ertelenen talepler vardı. Şimdi bu kararlarla iç piyasada kısmi bir canlanma yaşanacaktır. Buzdolabı satışları artabilir, mobilya satışlarında veya giyim kuşamda canlanma olabilir. Ancak, bu canlanma bizim durumumuzu               düzeltmeye yetmez. 
Kredi derecelendirme kuruluşları uzun      zamandır beklediler ve nihayet not düşürmeye başladılar. Moddys’in gerekçesi ilginç; “Ödemeler konusunda risklerin artması ve Türkiye’nin yatırım yapılabilir olmaktan     çıkması!”
Bendeniz, uzun zamandır “yatırım” konusuna dikkat çekiyorum. Bizim sorunumuzu ancak üretime yönelik    yatırımlar çözebilir. Bu kadar işsizi olan, bu kadar hızlı üreyen ve mevcut işsiz   stokumuza bir de 3 milyon Suriyeli göçmen ilave edilen ülkede, yatırım yapmaktan başka çıkar yolunuz yok! Derhal yatırımların önündeki engeller kaldırılarak,  cazip hale getirecek sistem oluşturulmalı. 
Yatırımlar yapılırken tabi, ürettiğiniz malı   satabilecek pazarlar da yaratılmalıdır. Binali Yıldırım hükümeti kurulurken açıklanan, “Düşmanlarımızın sayısını azaltıp, dostlarımızın sayısını arttıracağız”  ilkesi hızla yaygınlaşmalı. Suriye dahil bütün çevre ülkelerle tekrar siyasi ilişkiler kurulup, ticaretin önü açılmalı. 
Yeter artık, darbe girişiminden yeterince mağduriyet çıkarıldı ve her kesim dersini çıkardı. Hükümet, buradan siyasi rant   çıkarmaya çalışırken, ekonomik alanda   alınması gereken önlemlerin zamanlamasını kaçırmamalı. 
Yoksa yaklaşan TSUNAMİ, hepimizi yutar!



Bu yazı 4326 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI