Bugun...

Sinan YURTKULU
YENİ DÖNEMİ ATEŞLEYECEK
Tarih: 10-08-2018 11:25:00 Güncelleme: 10-08-2018 11:25:00


“Ekonomik Savaştayız” “ Yastık altındaki altın ve dövizi bozudur” sözünü duydum. Yüreğim hopladı. Derhal aileme ve dostlarıma “sakin olmalarını” tavsiye ettim. Ancak korktuğum oldu. Başı bozuk ve yalpalayan ekonomik değerlerin üstüne, “Savaş ve bozdur” ifadesi halkımızda Kelime-i Şahadet tesiri yarattı. O günden bu yana Piyasalar alt üst oldu. Zira yüce milletim savaş döviz,lafları duydu mu fırına koşar en az 15 günlük ekmeğini alır. Market e koşar un, makarna ne bulursa depolar. Parasını altına dövize çevirir. Tasarrufta kalır. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan 100 gün hedefi ve 400 projeyi açıklarken “ Savaştayız yastık altındaki yatırımlarınızı bozdurun şeklindeki hitabıuyum yerine –Yeni Dönemi ateşleyeceğine Altın, döviz, faiz, ve enflasyonu fişekledi. Ateşle birlikte Döviz ve benzeri menkul ve gayrimenkullerimiz şoktan şoka girdi., Açıklamanın yapıldığı gün 03.08.2018 günü saatler 16.00 yı gösterdiğinde Amerikan Dolarının alış 5.04 Tl Satışı 5.08 seviyelerinde idi. Yükseldi yükseldi 5.45 TL ye ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı.Euro ise 6.35lere tırmandı. Borcumuzu katladı. Emeğimizi yüzde 25-30 daha ucuzlattı.. Şok be şok artan fiyatlar. Ekmeğimizdeki dilimleri azalttı.. Suyumuzu bulandırdı. Ham, mamûl ürünlerin maliyetlerini ve faizi tırmandırdı. Halbuki piyasalar ve halkımız Başkan Erdoğan’dan; 5 TL olan doların ve yüksek enflasyonla nasıl mücadele edileceğini anlatmasını bekliyordu. BÜyük Reisin “Merak etmeyin, Bugünden sonra Merkez Bankamız hür ve özgürdür. İzlediği para politikalarıyla kötü gidişata anında müdahale edecek. Bizde Maliye ve Kamuda aldığımız kararlarla Merkeze destek vereceğiz”. Sözlerine hazırlanmıştı. Tam aksi oldu. Ekonomik Savaş ve dövizleri bozdurun çağrısı doları, faizi enflasyonu iyice coşturdu. Ateşin üzerine dökülen benzin tesiri yarattı. Ardından Papazın eve çıkarılmasıyla ABD krizimiz katlandı, Korumacı politikalarla Çin’ e uygulanan ekonomik yaptırımlar, İran Ambargosuyla alevlenen Ticaret Savaşları, Hindistan’ın bu harpte -bende varım- demesi, Kuzey Kore’nin Nükleer Füze ısrarı dövizle ödenen borç günlerinin yaklaşmasıyla birlikte, başıbozuk ve kaygan zeminde yürümeye çalışan başıdumanlı Türk ekonomisini temelden sarstı. Tüm bu olumsuzlukların ışığında açıklanan 46 milyar TL değerindeki 400 proje gündemden düştü. Bakanlıkların 100 günlük icraatları büyük imalatların ilanı -Merhem etkisi –yerine panik ve korunmaya geçmemize neden oldu. Çaresiz bir şekilde . Başımıza gelecekleri beklemeye koyulduk. . Meselâ 46 milyar TL nereden bulundu/bulunacak 50 milyara yakın para 252 632 kişiye istihdam sağlaması lâzım.Öyle ya, 1 kişi istihdam etmek için ülkemizde 190 TL yatırım gerekiyor. 46 milyar TL : 190 bin= 250 bin küsur eder. Ayrıca finans ve reel sektörlerde yaşanan sıkıntılar içersinde 400 projeye nereden ve yüzde kaç faizle para bulacaksın. Para bugünlerde çok pahalı ..Evdeki hesap çarşıya uyacak mı? 46 milyarı tam maliyet mi yoksa faizi gecikmesi 146 milyar olarak mı geri ödeyeceğiz. Açıklamalarda bunların hiç birini duymadık. İlgili bakanlardan da aydınlatıcı bilgiler alamadık. Ve 400 proje neye göre teşvik edildi. Zira bu ve bundan sonraki tüm destekler kesinlikle oy hesabı, yandaş, menfaat gözetilmeden dağıtılmalıdır. Borçtan -illallah- dedik artık. Yeni gelen paralar; firmalarımızın dünya piyasalarında rekabet gücünü artırmalıdır. Nerede, kiminle ne zaman yapılacağına çok dikkat edilmelidir. 30-40 milyar dolarları zorlayan cari ve dış ticaret açığımıza gerçekten merhem olmalıdır. Yüzde 20leri geçmek üzere olan faizi düşürmelidir. Yüzde 30 lara koşan enflasyona ateşini dindirmelidir. Örnek olarak; İmalatlardan -Kanal İstanbul- projesi ise halen birkaç bilinmez özelliğini koruyor. Cumhurbaşkanının Kanal etrafına -Butik Şehirler- şapacağız sözü ise sıkıntılara tuz biber oldu. İlimizin her yerinde; Şehirlerin Kraliçesi, Dünya İncisi İstanbul yoğun nüfusu ile boğuşurken –Butik Şehir- ile 30 milyon nüfusun üzerine etkisi ne olacak?. İkilemine düşüldü. Doğal Dengeyi hangi yönde etkileyecek. Ki Kanal Projesinin çevreye vereceği yönünde ileri sürülen olumsuz iddialar halen çürütülemedi. Büyük İstanbul Tüneli ise; 3.Boğaz ve Orhangazi Köprüsü, Avrasya Tüneline verilen garantiler ile geçmediği halde köprü parası ödeyen vatandaşlarımızı kara kara düşündürüyor. Büyük İstanbul Tüneline şüphe ile bakılıyor. Paranın “Padişah” olduğu bu günlerde borçlarımızın kaç ile çarpılacağı soruluyor! Keşke Cumhurbaşkanı projeleri mali boyutuyla birlikte açıklasaydı. Ayrıca devletin ve milletin nasıl tasarruf edeceğine de değinseydi. Zira bir ülke tasarrufunun olması gereken oran en az yüzde 25 dir. Mevcutta olduğumuz yüzde 8 ler olamaz.. En önemlisi açıklamaların ardından son model makam araçlarıyla dağılan Bakanlar yardımcılar müdürler arkalarından derin derin baktırdı..Derin düşüncelere daldırdı.. Yazılı basında yer alan yeni alınacak makam araçları ise çıldırttı. Bunca sıkıntının içindeki şatafat saç /baş yoldurdu. Bugün itibariyle 5 milyon emekçi iş arıyor. Aramaktan vazgeçen işsiz sayısı ise en az 2,5 milyon..Fiyat istikrarı alt üst vaziyette. Günbe gün maaşlar değerini yitiyor. Enflasyon yüzde 30lara koşuyor..Son kez çıkarıldığı söylenen; 50 milyar TL umulan İmar Barışında bugüne kadar 1 milyar 350 milyon geldi. Bedelli Askerlik beklenenin çok ama çok altında ilerliyor. Yaşı geçmiş asker stoğu 5,5 milyon olduğu söyleniyordu. 200 bin başvuru 1 milyar TLden bahsediliyor. Vergi Affı ise taahhütten öteye geçemiyor. Ödeme ahlakına sahip vatandaşımız- ödemeye niyetleniyor- istiyor, ama işleri rast gitmiyor. Büyük oranda ödeme yapamıyor. Mali disiplin rayından çıktı.Kötü gidişat devam ederse vergi harç toplama daha da zora girecek,, Düşük TL yüksek kur kanamızı ağlatıyor. 698 milyar dolar kamu+özel iç/dış borcumuz gelecek planları yaptırmıyor. Hal ve durumumuz arap saçı gibi karman çormanken butik şehir/kanal gibi olmayacak dualara amin denmemelidir. Yeni sorunlara yol açılmamalıdır. Bugüne kadar işsizlik, büyüme, enflasyon, ve kur tahminleri tutmamış Orta Vadeli Plan ; yeni vergiler, yeni zamlar ile milletimizi inletmemelidir. Ayağı yere basan ve yakın/ uzak coğrafyalarda esen rüzgarları tüm ekopolitiği göz önünde tutmalıdır. Bir an önce Eğitim, Finans, Bilişim, Sanayi, Ticaret, Turizm Tarım, hukuk, gıda terörü, ve birçok alanında içerden ve dışarıdan gelecek şoklara karşı yapısal reformlar başlatmalıyız. Ülkemize vatandaşlarımıza yeni ufuklar açacak, saldırıları önleyecek mucit Mehmetçikler yetiştirmeliyiz. İnançlı şahsi menfaatlerini vatanı milleti uğruna hiçe sayan milli burjuvazi oluşturmalıyız. Sözde değil özde yerli ve milli olmalıyız. Yanlış anlaşılmasın biz yeni ve yeniden yapılacak mantıklı inandırıcı tüm projeleri yürekten destekliyoruz. Ülkemiz ve milletimizi huzur ve refahı için taş üstüne taş koyanlara hayır duaları ediyor. Alkışlıyoruz. Türkiye’nin yılda 500 milyar dolar ihracat yapacağı günleri iple çekiyoruz. Yalnız Janjanlı bol sıfırlı cek caklara karnımız tok.. Yatırımların akılcı uygulanabilir ve sürdürebilir olmasını bekliyoruz. Büyük imalatların kafalarda soru işareti yerine güven ve mutluluk vermesini diliyoruz Kazançların hakça dağıtılmasını umuyoruz. Adaletli bir ortam arzuluyoruz. Ve bizi yönetenlerin/yönetemeyenlerin ağızlarından çıkacak her kelimeyi çok iyi düşündükten sonra- 9- kere yutkunduktan sonra sarf etmesini saygılarımızla arz ediyoruz. . Özellikle Türkiye’yi ekopolitik krizlerin eşiğine getiren uygulamalar/hatalar/şahıslar tekrar tekrar gözden geçirildikten öz eleştiri yapıldıktan, ferdi katkı payı hesaplandıktan sonra milletimizle paylaşalım lütfen . Bugün yaşadığımız sıkıntılardan daha ağır milletlerarası/ mali, askeri, siyasi krizden kurtulmuş Türkiye’miz ve halkımız samimi itirafları gördü mü değil dolarını canını/ malını hiçe sayar/ sayıyor…



Bu yazı 2516 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI