Bugun...

Metin SİLLER
BİZE NE OLDU….
Tarih: 17-01-2021 14:03:00 Güncelleme: 17-01-2021 14:07:00


Dumanlı ormanına kağnıyla oduna giderdi,,

Yanında yarenlik edeceği ya bir komşusu yada bir arkadaşı mutlaka olurdu..

Akşam saatlerinde gider, gece yarısına kadar ay ışığında hazırlardı odunlarını..

Arabasına yükler, ipini çeker sonra öküzlerini koşardı..

Arkadaşı arabayı biraz yürütür, oda arabanın altına girer, kağnının mazısına sabun sürerdi,

Yürüyünce ötmesin diye..

Çünkü orman yasaktı..

Yakalanırsa ceza yiyeyeceğini bildiğinden bunu yapmaya mecburdu..

Çünkü fakirdi..

Çocukları vardı evde onu bekleyen..

Amansız kış kapıya dayanmadan yakacağı odunu temin etmesi gerekiyordu..

Parası yoktu..

Geçimini birkaç tarlasına ektiği buğday, arpa veya mercimek, nohutla sağlardı..

Mertti,,

Köyde kimin işi olsa koşar yardım ederdi,,

Karşılık beklemezdi..

Çünkü bilirdi ki, ona da gelecekler..

Akşamları köyün bir odasında toplanır, sohbet ederlerdi,,

Okuma yazma bilen yok gibiydi.

Öğretmen mutlaka sohbete gelir, çeşitli kitaplar okur bilgiler verirdi.

Ayrılırken de, yarın çocuklar okula gelirken 4 tane odun getirmeyi unutmasınlar diye tembih ederdi..

Çünkü okulun yakacağı yoktu..

Çocuk başı gelen 4 er odun günü kurtarıyordu..

Öğretmen çok önemliydi köylüler için..

Bilen adamdı..

Her şeyi sorarlar, bilimsel cevaplar alırlardı..

Tarımdan hayvancılığa her konuda bilgi sahibiydi..

Çünkü o, köy enstitülerinden mezundu..

Biz ise gaz lambalarının altında okuduk..

Gazımız biterdi, Paramız yoktu alamazdık, çıra yakar duvara asardık..

Çıra ışığında yapardık ödevlerimizi..

1 metre kar yağardı, bata çıka giderdik okula..

Önlüğümüz siyah beyaz, yakalığımız beyazdı..

Ütümüz yoktu, pantolonumuzu akşam katlar, yatağımızın altına koyardık ütülensin diye..

Botlarımız yoktu, lastik çizme yada trabzon lastiği ayakkabı giyerdik..

Paltomuz yada kabanımız olmadı hiç..

Alacak gücümüz yoktu..

Annemizin yünden elinde ördüğü kazak giyerdik..

Sadece okurduk..

Niye okurduk biliyormusun,

Şehit kanlarıyla sulanmış vatanımızı ebediyyen korumak,

Ve, bir gün olur da kendi içimizden çıkması muhtemel vatan hainlerine cevap vermek için..

Çünkü biz büyük Türk Milletinin evlatlarıyız..

Bu vatan bizim....

Kar yağınca yollar kapanırdı..

Köyde bir hasta olduğunda, onu kızağa yatırıp, çeke çeke ilçe merkezindeki hastaneye yetiştirirlerdi..

Devlet hastanesinde ücret ödenmezdi..

Yapılan bütün tedaviler ücretsizdi..

İlaçlar hastanenin eczanesinden karşılanırdı..

Çünkü eczane yoktu..

Köyde bir cenaze olduğunda, bütün köy oraya koşardı..

Acılar paylaşılır, ağıtlar yakılırdı..

Cenaze evine günlerce yemek taşınırdı..

Gülünmezdi, eğlenilmezdi..,

Ölenin evinin önünden geçilirken, yüksek sesle konuşulmazdı..

İşte bu saygının kendisiydi..

Yetim kalan çocuklar sahiplenilir, aç ve açıkta bırakılmazdı..

Düğünler bir başka coşkuyla kutlanırdı..

3 gün 3 gece..

Öküzler. Danalar, koyunlar kesilirdi.

Köyün keyvenisi ana kadın, köyün becerikli kadınlarını başına toplar,

Kazak kazan yemekler yapılırdı..

Köyün bütün odaları misafirlerle dolup taşardı..

Davul zurna eşliğinde karşılanır, yine davul zurnayla uğurlanırdı..

Herkes dosttu..

Kederde, sevinçte, acıda, yoklukta sıkıntıda herkes bir bütündü..

Büyükler hatırlı kişilerdi..

Konuştu mu, olay kapanırdı..

Saygı ön plandaydı..

Hırsızlar toplumda barınamazdı..

Hele hele devletten çalmışsa, kimse selam vermezdi....

Çoluk çocuğa musallat olan sapık deyyusları,toplum galeyana gelir linç edilmeye kalkardı..

Kimse, kimsenin namusuna yan gözle bakmazdı..

Devletine ve yasalarına iliklerine kadar saygılı ve bağlıydı..

Din adamlarına hep saygı gösterilirdi..

Yanlış konuşanı ve dini söylemde hata yapanı uyarırdı...

Çünkü kendisi de din konusunda bilgiliydi.

Fakirlerdi, zira delikanlı adamlardı..

İşte Türk insanı asırlar boyu bu kültürle yaşadı..

Şimdi, her şeyimiz belki var ama,

Yukarıda anlattığım hiçbir şeyimiz kalmadı..

İnsanlığımız, adamlığımız yok oldu..

Herkes birbirine düşmanca, husumetle bakmakta….

Senin adamın, benim adamım yapıldı insanlar.

O zamanın yokluğu, şimdinin zenginliğinden daha kişilikliydi..

Biz koskoca Büyük Türk Milleti ailesiydik..

Sahi, ne oldu bize..



Bu yazı 1384 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI