Bugun...

Metin SİLLER
REFAHİYE’DE BİR BAŞKATİP…
Tarih: 01-04-2021 10:50:00 Güncelleme: 01-04-2021 15:47:00



Memlekette Noter ve İcra memuru yoktu..
O, Hem noter hemde icra memuruydu..
Aynı zamanda asıl görevi mahkeme başkatibiydi..
Memurluğa, Refahiye'nin en eski ahşap hükümet konağında başlamıştı..
İlk Okul mezunuydu..
O zamanda İlk Okul Mezunu olmak kolay iş değildi..
Eğer bitirebilirsen, şak diye devlet memuru yapıyorlardı..
Okumuş adam çok az olduğundan, sınav mınav usulendi..
Daktiloyla çalışırlardı..
İngiliz A klavye daktilolar vardı, iki parmakla yazarlardı..
Her yazı duruma göre iki, üç veya dört nüsha yazılırdı..
Kağıtların arasına arka sayfaya geçsin diye karbon kağıdı konurdu..
Seçim zamanlarında seçim kurulunda görev alır, hakime yardımcı olurdu..
Seçim memurlarını seçim bölgelerine gönderirken, önce mühürlü pusulalarını, mühürleri,
Kalem, kırmızı mum vs malzemeleri mühürlü torbayla reslim eder,
Seçin bitince de,teslim alır, sayımını yapar, tutanakları imzalar,
Torbaların iplerini kırmızı mum ile mühürler arşive kaldırırdı..
Çok çalışkan adamdı..
Kimileri ona başkatip der, kimileri de baş efendi diye hitap ederdi..
Göreve 1956 yılında başlamış,
45 sene 8 ay çalışmıştı..
Refahiye'nin ilk mektebi olan Taş mektep mezunuydu..
Devlet bürokrasisinin kullanacağı bilumum kırtasiye ve demirbaş malzemeler onun elinden dağıtılırdı..
Verilen her malzemeye zabıt tutar,
Kullanıldıktan sonra arta kalan koçanlarını yine tutanakla teslim alırdı..
Adliyenin alt katında bir arşiv kurmuştu..
Yeni eski tüm malzemeler orada bulunurdu..
Bir nevi DMO nin Refahiye şubesiydi..
Beşi kız biri erkek altı çocuk babasıydı..
Çocuklarını okuttu..
Çoğunu öğretmen yaptı..
Diğerlerini de öğretmenlerle evlendirdi..
Devlete sıkı sıkıya bağlı örnek bir memurdu..
Görevini hiç aksatmadı..
Yaklaşık 46 senelik memuriyet hayatında hiç izin kullanmadı..
Cumartesi, Pazar günlerinde bile çalıştı..
Sadece bir apandisit ameliyatı dolayısıyla görevinden 10 gün uzak kaldı..
Kazada herkesin yardımına koşandı..
Bu günün tabiriyle 7/24 kapısı halka açıktı..
Hastası olan, borcu olan müşkül durumda kalan herkes ona koşardı..
Sevecendi ama ciddi adamdı..
Devlet terbiyesini her zaman yaşamından üstün tutandı.
Neticede emeklilik zamanını yaş haddinden mecburi olarak doldurduğundan emekli oldu..
Yanına Cumhuriyet savcısını alarak kendi kurduğu arşive indirdi.
Savcı gördüğü manzara karşısında adeta nutku tutuldu, hayretler içinde kalmıştı..
Göreve başladığı 1956 yılından itibaren, devlet dairelerine kullanılmak üzere dağıttığı ve kullanıldıktan sonra iade aldığı geriye kalan koçanlarını, zarflar içinde tarihleri yazılı olarak, hangi memurun kullandığına kadar bilgiler ihtiva eder şekilde arşivlendiği görünce şok oldu..
Bir devlette ancak bu ciddiyette görev yapılabilirdi..
Savcı çok duygulanmış ve devir teslim tutanağını gözleri yaşararak imzalamıştı..
Ankara'ya yazı yazdı..
Bu örnek devlet memurunun hem taltifini, hemde belgeselinin yapılmasını talep etti.
Ankara kayıtsız kalamazdı..
TRT ekibini gönderdi, örnek devlet memurunun çalışma ciddiyetini ve arşivinin çekimlerini yaptı..
Evet bu memur Rahmetli Mevlüt Tekin’den başkası değildi.
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bu en örnek memurunu rahmet ve saygıyla anıyorum..
O, Bey-tül Mala el uzatanlar örnek alır mı bilinmez ama,
Biz iftihar ediyoruz..
Nur içinde yat..
Mevlüt Tekin amca…

 



Bu yazı 1839 defa okunmuştur.

YORUMLAR



YAZARIN DİĞER YAZILARI