Bugun...

Yalman Özgüner
GÜNEŞ MOTEL OLAYI
Tarih: 02-05-2018 05:46:00 Güncelleme: 02-05-2018 05:46:00


BİLGİ sahibi olmadan fikir sahibi olmak yaygın bir hastalık haline geldi toplumumuzda...

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların hafızası da olmaz...

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların sorgulama zekâsı gelişemez...

Öylelerinin vicdan, akıl, kültür, hatta ahlak gibi değerlere kapıları kapalıdır çok zaman...

15 CHP’li milletvekilinin İYİ Parti’ye katılmasına AKP’lilerin tepkileri bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmanın zekâ düzeyi ile doğrudan ilintili olabileceğinin de göstergesi...

“...Yaşanan hadise bugünün Güneş Motel vakasıdır. Kılıçdaroğlu, seçmeninin tercihini hiçe sayarak 15 milletvekilini emrinde olduğu iradenin talimatı ile başka bir partiye göndermiş, sözde demokrasi adına demokrasiyi ve o milletvekillerini seçen millet iradesini yok saymıştır... Bu, siyasi ahlaksızlığın en yeni ve en son örneğidir... Bu ittifak, şeffaf, dürüst, ahlaki ve meşru bir ittifak değildir. Hilekârlıktır, ahlaksızlıktır...”

Kimler söylüyor bunları?

Bunları aldığı ceza dolaysıyla muhtar bile olamayacak iken Siirt’te seçmen iradesi yok sayılarak, sonucu alınmış seçim iptal edilip, kazanan üç adayın milletvekillikleri resmen gasp edilmek suretiyle Başbakanlığa, oradan Cumhurbaşkanlığına kadar taşınan...

FETÖ’yü devlet yönetimine ortak edip, sonra aralarında iktidar paylaşımı kavgası çıkınca “Ne istediniz de vermedik” şeklindeki konuşmasını unutup, FETÖ ortaklığı ile suçladığı Atatürk’ün kurduğu parti için “CHP demek aynı zamanda tezek demektir” diyen dâhi’nin(!) fikir fedaileri söylüyor.

Alavere dalavere nasıl olurmuş ahlaksızlık nasıl olurmuş unutuldu gitti.

Bu ikinci Güneş Motel olayıdır” diyorlar.

Akıllarınca hem Ecevit’e hem Kılıçdaroğlu’na leke çalacaklar...

Aslında benzetme doğru...

Gerekçeler ortak...

Ortak amaç Türkiye’yi kaostan çıkarmak...

Aklı başında olan herkes Türkiye’nin bugün sürüklenmekte olduğu uçurumun da farkında...

Ülkenin bu hallere düşmesinin müsebbibi olan RTE’nin bunun bedelinin ödemesini olabildiğince geciktirmek için can havliyle erken seçim simidine sarıldığının da farkında...

Ya Güneş Motel olayı diye anılan olayın yaşandığı, oluk oluk kanın aktığı, ekonominin sıfırı tükettiği “1977 Türkiyesi” nasıl bir Türkiye idi?

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara, hafıza malullerine hatırlatalım bunu...

****

İKTİDARDA Demirel Başkanlığında 39. Hükümet var;

5 Haziran 1977’de yapılan genel seçimlerde Bülent Ecevit liderliğindeki CHP oy oranını yüzde 41'in üzerine çıkarıp mecliste 213 sandalye ile çoğunluğu kazanıyor ancak bu tek başına iktidar olmasına yetmiyor.

CHP azınlık hükümeti de güvenoyu alamayınca 21 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’un görev verdiği Süleyman Demirel Başkanlığında, Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin katılımıyla II. Milliyetçi Cephe hükümeti kuruluyor.

Ancak 11 Aralık 1977'de yapılan yerel seçimlerde oy oranını yüzde 48’e yükselten CHP giderek yükselirken, MC hükümeti büyüyen ekonomik sorunlar, yanısıra terör ve anarşi olayları nedeniyle zor durumdadır.

Sokağa taşan öğrenci olayları, grev ve fabrika işgalleri, döviz kıtlığı hoşnutsuz milletvekillerinin istifa edip AP’den kopmaları Başbakan Demirel’in başını fena ağrıtıyor.

Bülent Ecevit doğan siyasi bunalıma çözüm önerisi olarak Demirel’e MC Hükümeti yerine ya birlikte bir hükümet kurmak, ya da CHP destekli AP hükümeti veya AP destekli CHP hükümeti kurulması seçenekleri sunuyorsa da Demirel hiç birine yanaşmıyor.

Bunun üzerine Bülent Ecevit hükümet kurabilmek için yeterli sayı olan “11 namuslu adam arıyorum” diyerek AP’den istifa eden bağımsız milletvekilleri ile önce 22 Aralıkta Bayramoğlu’nda daha sonra Florya'daki Güneş Motel’de bir araya geliyor.

CHP Grup Başkanvekilleri Altan Öymen ve Hayrettin Uysal’ın 29 Aralık 1977 günü verdikleri gensoru önergesinin ardından da 31 Aralık 1977'de II. MC Hükümeti düşüyor.

O günlerde CHP’ye geçişleri karşılığında Bakanlık, önerilen 11’lerin aslında Bakanlık istekleri olmasa da Ecevit’in, kendilerine sonradan çengel atılıp hükümet kurulmasını riske atmamak için Bakanlık önerdiği konuşuluyor.

11’lerden Ahmet Karaarslan o günleri şöyle anlatacaktır:

Bu ne bir alma ne de satmaydı. Ecevit’le yaptığımız görüşmede istifa eden milletvekillerinin bağımsız kalacağı ve AP’yle CHP’nin bir araya getirilmeye çalışılacağı konusunda anlaştık, ancak Demirel buna yanaşmadı. İddia edildiği gibi Güneş Motel’de kalmadık. Sadece lokantasında bir toplantı yaptık. CHP’yi desteklemekle Milliyetçi Cephe hükümeti döneminde hazırlanan askeri darbeyi iki yıl ertelemiş olduk. Satın alınmış olsaydık istifa edemezdik.”

İşte Güneş Motel olayı budur...

Bugün Kılıçdaroğlu nasıl ülkenin başı dertte iken elini taşın altına koymuşsa o günde Ecevit aynı şeyi yapmıştır.

***

ŞİMDİ gelin bilge devlet adamı Bülent Ecevit’e “ülkenin bir saniye bile kaybetmeye tahammülü yok” diye tanımladığı ve Alpaslan Türkeş’in MHP’li komandolar için “Bizim çocuklar Kırıkkale tüfekleri kullanıyor” şeklindeki sözlerini atlamadan 1977 yılı boyunca yaşanan ekonomik ve siyasi krizin kronolojisini özetlenmiş haliyle hatırlayalım:

3 Ocak: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde, karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan çatışmada dokuz öğrenci yaralandı.

12 Ocak: Can güvenliği kalmadığı gerekçesiyle Erzurum Atatürk Üniversitesi süresiz olarak kapatıldı.

13 Ocak: İstanbul ve Tunceli'deki çatışmalarda birer öğrenci öldü, onlarca yaralı var. Kahramanmaraş ve Kütahya'daki çatışmalarda da 21 kişi yaralandı.

25 Ocak: İstanbul Emniyet Müdürlüğü açıklamasında, İstanbul’ da son bir yılda 510 öğrenci olayının meydana geldiği, 13 öğrencinin öldüğü, 254 öğrencinin yaralandığı bildirildi.

5 Şubat: Ankara'da, TÖB-DER, TÜM-DER ve TÜTED’in düzenlediği MC Hükümeti'nin tutumunu, partizanlığı ve terörü kınama mitinginde çıkan çatışmada 60 kişi yaralandı.

6 Şubat: Siyasal Bilgiler Fakültesi can güvenliği olmadığı gerekçesiyle dört gün tatil edildi.

17 Şubat: Ankara 50. Yıl Lisesi öğrencilerine komandolar ateş açtı, bir kız öğrenci kalp krizinden öldü.

20 Şubat: ODTÜ'de çıkan çatışmada bir öğrenci öldü.

1 Mart: MC Hükümeti'nce TL 9. kez devalüe edildi. TL'nin dolara karşı toplam kaybı yüzde 27'ye ulaştı.

4 Mart: Türkiye Barolar Birliği'nin aldığı karar üzerine tüm yurtta avukatlar davalara girmediler.

31 Mart: Sivas ve Site öğrenci yurtları arasındaki sokak savaşı sabaha kadar sürdü. Polis panzerlerle kapıları kırarak içeri girebildi.

Niğde ve Sakarya'daki öğrenci yurtlarında çatışma çıktı. Toplam 460 öğrenci gözaltına alındı.

1 Nisan: İzmir'de İleri Gençlik Derneği afişlerini asan Avni Ece adlı bir işçi, komandolar tarafından silahla öldürüldü.

3 Nisan: Demirel'in Gaziantep'e gelişi nedeniyle AP'liler ile CHP'liler arasında çıkan silahlı çatışmada, bir CHP'li öldü.

21 Nisan: İstanbul Bahçelievler Lisesi'nde öğrencilerin üzerine açılan ateş sonucu bir öğrenci öldü.

25 Nisan: Dövülerek hastaneye kaldırılan CHP'li Vize Belediye Başkan Adayı Sabahattin Begil öldü.

26 Nisan: CHP Lideri Ecevit ve beraberindekiler, Niksar'da açık hava toplantısı yaparken, MHP ve AP'lilerin saldırısına uğradılar.

28 Nisan: Ecevit, Erzincan'da da saldırıya uğradı. Yedi kişi yaralandı.

1 Mayıs: DİSK'in İstanbul Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlamalarında onbinlerce kişinin üzerine açılan ateş sonucu 34 kişi öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

16 Mayıs: Merkez Bankası'nın çekleri Japonya ve İsviçre'deki bazı bankalar tarafından karşılığı olmadığı gerekçesiyle ödenmedi.

19 Mayıs: Antalya'da 19 Mayıs törenlerine giden öğrenci otobüsüne ateş açıldı, sokaktan geçen bir çocuk ağır yaralandı.

29 Mayıs: İstanbul Sirkeci Tren Garı ile Yeşilköy Havaalanı'nda aynı saatlerde zaman ayarlı bombalar patladı. 5 kişi öldü, 49 kişi yaralandı.

Ecevit, İzmir'in Çiğli Havaalanı'na indiği sırada bir Polisin silahının ateş alması sonucu yanında bulunan Mehmet İsvan yaralandı.

2 Haziran: Başbakan Demirel, CHP Genel Başkanı Ecevit'e gönderdiği kişiye özel mektupta, , Ecevit'e, Taksim Alanı'nda yapılacak mitingte kendisine suikast düzenleneceği haberini aldıklarını bildirdi. Ecevit, radyoda yaptığı konuşmada bu mektubu açıkladı ve mitinge gideceğini söyledi.

15 Haziran: Kimliği meçhul kişilerce kaçırılan Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Orhan Yavuz boğazı kesilerek öldürülmüş halde bulundu.

2 Temmuz: Malazgirt'te otlak ve su yüzünden çıkan bir aşiret kavgasında 19 kişi öldü.

4 Ağustos: Ankara'da çıkan olaylarda, bir polis şehit oldu, dört vatandaş hayatını kaybetti, beşi ağır olmak üzere onlarca kişi yaralandı.

10 Ağustos: Yurt çapında elektrik kısıntısı had safhada. İstanbul'da kısıntı beş saate çıkarıldı.

15 Ağustos: Tekel Maddelerine ortalama yüzde 60 zam yapıldı.

16 Ağustos: Elazığ'ın Ağın İlçesi Pul Köyü'nde 75 yaşındaki Bekir Arabacı, anarşik olayları protesto etmek için kendini yaktı.

19 Ağustos: Ankara'da yapılan 'Ağır sanayi toplantısı' elektrik olmadığı için mum ışığı altında başladı.

3 Eylül: İstanbul'da yapılan elektrik kısıntısı, 08.00-21.00 saatleri arasına kadar uzatıldı.

20 Eylül: Yüzde 10 oranında yeni bir devalüasyon yapıldı.

8 Ekim: Döviz transferi yapılamadığı için yedek parça bulamayan BMC kamyon ve minibüs fabrikaları 650 işçiyi işten çıkardı.

17 Ekim: Türkiye’de grev olmadan yapılan ilk lokavt MESS’e bağlı 12 işyerinde 4552 işçiye karşı uygulanmaya başladı.

27 Ekim: Komandolar, Işık Mühendislik Yüksek Okulu öğrencisi Ayhan Gökdemir’i bıçaklayarak öldürdüler.

1 Kasım: Elektrik borcumuzu ödemediğimiz için, Bulgaristan verdiği elektriği keseceğini bildirdi.

25 Kasım: İngiltere'de yayınlanan Financial Times gazetesinin haberi : "Türkiye iflas etmiş bir ülkedir."

10 Aralık: Toptaşı Cezaevi'nde tutuklu TİKKO ve THKO/Acilciler örgütlerine bağlı dokuz tutuklu gardiyanları bağladıktan sonra jandarmaya ateş açarak kaçtılar.

11 Aralık: Yerel seçimler esnasında çeşitli yerlerde çıkan çatışmalarda 13 kişi öldü, 87 kişi yaralandı.

21 Aralık: 60 milyon dolarlık borcumuzu ödemediğimiz için Japonya demir sevkiyatını durdurdu.

28 Aralık: Ankara'da bir öğrenci otobüsüne açılan ateş sonucu yedi öğrenci yaralandı.

***

BAŞKA Güneş Motel olaylarına ihtiyaç duyulmadan yaşanan, Laik cumhuriyetin temel kuruluş ayarlarına geri dönüldüğü, Atatürk aklı, Atatürk bilgeliği, Atatürk ışığı ile aydınlanan günler umudu ve dileğiyle...

 



Bu yazı 1896 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI