Bugun...

Yalman Özgüner
VATANDAŞ
Tarih: 09-06-2018 08:09:00 Güncelleme: 09-06-2018 08:09:00


Akıl, Ahlak, Vicdan ve Barış

Çok Özledik Onların Ferahlığında Yaşamayı…

*****

 

 

VATANDAŞ Bay Recep Tayyip Erdoğan, ülkeye ve kendisine bir iyilik yapsa da artık çekiliverse…

Temelini çatlattığı devleti yordu…

Kaynaklarını kuruttuğu ülkeyi yordu…

Dindar ve kindar Genç” diye toplumu yordu…

Öylesine yordu ki, toplumun yarısına Tv ekranlarında her an görüntüsünü görmekten, adını, sesini duymaktan, caddelerde meydanlarda her köşede resimleriyle karşılaşmaktan gına geldi.

Kalan bölüm kendisini fetişleştirip, ilahlaştırak, ya da “İstesin anamı, karımı, kızımı vereyim” gibi sapıkça laflar edecek kadar sersemleştiler.

Öylesine sersemleşip kişilik kaybına uğradılar ki Bay Erdoğan’ın damadı “Cumhurbaşkanımız Ay'a kadar 4 şeritli yol yapacağım dese, “vallahi inanırız" diyenler var” diyerek insanlarla adeta alay ediyor.

Daha önce de eski prenslerinden Egemen Bağış da “Bakara makara sallarsın...” diyerek benzerini yapmamış mıydı?

Çağdaş eğitime yatırım yerine İmam Hatip okulları furyasıyla cehalete yatırım yapılıyorsa bunun dışında bir sonuç beklememek zaten abes olur.

Bütün bunlar Bay Erdoğan’ı çok yordu.

Üstelik ülkenin onca konuşulacak sorunu varken diploma tartışmalarıyla zaman heba ediliyor…

Diplomasız olmak kusur değil, suç da değil…

Ancak devleti en yüksek düzeyde temsil etmek için konulan diploma kuralı hele sahtecilik yapılarak çiğneniyorsa işte o zaman katmerli suç işleniyor demektir.

Bir tarihte merhum Bülent Ecevit’e Cumhurbaşkanlığı önerilmişti…

Üniversite tahsilini yarım bırakan, ancak anadili gibi yabancı dil konuşan, yabancı üniversitelerde seminerlere katılıp, konferanslar veren, yüzlerce makale, kitaplar, şiirler yazan o bilge insan, kişiliğine çok yakışacak bu makam önerisini “Benim Üniversite diplomama yok. Cumhurbaşkanı olamam” diyerek geri çevirmişti

Hem de yasayı değiştirme önerilerine rağmen…

Ergun Poyraz’ın “Diplomasız” adlı kitabında gördük:

Biri ötekinin sahteliğini kanıtlayan iki sahte diplomanın fotoğrafı var…

Şehit aileleri arasında 24 Haziran seçimlerinde binlerce belki daha çok sayıda Bay Erdoğan’a oy verecek olanlar vardır mutlaka…

Eğer o şehit aileleri Bay Erdoğan’ın oğluna askerlikten muaf olması için sahte testis kanseri raporu aldığını bilselerdi ne düşünürlerdi acaba?

Yine yazar Ergun Poyraz’ın “Takunyalı Führer” adlı kitabını okuyanlar hatırlayacaklardır:

Bay Recep Tayyip Erdoğan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sırasında hakkında açılmış 12 adet yolsuzluk davalarından birisiyle ilgili olan ve mahkûmiyet kararı çıkması muhtemel bir duruşmaya ishal raporu alarak gitmez.

Mahkeme saati geçer, aynı anda Bay Erdoğan’ın da ishali geçer(!) ve kendisini geleceğin Başbakanlığına hazırlayan Amerikalıların verdiği yemeğe katılır…

Yolsuzluk gibi sahte diploma, sahte rapor yasalara göre suçtur gün gelir hesabı sorulur.

Bu nedenle Bay Recep Tayyip Erdoğan çekilmesi halinde kendisini pek de hayırlı bir akıbet beklemediği düşüncesi ile kolay kolay çekilmez.

Sonuna kadar direnecek, ya da…

Herkes buna hazır olsun...

24 Haziran seçimlerinden kazançlı çıkması halinde ortalık daha da karışacak…

Herkes buna da hazır olsun…

***

ANTİK çağ düşünürü Platon, “Bir eğitim işi olan demokrasi eğitimsiz kitlelerle yürütülmeye kalkışıldığında ortaya oligarşik bir yönetim çıkar. Bu da diktatöre dönüşen demagoglar yaratır” der.

Eğitimsiz kitlelerin kendi diktatörünü kendi yarattığı Türkiye’nin bugün yaşadığı kaos belki bundan daha güzel anlatılamazdı.

Devletin en üst makamındaki kişinin sadece bilgili, eğitimli olması yetmez, sözlerinde sözü özü bir, davranışlarında etik kurallarına saygılı ve Gerekirse papaz kılığına bile girerim” diyerek bukelamunlaşmaya eğilimli olmayan, ilkelerine sadık kendi kendisiyle tutarlı bir kişiliği ve sağlıklı bir ruh yapısına sahip olması gerekir.

Bazı konuşmalarında Ergenekon ve Balyoz operasyonlarında Barzani hakkında, cemaat hakkında yanıldığını söylediğini unutan Bay Erdoğan bir başka konuşmasında ise Siyasi hayatımda ne aldanan oldum, ne aldatan oldum. Bundan sonra da ne aldanan olacağız, ne de aldatan olacağız” der.

Der de siyasi hayatında kendisini kimler aldatmadı ki?

Cemaat, PKK, Angela Merkel, Trump, Obama, Joe Biden Ehud Olmert, Beşar Esad, Kral Selman kendisini aldatan isimlerden sadece bazıları

***

MİTOMANİ, belirtisi sürekli yalan söyleme şeklinde ortaya çıkan bir çeşit ruh hastalığıdır.

Mantık, bir mitomani hastasına devlet yönetiminin teslim edilmesini uygun bulmaz.

Ancak ülkemiz 16 yıldır bir mitomani hastası tarafından yönetiliyor.

Ne acı bir kaderdir ki insanlarımızın yarısı o Mitoman’ı adeta ilahlaştırıyor.

Şu konuşmaları hatırlayıp da ülke adına hayıflanmamak mümkün mü?

--“Dedem Kemal Mutlu Sarıkamış’ta şehit oldu.”

Sarıkamış savaşı 1915’de oldu…

Soyadı yasası 1935’de çıktı…



Bu yazı 617 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI