Bugun...

Cahit ÇATALOĞLU
7 YIL ÖNCE SON SİGARAMDAN SONRA..
Tarih: 08-11-2021 16:19:00 Güncelleme: 08-11-2021 16:19:00


50 yıllık hayat arkadaşımdan, kadim dostumdan, can yoldaşımdan, sırdaşımdan ayrıldım...
Birbirimizi üzmeden, birbirimizi kırmadan, darılmadan, sükunetle ve uhuletle ellerimizi gevşeterek birbirimizden koptuk.
Birbirimizi yıllarca taşıdık.
İyi günde kötü günde hep beraberdik...
Ama ikimiz de çok çok iyi biliyorduk ki, günün birinde makus talihimiz gereğince mutlaka ayrılacaktık...
Ama nasıl?..
Loş odamın içinde, yatakta uzanırken göz kapaklarım yarı kapalı, açık olan diğer yarısı tavanı anlamsız şekilde süzerken kedi gibi sessizce yaklaştı.
Yanağıma sıcak bir buse kondurdu ve geri geri çekilerek odamdan çıkıp dış kapıya yöneldi.
Artık işte o an gelmişti.
Her şey yalan ama bu yalın gerçekti.
Kelimeler kifayetsiz olduğu kadar ilk defa da bu kadar anlamsızdı.
Vedanın hüznü benliğimi sarmalarken gözlerim tamamen kapandı.
Yutkundum. Gırtlağımda bir ağırlık vardı.
Kafamı boş bir paket gibi ona çevirip son bir bakış, son bir enstantane, belleğime son bir flu görüntü almak istedim ama başaramadım, daha doğrusu cesaret edemedim.
50 yıllık hayat arkadaşım sessizce çıktı ve kapıyı usulca kapattı.
*******************
İkimiz için de artık bitmişti.
İkimizde biliyorduk ki yeniden birlikte olamayacaktık...
Bize yakıştığı gibi öfkelenmeden, kırmadan, asil duruş sergileyerek ayrıldık.
Evet.
50 yıllık hayat arkadaşımdan yani sigaramdan bahsediyorum.
Tam yarım asırdır birlikte olduğum, kıvancı, hüznü, heyecanı, macerayı birlikte yaşadığım, dünyayı birlikte elele dolaştığım yoldaşımdan, sadık yarim sigaramdan söz ediyorum.
50 yıl boyunca yasak aşk yaşarcasına birlikte olduğum, ihanet etmediğim ama günü geldiğinde ayrılacağımı bilerek sürdürdüğüm sağlam beraberlik sona erdi.
********************
Sigarayı bıraktım.
Vesayet sona erdi.
Özgürlük başladı.
Orama burama bandaj yapıştırmadım.
Anjiyo çektirmedim.
Alo XXX’i aramadım.
Daha da önemlisi; saçları kırlaşmış, göbeği hafiften balkonlaşmış bir hekimin ukala pozisyonda karşıma dikilip ahkam kesmesine, kendisi de sigara içerken sigaranın zararlarını anlatmaya çalışmasına zemin hazırlamadan bu işi noktaladım.
Adeta beynimde orgazm olarak huzura kavuştum.
Sigarayla sevişen ama onu hep iffetsiz olarak niteleyen zamparalara da kalbi dileklerimle mutlu son’lar temenni ederim.
Bu arada 50 yıllık birlikteliğin ardından, “İfade travestisi” olup, sigarayı aşağılayacak, kötüleyecek değilim.
O’nun hatırasına saygısızlık yapmak istemem.
Dahası benim muhterem arkadaşım.. Zararlı olan sigaranın tüketim şekli ve sayısıdır.
Günde sadece 3 tane tüketebiliyorsan, ömrünün sonuna kadar devam et. Ama biliyoruz ki, günde 3-5 tane hiç kimseyi kesmez. Ciğerlerine günde en az bir paket dolduracaksın ki, tescilli tiryaki olabilesin!.. 2 paket civarı üfleyeceksin ki katranın, nikotinin fazileti tezahür edebilsin!..
Sigara içmek ayıp da değil, günah da...
İçersen ölürsün, kıvranırsın, şeyini şey ettiğimin şeyi olursun gibi dangalakça tariflere de gerek yok.
Sigara kullanmayan bir muhterem Eminönü otobüs duraklarında 10 dakika teneffüs etse, belki 5 paket sigaranın zararını topluca nazik bedenine duhul edecek.
Bırakın şu yalanı, palavrayı, düzmece klişeleri.
İşin doğrusunu söyleyin medeni insanlar gibi.
Kardeşim sigara içen ölecek de, içmeyen kazık mı çakacak şu dünyaya?
Sigara paketlerinin üzerine morgdaki arkadaşı koydun da, tüketim mi azaldı? Gençleri, çocukları sigaradan uzak tutmanın başka yolu, yöntemi olamaz mı?
Doğadan, hayvandan, estetikten, güzellikten yararlanılamaz mı?
**********************
Yeri gelmişken eskilerden söz edelim...
Ben sigara ile tanıştığımda Adnan Menderes bu ülkede Başbakan idi.
Mektebi Sultani’de sigara paketini zulaya koyduğumuzda ise Süleyman Demirel gencecik, taze bir Başbakan idi.
1964 yılında filtreli Samsun sigarası Tekel grubunun en pahalı paketi olarak 1.5 liradan satılırdı.
O yıllarda yabancı sigara olarak mentollü Salem, 5 lira gibi astronomik fiyatla el altından alıcı bulurdu.
Astronomik diyorum zira 35’lik Yeni Rakı şişesi de bakkalda 5 liraya satılırdı.
1964-66 döneminde Pall Mall ve Kent sigaraları 4 liradan el altından satılmaya başlandı.
Hemen ardından vatandaşımız kırmızı uzun paket Marlboro ile tanıştı. Fiyatı, serbest piyasa ekonomisi raconuna göre 5-6 lira arasından işlem görüyordu.
68 kuşağının eli üniversitelerde taş tutmaya başladığında “Go Home” sloganlarına nazire yaparcasına, Türk tütünü değerini kaybediyor, Bafra- Üçüncü- Birinci- İkinci- Bahar- Gelincik- Yenice- Sipahi- Boğaziçi- Yeni Harman- Samsun- Çamlıca- Maltepe sigaralarının yerini Amerikan ve İngiliz sigaraları alıyordu.
Batılı egemen güçler, tröstler, emperyalizmin acımasız kovboyları artık içimize dalmışlardı.
70’li yıllarda Marlboro sigarası 8 lira fiyatla adeta “kapalı gişe” oynuyordu.
Ardından askeri darbe ve Özal yılları.
Günümüze kadar gelen yabancı sigaraların ithali ve serbestçe satılması dönemi.
Sigara ile geçen 50 yılım.. Dile kolay yarım asır. Her dönemi tüttüre tüttüre, üfleye üfleye yaşadım.
Sigara sayesinde Paris’in St.Germain des Pres semtindeki ünlü “Cafe Deux Magots”da, dünya parfüm krallarından Paco Rabanne ile arkadaşlık kurdum.
*************************
Sigara haricinde hiç bir kurutulmuş bitkiye veya preparata ilgi duymadım, merak etmedim.
Sigara kadim dostum olarak hayatıma girdi, ona asla ihanet etmedim, onu aşağılamak isteyenlere kibarca izin vermedim.
Ama şunu da içtenlikle ifade etmeliyim; Şayet sigara kullanmasaydım hiç bir şey kaybetmezdim.
Dahası, sigaraya ödediğim meblağ özel bir sigorta fonunda nemalanıp 50 yıl sonra bana toplu ödeme yapılsaydı herhalde İstanbul’un önemli rezidanslarından birinde 2+1 daire sahibi olurdum.
Duayen bir tiryakinin son sözü; Sigaraya başlamazsanız daha doğru ve sağlıklı bir tercih yapmış olursunuz.
Bugünün notu: Sigarayı bıraktıktan 4 yıl sonra Lefkoşa'da Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp Merkezi'nde kalabalık bir ekibin katıldığı, 17 saat süren açık kalp ameliyatı geçirdim. Kalp kapakçığım değişti ve operasyon sonrasında halen süren rutin kontrol ve tetkiklerde bütün sonuçlar normal seyrediyor.
Hastaneye ambülansla değil özel otomobilimle gittim.
Sanırım sigarayı daha önce bırakmış olmam ambülansla nakledilmemi önledi ve daha sonra yaşam sahasında bana hatırı sayılır bir performans sundu.
Sağlığa ve kaderimin oyununa gözlerimle kadeh kaldırmanın şimdi tam zamanıdır.
Herkese dumansız ve taze mutluluklar dolu günler dilerim.
Cahit Çataloğlu
7 Kasın 2021


Bu yazı 128 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI