Bugun...

Sinan YURTKULU
BÜYÜK REİSTEN BEKLENEN JEST
Tarih: 09-12-2018 15:25:00 Güncelleme: 09-12-2018 18:26:00


Öğretmenler Günü kutlamasından dolayı Beykoz Küçüksu mevkiindeki Sabancı Öğretmen Evinde toplanan öğretmenler ve bizzat ziyaret ettiğim kamu görevlileri ve sendika başkanlarını milletine/ devletine hizmet heyecanı ile yürekleri çarpan bir adım öne çıkan canlarla kucaklaştım..

Aklıma Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, ”MHP ile karşılıklı jestlerimiz olacak” sözleri aklıma geldi.. Sayın Başkan tabii ki jest kelimesini yaklaşan yerel seçimlerde sergilenecek tavır ve kararlardan dolayı sarf ettiği samimi cümleler. İtirazımız yok.

Ancak ve fakat; 15 Temmuz kalkışması ile Devlet burçlarında açılan gedikler; devletine gönülden bağlı milliyetçi, vatansever, Laik Demokrat, Atatürk hayranı ve Ülkücülerle kapatıldı. Birçok vatan sevdalısı Doğu Güneydoğu, Afrin, Zeytin Dalı Harekatında yurdu, milleti, bayrağı uğruna toprağa düştü, Sakatlandı, yürekleri dağlandı. Sadece Şanlı Ordumuzda mı ? Kamuya bağlı Sağlık, Adalet, Diyanet, Ulaştırma, Eğitim, Yerel Hizmet, Enerji ve benzeri kurumlar dahil tüm kamudaki sıkıntı ve üzüntüler vatan aşkı ile kavrulan Deli Yürek kadrolarla aşıldı. Ki bu kahramanların bir çoğu daha dün, FETÖ hainlerinin kumpaslarıyla inim inletildi. Hapislerde çürütüldü. Her şeye rağmen görev aldılar. Canlarını ailesini ve geleceğini bir an bile düşünmeden ateş çemberine atladılar. Ölüme meydan okudular. Peki bu Sözleşmeli Er, Onbaşı, Çavuş, ast ve üst subayların, takdire ihtiyacı yok mu? Bu Deli Yüreklerin yandaşlar gibi “Makam ve mertebe” nimeti ve her türlü pastada hakları vardır.. Analarının ak sütü gibi helaldir. Ayrıca bu aslan parçaları hak etmedikleri göreve, yerlere ve yüksek katlara talip olmazlar. Torpil istemezler. Sadece ve sadece ehliyet ve liyakat sahibi oldukları makamlara getirilmelerini bekler. Velev ki bir üst mertebeye çıkmak için yazılı sınava giriyorlar, kazanıyorlar. Takdir alıyorlar. – Mülakat- denilen garabet uygulamada harcanıyorlar. ötekileştiriliyorlar. Ölüme gönderdiğin kahraman asker, sağlıkçı, amir, memur, diyanet elemanına hak mıdır. Reva mıdır? Mülakatlar ile itibarları örseleniyor. Yalnızlaştırılıyorlar. Ve bu gidişe "DUR" demenin zamanı gelmedi mi?. Ülkücü, Ulusalcı, Yurtsever, Atatürk Milliyetçisi adları her ne olursa olsun topyekün vatan bayrak sevdalılarına taltif talepleri; MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’den beklemek büyük hatadır.. Zira Sayın Bahçeli, “Kan kusup, Kızılcık yedim’diyen bir kültürden geliyor. Hizmetleri karşılığında; Bal, baklava börek, taht, makam beklemez. Cumhurbaşkanı Büyük Reis dahil hiçbir Efendi Hazretleri tarafından korunma kollama istemez. Hatta hakkı olanı dahi  -boynu bükük, mahcup- bir şekilde bekler. Gelmezse arsız ve yaramaz çocuklar gibi ortalığı birbirine katmaz Meydanı yangın yerine çevirmez. Devletine isyan etmez. Cumhuriyetine düşman olmaz. Kendi ve gönüldaşları için kollama, kayrılma yüksek mevkii, ballı bademli ihale peşine düşmez. Çok iyi bilir ve eminim çünkü, Sayın Bahçeli’nin 57. Hükümet te Koalisyon ortağı Başbakan Yardımcısı olduğu günlerden edindiğimiz tecrübelerle sabittir. Benim gazeteci olarak şahit olduğum, kendisi ve yakın çalışma arkadaşlarından duyduğum konuşmalarında şu sözlerini bizzat kulaklarımla işittim.

Sayın Genel Başkan Bahçeli, Başbakan Yardımcısı olduğu 57. Hükümeti devir aldığı ilk gün kamuda görevli gönüldaşlarına”Ehliyet ve Liyakat sahibi devlet adamlarıyla uğraşmayınız Bizzat kaynaşınız. Devlet işlerini bilen insanları makamında bırakın, çelme takmayın. Yükselmesine mani olmayınız. Asla ve kat’a siyasi rakibiniz gibi davranmıyınız” ifadeleriyle gönüldaşlarını uyarmıştır.. Hatta Devlet Personel Seçme Sınavlarını bizzat Sayın Bahçeli icat ettirmiştir. Ki devlet makamlarına ehil olan insanların yerleşmesini yandaş ve kayırma politikaların sona ermesinin yolunu açmıştır. Önce Ülkem Sonra Devletim ve Partim söylem ve eylemini şiar edinmiş bir zat-ı muhteremin ülkücü kadrolara mevki makam istemesi mümkün müdür. Sadece devlet personeli mi; Ömrünü Türk Milleti'nin milli manevi değerlerini yaşatmak ve yüceltmeye adamış, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, ve benzeri Vakıf ve dernekler sonrası hissettiğim kadarıyla öksüz evlat muamalesi görmekten oldukça muzdaripler, Türgev ve benzeri yandaş kuruluşlara tanınan öğrenci yurdu ve benzeri kolaylıklar ile ayni ve nakdi yardımlarla hatırlanmak istiyor bilesiniz. Tek meselesi mağdur ve mazlum Türk Milleti dil, din, coğrafya birliği olan dost ve kardeş milletlere yardım ve ihya etmek isteyen bu karamlar bir avuç bağışçı ve gönüllü hizmetkarlardan oluşan insanların destekleriyle ayakta kalmaya çalışıyorlar. Çalışanlarına maaş vermek ve kiralarını ödemekte zorlanıyorlar. Destekleneceği günü iple çekiyorlar. Yardım ve destekte ADALET bekliyorlar. FETÖ hainlerinden alınan yurt binalarından faydalanmak istiyorlar. Ama velakin , - İstemiyor- beklenmiyor- diye vermemekte Şanı Büyük Başkana, Büyük Reise yakışmaz. Yenikapı Ruhuyla asla ve kat’a uyuşmaz.. “Külfet senin. Nimet benim ve yandaşlarımın” tavırları kesinlikle Adalet ve Kalkınma vaatleriyle bağdaşmıyor.. İslam mensubu olmayan mağdurlara dahi Fitre, Sadaka ve Zekat verilmesine izin veren Müslümanlığa sığmaz.Y üce Yaradanımızın ve Peygamber Aleyhisselam Muhammet Mustafa Efendimizin sevmediği hasletlerdir. Hele hele başarısızlığını örtbas etmek isteyen bazı çapsızları hepimizin malumu birkaç zavallı..Atatürk düşmanlığı ile ününe katıyor.. Saygısız ve terbiyesizliğiyle gazete ve televizyonlarda boy gösteriyor.. Yazılı basına bol bol malzeme veriyor olmasına rağmen milli değerlerimize hasımlığı oranında makam ve mertebeye yükseltmek,, bazı örümcek kafalı, cemaat yobazlarına yol verilmesi hiç yakışmıyor.

Kim bunlar diyor Örnek istiyorsanız, Bartın halkını bir dinleyin. Yazılı ve görsel basını bir tarayın. Milli Eğitimi teslim ettiğiniz bir şahsı ve bazı isimleri araştırın. Bunları benden daha iyi bilmenize rağmen bizleri bilgiye boğan vatan sevdalıları ile birlikte dün olduğu gibi bugün ve yarında her an yardımcı olmaya hazırız...

 



Bu yazı 504 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI