Bugun...

Sinan YURTKULU
BU DA GEÇER YA HU!
Tarih: 06-09-2018 13:14:00 Güncelleme: 06-09-2018 13:14:00


“Söylemiştim, keşke, veya korktuğum başıma geldi” söyleriyle başlayan cümleler kurmaktan nefret ediyorum. Ancak Türkiye’de yaşıyoruz ve bu ifadeleri sık sık kullanmaya mecbur kalıyoruz. “ Yeni dönemi ateşleyecek” başlıklı bir önceki makalemde bizi yönetenlere seslenmiş mecbur kalmadığınız müddetçe milletimize ‘Savaş, ve dolar bozdurun’ gibi hitapların sarf edilmemesini hatırlattım... Bu sözlerin milletimizi galeyana getireceğini ve müdafaaya geçeğini vurgulamıştım. Yazımızın mürekkebi kurumadan; maalesef ve istemediğim halde haklı çıktım. Savaş çığırtkanlıklarının ve çağrıların zararı büyük oldu. Dolar yükselişlerinden dolayı ekonomimiz durma noktasına geldi. Zira yurttaşlarımız artan dolar şokları üzerine Büyük Reisin savaş ve dolar bozdurun sözlerinin hemen ertesine gelen 27 Temmuz -24 Ağustos 2018 tarihleri arasında bankalardaki döviz tevdiat hesaplarını 7.9 milyar azalttı. Sadece 17 Ağustos 2018’de 7.5 milyar azalış sağlamasıyla sözlerimizi doğruladı. Merkez Bankamızın dövizi aşağıya çekme çabası neticesinde ; Dolar, altın rezervlerinin düşmesiyle üstüne tüy dikti.. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası verilerini dikkatle takip eden her kişi bu rakamları görebilir. Tahvili, hissesi ile varlıkları olup savaş ve bozdurun sözleriyle paniğe kapılan kişilerin bozdurma yerine dolar aldığını fark edebilir..Hatta anlamayan, yetinmeyen varsa Ekonomist Uğur Gürses’in bahsimize konu olan rakamlarla ilgili makalesiyle iyice aydınlanır, merakını giderir. Böylece Reisin dolar bozdurun ifadesinin sonuçları iyice anlaşılır. Fakaat Ne yazıktır ki bu ‘savaş ve saldırı’ söylemleri halen devam ediyor. Dolar’da hızına hız katıyor. Zirveleri zorlayan rallisiyle heyecan üstüne heyecan yapıyor.. Hele hele “Bu da geçer Ya Hu” gibi kaderci ve tasavvufi sözler yapılacak bir şey kalmadı hissini uyandırıyor. Piyasalardaki yangını alevlendiriyor. Bu fırtına Tabii ki geçecek dünyada hiçbir olgu kalıcı değildir. Her şey geçer ama nasıl? Deler mi, teğet mi geçer orası önemli. Zat_ı şahaneleri çok iyi bilirler ki necip milletimiz; Ata ve dedelerimizden bu yana AB-D nin dostumuz olmadığını çok iyi bilir. Malûmu ilan etmeyelim. Yapacaklarımıza odaklanalım. Ayrıca Sayın Bakan Damat beyin sık sık “çok yakında Eylül ayında açıklayacağımız Orta Vadeli Plan’da göreceksiniz” imaları da çok komik oluyor. Birileri Damat beye Büyük Reis’e 16 seneden beri iktidarda olduğunu hatırlatmalıdır. Komik duruma düştüklerini göstermelidir. Çeyrek yüzyıldır iktidarda olan birilerinin biraz daha sabır ve zaman istemesi çok itici ve sevimsizdir.. Kıvrak zekâya sahip milletimizin hafızasını ve desteğini zorlamaktan öteye götürmüyor. “Sıkıntıları biliyoruz, 1-2 ayda toparlarız, yapısal sorunların üzerinde çalışıyoruz laflarını yutmuyor. Beyhude sözlerle gargara yapıyor.Çünkü iktisadi ve siyasi sıkıntılarımız bellidir. Savaş yönündeki her söz ve yüzde 20 leri aşan enflasyon ; gördüğümüz ve yaşadığımız gibi paramızı pul ediyor. İmalat Sanayinde düşük kapasiteye çalışmaya sebep oluyor. Haliyle Düşük çalışma maliyetleri artırıyor. İşçi çıkarmalarına sebep oluyor. Biz bu filmi 1994, 5 Nisan 1995 ve 2001 krizlerinde yaşadık. Anıları halen tazedir. Şimdi laf değil iş/icraat zamanı. Ülkemizin dertleri ve çözümleri malumdur.. Yeter ki faiz yükseltmek geç kaldığımız gibi geç kalmayalım. Teşhis ve tedaviyi doğru ve zamanında yapalım. Kamu, özel şirketler ve bireylerin; sorumsuzca ve görgüsüzce yapılan aşırı ithale dayalı tüketim. Ve konforumuza gem vuralım. Tasarrufları hızlandıralım. İhracata dayalı aynı zamanda katma değeri yüksek ürünleri teşvik edelim. Tarımda Üretelim Sanayide biz üretelim. Kamu destekli özel yatırımı ilk plana alalım. Sürdürebilir ve verimli yatırımları coşturalım. Üretelim. Üretelim. Asla ve kat’a yaklaşan seçimler ilk plana alınmasın. – oy kaybederim- korkusuyla hareket edilmesin. Swap denilen yabancı piyasalarda TLnin değiş tokuşunun önlenmesi gibi doğru ama geçici Aspirin tedavilerle dertlerimizi büyütmeyelim. Zira Yüksek dolar, ucuz TL, yüksek enflasyon ve giderek pahallılaşan krediler esnaf tüccar, sanayiciye günbe gün kepenk kapattırıyor. Satın alma gücümüzü yerlere vuruyor. Her geçen gün fiili 6 milyona dayanan işsizler ordumuzun sayısı yükseliyor. Sıkıntıları dar gelirli, emekli, birkaç dönüm de ekim yapan çiftçimize yüklemeden neşteri vuralım. Aslına bakarsanız bugüne geleceğimiz yani Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan belliydi. Babamızın parasıymış gibi aldığımız 500 milyara dayanan kamu/özel toplamı dış borçlar, düşük kur yüksek TL bugünlerin habercisiydi. Ciddiye almadık. Yetmedi Emanet at ile keyif üstüne keyif yaptık.ya neyse konumuza dersek; Bugüne kadar 74 milyar dolara ulaşan batık kredileri zavallı Ayşe Teyzemize Ali bey amcamıza ve yoksul çocuklarına ödetmeyelim. Tüyü bitmemiş yetimin 37 milyar dolarını üç kâğıtçılara kaptıran Telekom’da hiçbir suçu yoktur. İlk 6 ayda sadece 79 milyon dolardan sıfıra doğru koşan Yabancı Doğrudan Yatırımcının gelmemesinde dahli olamaz. Derhal Yüzde 68 lere düşen Tüketici Güven Endeksini ve Reel Piyasaların güven ve cesaretini yükseltelim. 2018 in ilk 6 ayında 31 milyar dolarla düşme eğilimine giren Cari Açığımızı emin ve kararlı adımlarla en aza indirgeyelim.. İlk 6 ayda 18 milyar dolara varan Dış Borcu frenleyelim. Makul seviyelere düşürelim. Sıkıntıyı Varlıklı ve varlıksız ayırmayıp her bireye eşit dağıtalım. Dolaylı Vergi rezaletini dengeye getirelim. Kazanandan vergi alalım. Özellikle yurt içi/yurt dışı kamuoyunu insan hak ve hürriyetlerine olan saygımızı , verdiğimiz öneme inandıralım. Taraf olmak yerine ülke çıkarlarımızı kollayalım. Suriyenin Idlıp kentinde yaşanan faciadan kıl payı en az zararla ABD-Türkiye arasında yaşanan gerilimi lehimize çevirmeye çalışalım. Kesinlikle demokrasiden uzaklaşmayalım. Merkez Bankamızın yakasını bırakalım. Hür ve özgür iradesiyle karar vermesini sağlayalım. Hareketlerinde geç kalmamasını temin edelim.. Yıllardır toplanmayan Ekonomik Koordinasyon Kurulunu acilen toplayalım. Tüm siyasi ve teknokratların, resmi ve sivil toplum kuruluşlarının fikirlerini dinleyelim. Eteklerindeki taşı dökmelerine yardımcı olalım. Sonuç bildirgesine göre yön tayin edelim. Tekraren vurguluyorum ki ; Yaklaşan Belediye Seçimlerinin korkusuyla yanlış ve hafif kararlarla ülkeyi felakete sürüklemeyelim. Malumu ilan etmeyi bir kenara atalım. İcraatlar başlayalım.

 



Bu yazı 791 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI