Bugun...

Metin SİLLER
ÜNİVERSİTE…
Tarih: 12-02-2021 13:57:00 Güncelleme: 12-02-2021 13:57:00


Üniversite aklı hür fikri hür ve vicdanı hür bireylerin kalıplar, ön yargılar ve dogmalardan arınmış bir şekilde doğruyu bulma, analiz etme, ve eleştirel bir şekilde irdeleme yeteneklerini pekiştirdikleri yerlerdir.
Üniversiteler araştırmanın, bilimin, teknolojinin filizlendiği ve ilk geliştiği yerlerdir.
Yeni bilginin üretildiği, yeni bakış açılarının geliştiği, farklı eğitim  almış ve farklı uzmanlık kazanmış kişilerin ortak projeler geliştirdikleri yerlerdir.
Üniversite sadece iş bulmak için diploması alınacak bir bina değildir.
Üniversite kütüphanedir, lambası hiç sönmeyen araştırma laboratuvarıdır, konser salonudur, tiyatrodur, öğrenci dernekleridir.  
Üniversiteler beyinleri devingen, zekaları dinamik, yarınları bugünden yaşayıp tasarlayan, ileriyi görme yetisi geliştiren zehir gibi gençlerin özgürce düşünmelerine olanak sağlayan,
Olmaz, Yapamazsın, Ayıp, Yasak kelimelerinin ve düşüncelerinin dışında kalan  alanlardır.
Üniversiteler, kimsenin önünde düğme iliklemeyen, kimseye sevimli gözükme gibi bir derdi olmayan ve hatta ortam ve konum ne olursa olsun doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilecek cesaret ve onura sahip öğretim görevlilerinin bilgileriyle, araştırma ve öğrenme sevdalarıyla yeşerttikleri yerlerdir.
Üniversiteler, eleştirel bakış açısının geliştirildiği, sorgulayarak ve irdeleyerek anlamanın öneminin vurgulandığı yerlerdir.  
Dolayısıyla üniversiteye gidenlerden beklenen ezberleyerek ve itaat ederek öğrenmek değil, bilakis sorarak, test ederek, sorgulayarak ve farklı bakış açılarından farklı yönlerden bakarak irdeleyerek kişisel bir çıkarıma varmalarıdır.
Üniversite mezunu olmak bir titr değildir, bir düşünce yapısıdır, bir algılama biçimidir.
Üniversiteler sadece bina arazi değildir, fikir özgürlüğünün doğduğu ve yaşadığı yerlerdir.  
Üniversiteleri yok olan ülkeler nefessiz kalırlar, yarınsız kalırlar...
Üniversitenin İşlevi Nedir?
Üretici düşünceye sahip, disiplinli ve muhakeme gücü gelişmiş, tutarlı ve vizyonu geniş, yüksek nitelikli kişiler yetiştirmek,
Bilim ve tekniğin gelişmesine katkı sağlamak,
Ülke ve dünya sorunlarına çözümler getirmek,
 Özgür eğitim vererek rasyonel düşünen, akılcı çözümler üreten geniş ufuklu ve hür düşünceli     nesiller yetiştirmek,
 Eleştirel düşüncenin yayılmasında, yerleşmesinde öncü vazifesi görmek,
Temel bilimlerin ülkemizde gelişmesine katkı sağlamak,
 Uygulamalı araştırmalar yapmak; mevcut bilgi ve fikirleri yenileyip zenginleştirilerek korumak
 Meslek dallarının ihtiyacı olan elemanları yetiştirmek,
Kültürün yenileşmesi ve nesilden nesile aktarılmasını sağlamaktır..
Günümüzdeki teşkilat ve statüye sahip üniversiteler memleketimizde, 1863 ’te kurulan Darülfünunla başladı.
Avrupa üniversitelerinde eğitim öğretim kilisenin kontrolü altındaki teoloji (din ilmi)’ne dayanmasına rağmen Türklerin Selçuklu, Osmanlı ve daha pek çok değişik dönemlerde kurdukları çeşitli statülerdeki üniversitelerde müsbet ilimlerin de okutulması bakımından üniversite olarak ilmi kariyerini başından günümüze kadar muhafaza etti.
Bu sebeple Türkiye’de modern üniversitelerin ilki olan İstanbul Üniversitesi, 1453 senesinde Fatih Sultan Mehmed Hanın din ilimleri yanında fen ilimlerinin de okutulması için kurduğu Fatih Külliyesine dayanan, beş asırlık bir geçmişe sahiptir.
Fatih Sultan Mehnet, altı dil biliyordu..
Matematik, fizik konularında eğitimi vardı..
Sanatı sanatçıyı severdi..
Resim ve müziğe karşı  çok duyarlıydı..
Şehzadelik döneminde aldığı eğitimler, bu günkü üniversite düzeyindeydi..
1933 ’te kaldırılan Darülfünun, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olarak  İstanbul Üniversitesi olarak teşkilatlandırıldı.
Ankara ’da çeşitli tarihlerde Hukuk (1927),
Dil ve Tarih- Coğrafya ( 1935 ),
Fen ( 1943 )  
Tıp ( 1945 ) gibi fakülteler kuruldu.
Aynı zamanda aslı 1773 yılına dayanan Yüksek Mühendis Mektebi,
İstanbul Teknik Üniversitesi adını aldı (1944).
Bunlar Cumhuriyetin ilk yıllarıyla kurulan üniversitelerdir..
Boğaziçi üniversitesi ise Mart 1971'de, Robert Kolej'in yerine Kuruldu....
 Binaları, kütüphanesi, laboratuvarları, tüm imkanları ve personeliyle 118 dönümlük bugünün Güney Kampüsü 1971'de tamamen Boğaziçine devredildi.
Son günlerde Boğaziçi üniversitesine Rektör ataması tüm üniversiteleri ayağa kaldırdı..
Çünkü oralar üniversite..
Liyakatın ve kendi sistemlerinin uygulandığı özerk yapılı müesselerdir.
Kendi bünyesindeki idari yapıları ve senatoları aracılığıyla bilimsel kararlar alarak uygulayan yapılardır.
Etkileri kabullenmeleri zordur..
Baş eğmezler..
Onların başını sadece 10 Kasım günü saat 9.05 de saygı için eğdiklerini görürsünüz....
Üniversite eğitimi almış olan yöneticilerin, üniversite gençliğini  çok iyi anlayabileceği kuşkusuzdur.
Onların her biri bir vatansever, ülke geleceğinde söz sahibi olacak gençlerdir..
İşte Üniversite budur..



Bu yazı 219 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI