Bugun...

Sinan YURTKULU
NE GÜZEL TÜRKİYE
Tarih: 26-09-2017 09:50:00 Güncelleme: 26-09-2017 09:50:00


Ooh ülkemiz güllük gülistanlık. Döviz düşüyor borsa yükseliyor. Sıcak para dalga dalga ülkemize geliyor. İktisadi göstergeler yukarı yönleri gösteriyor. Ne güzel Türkiye, Büyüklerimiz mahareti kendilerinde görüyor.  Vergi de yatırımda yeni teşvikler müjdeliyorlar. Gururlu bir 0 kadar kibirli lâflar sarf ediyorlar. Sanayi, Kalkınma, Maliye ve Ekonomi’den sorumlu zatlar ve bizi idare eden tüm hükümet yetkilileri asla ve kat’a  güzel  görünen genel gidişattan büyük pay çıkarmamalıdır. Ucundan acık sebeplenmeleri gerekir. Zira; yurt dışından portföy yatırımları geldikçe, borsada yükseliş, döviz kurlarında ise düşüş eğilimi görüyoruz.. Gösterge faiz oranları ise yüksek bütçe açığı ve enflasyondan dolayı  zayıf kaldı,  bu sebepten dolayı faizler nispeten yükseldi.. Ülkemizdeki yüksek faiz cazibesi portföy yatırımlarını diğer anlamıyla sıcak parayı çekiyor. Öte yandan dolardaki değer kaybı altın fiyatlarını yükseltti. Altının yükselmesinde ki diğer etkenler K.Kore füze tehditleri nedeniyle “güvenli liman” özelliğini tekrar hatırlattı ve 2011 yılındaki fiyatının 1.905 dolar olduğu anımsanırsa uzun dönem primsiz bir meta olması sayılabilir. Kredi garanti fonu sayesinde piyasaya pompalanan para, küresel ekonomilerdeki büyüme ve ihracat artışlarının etkisiyle yine yüksek büyüme bekler hale geldik.Ki sevinmeyelim zira Yüzde 7 nin altında görülen büyüme sıkıntılarımızı çözmez. İşsizliği ve çağırdığı olumsuzlukları devam ettirir.
Dolar/TL kurunun düşüşünde, sıcak para girişleri kadar Trump’a olan güvenin azalması ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırım konusundaki tereddütlerine bağlı olarak doların değer kaybının etkisi var. Irak’ta gerçekleşen Kerkük referandumu  Genel Seçim öncesi gerilen Türkiye-Almanya ilişkileri, AB-D'nin himayesinde Suriye'nin kuzeyine yerleşen terör örgütü PKK/YPG'yi temizlemek için "Fırat Kılıcı" operasyonu hayata geçme ihtimali!.. PKK/YPG'nin düzenli ordu sistemine geçtiği Afrin'e bir operasyon beklentileri ABD’de devam eden Halkbank ile ilgili dava, Irma Kasırgasının olumlu ve olumsuz etkileri, dış borsaların seyri, geriye düşse de K.Kore yönetiminin çılgın deneme riskleri içeride/dışarıda mevcut tüm sanayi, ticaret aktörlerini insanlığı ve canlıları rahatsız etmeye devam ediyor.
Ayrıca büyük laflar ve başarı beyanatları için henüz çok erken. Her an tökezleyebiliriz. Çünkü halen Türkiye'nin terör sorunu var..Her gün üç ila beş şehit  haberiyle sarsılıyoruz. Türkiye Cumhuriyetinin şanlı ordusu güneydoğu’da canını dişine takmış su gibi  mühimmat akıtıyor..Aynı zamanda enflasyon derdimiz baş ağrıtmaya devam ediyor.. Yüzde 10 ların çok üstünde gerçekleşen çekirdek enflasyonla karşı karşıyayız.. Suriye meselesinin ne olacağı belli değil. Avrupa Birliği sıkıntısı - Mağrur Yalnızlık- gibi edebi, romantik laflarla geçiştiriliyor. Türk ve Müslüman korkusu dikkatlerden kaçırılıyor. 4 üniversiteli gençten birisi işsiz.100 gençten 27 si isedünya ile bağını koparm mış ümitsiz, okumuyor ve çalışmıyor.. Turizm sektörü can çekişiyor. Tüketici Güven Endeksleri aylardır 100 ün altından dibe doğru batıyor. Diğer anlamıyla kötümserlik katmerleniyor. Döviz birikimi ve tasarruflarımız yerinde sayıyor. Kırsal kesim ise dert küpü;  Fındık fiyatları üreticiye kök söktürüyor. Çay fiyatları  saç yolduruyor.. Çay ithalatımız günbe gün artıyor. Şanı büyük firmalara çay üretim fabrikası sattırıyor. Çifti çubuğu olan her kişi borç altında inliyor. Üzüm ve pamuk üreticileri çocuklarına bakamaz durumda, yüksek tahsile gönderemiyor..Yuva kurduramıyor.. Bir zamanlar efendimiz olan köylü ve çiftçi şehirlerde çöpçü kapıcı. Modern köle oldu. ve köleleşti. Komşu dost ve akraba ülkelerden aldığımız eğitimsiz kazanç sahibi olmayan göçmenler illerimize nefes aldırmıyor. Çarpan etkileriyle suç ve suçlu sayısı her an kabartıyor.. Resmi ve çoğunlukta özel firmaların 420 milyar dolara çıkan dış borçlarını  çevirmekte zorluk çekiyoruz.. Bankalara uluslar arası tefecilere bayram ettiriyoruz.2017 yılı başından bu yana verdiğimiz açıklara bakılırsa 40 milyara dayanan -Cari açık- ile rekor kıracağız.. Ki Bu noktadan sonra piyasalara verilecek ilave kamu katkısı yüksek cari açık ve daha da yüksek faiz olarak geri dönme riskini içeriyor. Ve maalesef Kredi Garanti Fonu vasıtasıyla esnaf ve tüccara dağıtılan kredilerde makine techizat alımlarına fayda etmediğini  görüyoruz. Büyümemizin bulguları şahsi alım ve hizmet sektörüne para harcadığımızı gösteriyor. Ve böyle giderse olası büyümenin de sağlıksız olacağına işaret ediyor. Kamu destekleriyle, krediyle, borçla ve iç tüketimin pompalanmasıyla yüksek büyümeyi sürdürülebilir kılamayız Mevcut göstergeler dünyanın en kırılgan ekonomileri 1 Liginde olduğumuzu ezber ettiriyor. Hukukun üstünlüğünde geri düştük... Aldığımız  birçok haber Adalete güveni sarsıyor.. Demokrasimiz iyice zayıfladı. İrtifa kaybetti. Yatırım yerine rant peşindeyiz.. Üretimi unuttuk.. Aslında katma değeri yüksek ürünle imalatı ve ticaretiyle müreffeh ülkeler seviyesine geleceğimizi çok iyi biliyoruz. Ancak Fen, biyoloji matematik dallarını tercih eden öğrenci sayımız –yok- denecek kadar az. Böylelikle nitelikli eğitim yerinde sayıyor. Ama politikacılar bunları tartışmıyor. Özel sektörün aşırı borcu halen konuşulmuyor 16 yıldan bu yana kesintisiz iktidar olan ekonomi bakan ve kurmaylarından bugün de işsizlik, enflasyon, yüksek borçlar ve bunların yüksek faizi ile  ilgili  -ceğiz cağız- gibi geleceğe dönük popülist ve yuvarlak laflar duyuyoruz. Hele hele Orta Vadeli Plan demiyorlar mı çıldırıyoruz. Yahu ve planlar ne zaman tuttu da gelceğimizi bunlara göre planlayacağız. Halen kamuda maliyet-fayda dengesine bakacaklar mış. “16 yıldır aklınız neredeydi” demezler mi insana? Dertlerimizin çözümü  elbette var. Ama dikkatimiz bilinçli/bilinçsiz suni gündemlere çevriliyor.  Hansa Corca,  Çung Çenge ve sahte dost devletlerin menfaatlerine hizmet ettiriliyoruz.
 
 



Bu yazı 139 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI