Bugun...

Metin SİLLER
HIFSI-SIHHA
Tarih: 01-12-2020 14:29:00 Güncelleme: 01-12-2020 14:31:00



8 Eylül 1881 tarihinde İstanbul’un Fatih ilçesinde, Çırçır Mahallesi’nde dünyaya geldi.
Mahalle mektebinin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi’ne (1892) ardından İstanbul Kuleli Askeri İdadisi’ne (1896) girdi.
Askeri Tıbbiyeyi Doktor Yüzbaşı olarak 22 Ekim 1905 günü bitirdi.,
Üç yıl Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nde Embriyoloji ve Histoloji bölümlerinde çalıştı.
1910 yılında yurt dışına gitti.
Almanya’da Berlin askeri tıp akademisinde Brandenburg, Danzig, Spandou ve Scharite’te eğitim gördü.
Balkan Savaşı’nın çıkacağı belli olunca apar topar vatana yardımım olur düşüncesiyle İstanbul’a döndü (1912).
Balkan savaşı patladı, Osmanlı savaşa girmişti..
Savaş cephelerinden olan Antalya’da ve Çatalca cephesinde Kolera hastalığını önleyici çalışmalar yaptı.
1914’te sahra genel sağlık müfettiş muavinliğine atandı..
Salgın hastalıklar yurtta ve orduda hızla yayılıyordu..
Ölümler önlenemiyordu..
Bakteriyoloji enstitüsünü kurdu..
Tifo, dizanteri, veba ve kolera aşılarının, tetanos ve dizanteri serumlarının burada üretilmesini ve I. Dünya Savaşı boyunca ordu ihtiyacının karşılanmasını sağladı.
Salgın hastalıklar cephelere yayılmıştı..
Hasankale cephesine koştu ve burada hizmetini sürdürdü.
Tifüse karşı hazırladığı aşı tıp literatürüne geçti ve I. Dünya Savaşı’nda Alman ordusunda ve Kurtuluş Savaşı’nda kullanıldı.
Savaş ve salgın hastalıklar tüm hızıyla devam ediyordu..
Vatan işgal altındaydı..
1919’da  9. Kolordu sağlık müfettişi muavinliği görevi ile Mustafa Kemal’in yanında Samsun’a gitti..
Erzurum’da Mustafa Kemal’in karargâhı Osmanlı hükümetince dağıtılınca,
Hükümet onu Erzurum askeri hastanesi bulaşıcı hastalıklar servisi şefliğine atadı.
Fakat bu görevi kabul etmeyerek ordudan istifa ettiı.
Vatana daha iyi hizmet etmek amacıyla Mustafa Kemal Atatürkün yanında kalmayı tercih etti ve Erzurum, Sivas kongrelerinin çalışmalarında bulundu...
1920’de Doğubeyazit milletvekili seçildi ve Milli Savunma Vekaletine bağlı Sıhhiye Dairesi Başkanı oldu...
İkinci dönemde İstanbul milletvekili oldu..
Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı yapıldı.
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk sağlık bakanı oldu.,
14 yıllık bakanlık görevinde sağlık hizmetlerinin temellerini attı.
1924’de Ankara’da ve daha sonra Erzurum, Diyarbakır, Sivas ve diğer birçok ilde memleket hastaneleri, doğum ve çocuk bakımevleri açtı.
Ayrıca bu konuda eleman yetiştirilmesine önem vererek sağlık kursları, tıp öğrenci yurtları, 1928’de Hıfzısıhha Enstitüsünü ve Mektebini, İstanbul ve Ankara’da verem savaş dispanserlerini kurdu.
Hıfsı-Sıhha Enstütüsü bir çok salgın hastalıklar alanlarında aşılar geliştirdi..
Bu aşılar sağlıklı bir neslin yetişmesine ve salgın hastalıklardan korunmasına yardımcı oldu..
Çinde patlak veren bir salgın nedeniyle Çine milyonlarca Ücretsiz aşı gönderdi..
İşte Hıfsısıhha Enstütüsü buydu..
Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk kendisine Saydam soyadını verdi.
Evet bu şahsiyet  İbrahim Refik Saydam’dı..
1931- 1938 yıllarında zaman zaman eğitim ve Maliye Bakanlıklarına vekaleten bakan Refik Saydam,
Atatürk’ün ölümünden sonra içişleri bakanlığı, CHP genel sekreterliği ve 15 yıl Kızılay Başkanlığı yaptı.
1939-1942 yılları arasında başbakan oldu,
8 Temmuz 1942’de İstanbul’un besin sorununun düzenlenmesi için yaptığı inceleme gezisinden sonra, Pera Palas Oteli’ndeki mütevazi odasında hayatını kaybetti.
Mezarı Cebeci Asri Mezarlığı’ndadır.
Refik Saydam Hıfsısıhha Enstütüsü 3 Kasım 2011 yılında Resmi Gazetede yayınlanan 663 sayılı kararname ile kapatıldı..
Günümüzde Corona ile mücadele ediyoruz ve aşımız yok..
İbrahim Refik Saydam hocanın kemikleri sızlıyordur herhalde..


Bu yazı 5907 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI