Bugun...

Metin SİLLER
AFETLER..
Tarih: 20-08-2021 09:38:00 Güncelleme: 20-08-2021 09:40:00



Doğal afetler dünya coğrafyasında her zaman görülür..
Orman yangınları, sel, toprak kaymaları, Deprem, tsunami, hortum başlıcalarıdır..
Önemli olan afetlere karşı her zaman hazırlıklı ve tedbirli olmaktır..
2021 Ağustos ayı, ülkemizde maalesef yıkım ve felaketler ayı olarak tarihte yerini alacaktır..
Devletler kendi sınırları içinde bu tedbirleri almakla yükümlüdür..
Tedbirleri oluşturmak ve teyakkuz hali durumları hükümetlerin sorumluluğundadır..
Geçtiğimiz günlerde ülkemizin batı bölgelerinde muhtelif yerlerde ormanlarımız yandı..
Bu yangınlar, İtalya, Yunanistan gibi aynı iklim kuşağında bulunduğumuz ülkelerde de oldu..
Türkiye olarak orman yangınları karşısında ne kadar tedbirsiz olduğumuz gerçeğiyle de maalesef yüzleştik..
Ormanlar Tarım Orman bakanlığının tasarrufundadır..
Orman bakanının, bakanlığımız envanterinde yangın söndürme uçağımız yoktur beyanı,
Doğal olarak, yıllarca orman yangınlarında kullandığımız THK uçaklarının nerede olduğu sorusunu gündeme getirdi..
Hangarlarda çürümeye terk edildiği anlaşıldığında, yangınlar 70 noktaya yayılmıştı..
Kamu oyu baskısıyla bazı gerçekler gün yüzüne çıktı..
Gelinen noktada, zararımız çok büyük..
Can kayıplarımızın yanında, yanan yerleşim yerleri, hayvanlar, doğal hayatın güzelliği canlılarıyla birlikte yok oldu..
Tazmini ve tamiri ne yazık ki, ülkemize yıllara mal olacaktır..
Yangınlardan çıkan en net sonuç,
Ülkeyi yönetenlerin tedbirlerinin olmadığı ve havanda su döven laflarla süreci geçiştirmeye çalışmalarıdır..
Yukarıda da belirttiğim gibi, devlet hükümet eliyle her türlü tedbiri önceden alır..
Yunanistan’da çıkan yangından sonra, ülkenin Genel Kurmay Başkanı, başarısızlığını kabul ederek istifa etti..
Bizde ülkenin batısı yandı, batı Karadeniz sellere teslim oldu, onlarca insanımız hayatını kaybetti, sorumluluk üstlenen olmadığı gibi istifa ve görevden alma da yok..
Tek bildikleri, yardım kampanyası başlatarak, Millete İban vermek..
Halbuki vatandaşın ibanı alınarak devlet yardımı yapılmalıdır..
Almanya’daki sel baskınları sonrası, 190 kişi hayatını kaybetmiş, Alman Başbakanı Angela Markel,
Felaketin tamiri için 30 Milyar Euro bütçe ayırdıklarını açıklamıştır..
Evet, Almanya bizi kıskanıyor!
xxxxxxxx
İkinci felaketimiz sel baskınlarıdır..
Sellerde zarar gören yerleşim yerlerine bakıldığında, yapılaşmanın dere yataklarına yapıldığı görüldü..
Yerleşim yerlerindeki imar ve inşaat ruhsatlandırılmaları, yerel yönetimlerin yani Belediyelerin yetkisindedir..
Son yirmi yılın imar planlarının ve inşaat izin belgelerinin acilen gözden geçirilmeli ve sorumlular hakkında gerekli işlem yapılmalıdır.
Bundan sonraki yapılaşmalarda, bu kriterler aranmalıdır..
Doğanın bu yapılaşmaya izin vermediği ve vermeyeceği anlaşılmıştır..
xxxxxxxxxxxxx
Üçüncü felaketimiz depremdir..
Depremler insan öldürmez, binalar öldürür..
Jeologlar, deprem bilim insanları, profesörler koro halinde yıllardır haykırıyor..
Depremlere önlem alalım diye..
Bilime kulak verilmelidir..
Tüm Türkiye’de olduğu gibi, İstanbul’da kentsel dönüşüme tam kapasite derhal başlanmalıdır..
Başta Büyük Şehir Belediyeleri olmak üzere, tüm ilçe belediyeleri, siyasi düşünce ve tavırları bir kenara bırakarak, insanlarımızın hayatlarını kurtaracak önlemleri almalıdır..
İktidarların görevi, felaket gelmeden tedbirlerini oluşturmaktır..
Ülke bizim..
Ben, sen, biz, siz yok kardeşim..
Xxxxxx
“SAHİPSİZ VATANIN BATMASI HAKTIR.. SEN SAHİP OLURSAN BU VATAN BATMAYACAKTIR”
Cennet mekan Mehmet Akif Ersoy un bu sözleri günümüzde gerçeğe dönüşmüştür..
Leş kargaları tarafından üstüne üşüşülen Afganistan, maalesef batmıştır..
Afgan halkı ülkesine yapılan Taliban darbesinden sonra canını kurtarmak için, buldukları her türlü araçla, hatta uçağın kanadına tekerleğine tutunarak ölümüne ülkelerini terk etmeye başladılar.
O coğrafyada insanlık dramı yaşanmaktadır..
Halbuki İran, Afganistan sınırındadır..
Bu göç hareketi, kerameti kendin menkul bir şekilde, 2900 KM mesafede bulunan Ülkemize yapılmaktadır..
Bu düşündürücüdür.
Talibanın Afganistan yönetimine el koyduktan sonra ve öncesinde
Iran sınırından yüz binlerce Afganistanlı yurdumuza giriş yapıyor..
Hangi siyasetin neresinde olursak olalım,
Bu işe dur denmelidir..
Tee Afganistan’dan gelenler gün gelecek,
Suriyeli göçmenlerde de görüldüğü gibi,
Vatandaşlarımızın huzurunu bozacak, insanlarımızın canına kast edecek,
Ülkemizin demogratif yapısını değiştirecektir..
Ankara Altındağ’da gösteri yapıp, dükkanları yağmalayıp, vatandaşlarımızı katleden bu ne idüğü belli olmayan tiplerin,
Türkiye’nin başka illerinde de aynı işleri yapmayacaklarının garantisi yoktur..
El birliğiyle bu saçmalığa son verilmeli..
Disiplin altına alınmalıdır..
Türkiye’nin bu göçü kaldırabilecek Ekonomisi varmıdır bilinmez....
Bunu insani olarak değerlendirmek de gaflettir..
xxxxxxxxx
Siyasi sebepleri ve çıkarları ne olursa olsun,
Türk Milletinin bilmediği hiçbir dış politika,
Aziz Milletimizden olur almaz..
Şayet varsa, yapılan anlaşmaların ne olduğunu bilmek,
Milletimizin hakkı ve haklı talebidir.
Mesela, ABD Başkanıyla Nato zirvesinde baş başa ne konuşuldu, hangi kararlar alındı?
Nato toplantısı sonunda Tek bilinen şey,
ABD nin Afganistan’dan çekileceği, Kabil Hava alanının Türkiye tarafından korunacağı…
Gelinen noktada, ortada korunacak veya kime karşı korunacağı belli olmayan Kabil Hava alanı koruma projesi de suya düşmüştür.
Kabil Taliban kontrolüne geçmiştir..
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin,
Hem iktidar hem de muhalefet partileri açısından,
Geliştirilmiş Parlamenter sisteme dönüş yapması en akılcı yoldur..
Anayasaya sadakat her yöneticinin sorumluluğudur..
Tencere kaynamıyor, ülke acılar içinde..
sandık tek çözümdür..
Millet artık yeter diyor..
(Ülkemizde meydana gelen orman yangınlarında ve sel felaketlerinde hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza yüce rabbimden rahmet diliyorum..
Tüm Milletimizin başı sağ olsun)....
 



Bu yazı 302 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI